12. Hukuk Dairesi 2012/1512 E. , 2012/14289 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi vekilinin ihalenin feshi talebi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetçinin ihalenin feshini isteyebilecek kişilerden olmadığı ve ayrıca ihalenin feshini gerektirir bulguda olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK.nun 134/2. maddesinde; “ihalenin feshini Borçlar Kanunu"nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek sureti ile ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşulu ile icra mahkemesinde şikayet yoluyla ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler” hükmüne yer verilmiştir.
İİK.nun 134.maddesinde ihalenin feshi nedenleri teker teker belirtilerek gösterilmemiştir. Sadece, BK.nun 226.maddesinde yazılı nedenler de dahil olmak üzere, satış ilanının tebliğ edilmemiş olması, satılan malın esaslı niteliklerindeki hata ve ihaledeki fesat nedenleriyle ihalenin bozulabileceğine değinilmiştir.
İhalenin bozulma nedenleri gerek doktrinde gerekse Yargıtay uygulamasında;
1-İhaleye fesat karıştırılmış olması
2-Artırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı işlemler
3-İhalenin yapılması sırasındaki hatalı işlemler
4-Alıcının taşınmazın önemli nitelikleri hakkında hataya düşürülmüş olması şeklinde sıralanmıştır.
Bir mahkeme kararının gerekçesi, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir, Tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay"ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta ki bir gerekçe bölümünün bulunması zorunludur. Bütün mahkemelerin ve her türlü kararların gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa"nın 141/3 . maddesi ve onu koşut bir düzenleme içeren 6100 Sayılı HMK"nun 27 ve 297. maddeleri işte bu amacık gerçekleştirmeye yöneliktir.
Öte yandan, bazen bir mahkeme kararının, başka bir dava yönünden kesin hüküm veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi konularda yapılacak hukuksal değerlendirmelerin sağlıklı olabilmesi de, o kararın yukarıda açıklanan nitelikte bir gerekçeyi içermesiyle mümkündür. (Hukuk Genel Kurulu"nun 18.10.2006 Tarih ve 2006/11620 esas, 2006/659 karar sayılı kararı)
Somut olayda, ihalenin feshini isteyen şikayetçi Aslı Köleoğlu satışa konu edilen ipotek yükümlüsü taşınmazın maliki olup, İİK"nun 134/2. maddesinde sayılan ve ihalenin feshini isteyebilecek kişilerdendir. Bu nedenle mahkemece, şikayetçinin iddiaları ile resen dikkate alınacak hususlar yönünden fesih sebeplerinin tek tek irdelenerek yukarıda belirtilen anayasal ve yasal düzenlemeler uyarınca gerekçesiyle birlikte bir karar verilmesi gerekir. Bu nedenle istemin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi isabetsizdir.
Öte yandan, şikayetçinin dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesi ile şikayet reddedildiği halde diğer yandan da ihalenin feshini gerektirir bulgu olmadığının belirtilerek işin esasına girilmesinin çelişki oluşturduğu, işin esasına girilmesi durumunda ise şikayetin reddi halinde ise şikayetçi aleyhine İİK"nun 134/2. maddesi uyarınca para cezasına hükmedilmesi gerekmektedir.
Belirtilen bu gerekçeler doğrultusunda ihalenin feshine dair istemin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 30/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.