10. Hukuk Dairesi 2017/4202 E. , 2019/8654 K.
"İçtihat Metni"Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Dava,Kurum işleminin iptali, aylığından yapılan kesintilerin yasal faiziyle tahsili ve Kurum’a borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
...Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Dava, 01.04.2009-31.05.2010 tarihleri arası dönemde 5510 sayılı Yasanın 4/I-b maddesi kapsamındaki sigortalılığı nedeniyle aylıklarının kesilmesi işleminin iptaliyle; bu döneme ilişkin yersiz aylık ödemesi ve sağlık yardımlarından kaynaklanan borcunun bulunmadığının tespitini istemiştir.
II-CEVAP
Davalı SGK, 01.04.2009-31.05.2010 tarihleri arası döneme ilişki aylık ödemesi ve sağlık yardımlarının borç kaydedilmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığını; 3201 sayılı Yasanın 6. maddesinde, 19.06.2010 tarih, 5997 sayılı Yasanın 15. maddesi ile yapılan değişiklik öncesinde, Türkiye"de sigortalı olarak çalışmaya başlayanların aylıklarının kesilmesi gereği öngörüldüğü gibi, bu konumdaki sigortalıların sosyal güvenlik destek primine tabi çalışma olanağının da bulunmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davanın kısmen kabulü ile, davacının; davalı Kurum işleminin kısmen iptali ile; davalı Kurumun 17.2.2016 tarihli, 14876488 sayılı borç bildirim belgesinde belirtildiği üzere, 5510 sayılı Yasanın 96/a maddesi uyarınca 6687,60.-TL yersiz aylık ödemesi ve 16.2.2016 tarihi itibariyle hesaplanan 6092,28.-TL işlemiş faizi olmak üzere, toplam 12779,88.-TL borçlu bulunduğu anlaşıldığından bu konuda talebin reddine, 6385 sayılı Yasanın 12.maddesi ile 5510 sayılı Yasaya eklenen Geçici 45.madde uyarınca; 1978,97.-TL sağlık gideri, 16.2.2016 tarihi itibariyle hesaplanan 1122,81.-TL işlemiş faizi olmak üzere, toplam 3101,78.-TL borcunun bulunmadığının tespitine, dair karar vermiştir.
B-BAM KARARI
...9. İş Mahkemesi"nin, 15.12.2016 tarihli, 2016/247 E, 2016/524 K. sayılı kararına yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, davacının sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalıştığı Kurum kayıtlarında sabit olduğu halde, bu döneme ilişkin aylığın geri istenmesinin Medeni Kanun"un 2. maddesindeki iyi niyet ve hakkaniyet kurallarına aykırı olduğu; 23.08.2009 tarihinden itibaren sosyal güvenlik destek primi kesildiği ve aslolanın durumun Kurum tarafından bilinmesi olduğu; konuya ilişkin Yargıtay içtihatları ışığında davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle;
Davalı SGK Başkanlığı vekili, Kurum tarafından gerçekleştirilen işlem usul ve yasaya uygun bulunduğu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davacıya, yurt dışında gerçekleşen çalışmalarından dolayı 3201 sayılı Yasaya göre borçlanılan süreler gözetilerek, 01.02.2009 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı; davacının, Türkiye’de vergiye dayalı çalışmasının(01.04.2009-31.05.2010 tarih aralığında), yaşlılık aylığı aldığı dönemde sosyal güvenlik primi ödeyerek devam ettiği; davalı Kurum’un, 3201 sayılı Yasanın 6. maddesinin B bendi gereği, yurt dışında geçen çalışmalardan borçlanılan süreler de gözetilerek yaşlılık aylığı bağlananların, yeniden yurt dışında veya Türkiye’de çalışması durumunda, aylıklarının kesileceği, bu durumdakilerin, sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışamayacakları gerekçesi ile, yaşlılık aylığını keserek, ödenen aylıklar nedeni ile aylık ve sağlık giderleri yönünden borç çıkardığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 3201 sayılı Yasanın 6. maddesinin “B” bendinde “Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan … Türkiye"de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primi hakkındaki hükümleri, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmaz düzenlemesine yer verilmiştir. Her ne kadar, anılan yasada 19.06.2010 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5997 sayılı Yasanın 15. maddesi ile yapılan değişiklikle, 3201 sayılı Yasadan yararlanmak suretiyle aylık bağlananların, Türkiye’de sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışabileceği belirtilmiş ise de; yürürlük tarihi ve her yasanın kendi yürürlük döneminde uygulanması gerektiği gözetildiğinde, anılan değişikliğin davalı lehine uygulama olanağı bulunmamaktadır. Ancak, davalı, uyuşmazlık konusu dönemde, sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmış olup; Kurum’un, yaşlılık aylığı alan davacının çalıştığını bildiği ve sosyal güvenlik destek primi ödendiği halde, anılan Yasal düzenlemeye dayanarak yaşlılık aylığını iptal ederek, ödenen aylıkları borç çıkarması ve tahsilini talep etmesi, Medeni Kanunun 2. maddesinde belirtilen iyiniyet ve hakkaniyete aykırıdır.
O hâlde, davacı ve davalı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ilk derece mahkemesinin hükmü bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2019 gününde oy birliği ile karar verildi.