10. Hukuk Dairesi 2019/922 E. , 2019/8537 K.
"İçtihat Metni"Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Dava, yersiz ödendiği tespit edilen ölüm aylıklarının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile kesildiği tarihten itibaren yeniden ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun HMK 353/1-b maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı, davalı Kurumun babasının ölümünden dolayı tarafına bağlanan ölüm aylığını eşinden muvazaalı boşanmış olması nedeniyle kestiği ve yersiz ödeme yapıldığı iddiası ile tarafına ödenen 3.841,62 TL"nin iadesini istediğini, eşinden muvazaalı boşanmadığını, babasının ölüm tarihinde bilinen ağır bir hastalığı dahi olmadığını belirterek babasının vefatından dolayı almakta olduğu ölüm aylığının kesilmesi işleminin iptali ile kesildiği tarihten itibaren yeniden ölüm aylığı bağlanmasına, birikmiş aylıkların tarafına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı vekili; açılan davayı kabul etmediklerini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, “...tüm tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının boşandığı halde eski eşi ile yaşadığı sabittir. Her ne kadar davacı babası vefat etmeden önce boşandığını, yine babasının ölümünün ani gerçekleştiğini, önceden gelen bir hastalığı da olmadığını beyan etmiş ise de (ki babasının davacı boşandıktan sonra öldüğü sabittir.) 5510 sayılı yasanın 56,/son maddesi "" Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. "" hükmüne amir olup, tarafların ne amaçla boşandıklarının ve ne amaçla birlikte yaşadıklarının somut olayda önemi yoktur. Tespiti gereken husus eylemli olarak birlikte yaşamadır. Açıklanan tüm bu nedenlerle davanın reddine... " şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı istinaf başvuru dilekçesinde; eşinden muvazaalı olarak boşanmadığını, boşandığında babasının sağ ve sağlıklı olduğunu, kurum yetkilisinin bilgisine başvurduğu kişilerin gerçek beyanlarının değil kurum lehine olan beyanları yazdığını, tanık ifadelerinin saptırıldığını, bütün resmi kurumlardan alınan tüm yazıların lehine olduğunu, eşinden hileli olarak boşanmadığını, babası öldükten sonra annesinin "bu para senin de hakkın başvurunu yap hissene düşen parayı al" şeklindeki beyanı üzerine maaş için başvurduğunu, bu nedenle kesilen aylıkların yeniden bağlanmasını ve yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
B-BAM KARARI
... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince, "Dosyadaki yazılara, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle mahkemece re"sen delillerin toplandığı, tanıkların dinlendiği, birlikte yaşama konusunda zabıta araştırmasının yapıldığı, bir kısım tanıklar borçları olduğu için boşandıkları şeklindeki beyanlarının birlikte yaşama olgusunun ispatlanması karşısında sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu...” gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Kararının bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
IV-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56. maddesinin ikinci fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96. madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır.
Yine 5510 sayılı Kanunun, Kurumun denetleme ve kontrol yetkisi başlığını taşıyan 59. maddesinde, "Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin işlemlerin denetimi, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eliyle yürütülür. Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Mahkemece, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Davaya konu somut olayda; davacının 10.09.2012 tarihinde boşandığı, davacıya, hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla 506 sayılı Kanun kapsamında bağlanan ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca kesildiği, 22.01.2013 - 21.12.2015 dönemi için borç tahakkuk ettirildiği, 21.01.2016 tarihli kurum denetmen raporunda ihbar üzerine araştırma yapıldığı anlaşılmakta olup Mahkemece, davacının boşandıktan sonra kayıtlı olduğu son adresi olan “Madenli Beldesi Habiboğlu Mahallesi Habiboğlu Küme evleri Çayeli-Rize” adresinde eşlerin dava konusu dönemde birlikte yaşayıp yaşamadıklarına dair emniyet araştırması yapılmadığı, yine boşanan eşlerin dava konusu dönemde medula sisteminde kayıtlı adreslerinin araştırılmadığı,yine davacının ikamet adresi çevresinden re"sen tespit edilerek tanık dinlenmek suretiyle davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı sürenin olup olmadığı varsa hangi tarihler arasında olduğu, toplanan tüm delillerin sonucuna göre şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konulması ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının HMK"nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.