
Esas No: 2018/2671
Karar No: 2019/8519
Karar Tarihi: 13.11.2019
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2018/2671 Esas 2019/8519 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Dava, yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı, Karabük İş Mahkemesinde davacı tarafından davalı kurum aleyhine açılan 2014/436 esas sayılı dosyada verilen 2015/146 karar sayılı kararda, davacının sigorta giriş tarihinin 10/07/1984 tarihi olduğuna karar verildiğini, verilen kararın Yargıtay incelemesinde geçerek kesinleştiğini, ardından davacının davalı kuruma 10/10/2014 tarihli dilekçe ile yaşlılık ayılığı tahsis talebinde bulunduğunu, davalı kurumca davacının o dönem mağdur edildiğini, ardından davacı tarafından davalı kuruma mağduriyetinin giderilmes için 25/02/2016 tarihli dilekçe ile başvurulduğunu, ancak davalı kurumca davacının talebinin 01/03/2016 tarihli yazı ile reddedildiğini, kurum işleminin hatalı olduğunu ifade ederek davacıya 10/10/2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsisi ile birikmiş aylıkların davacıya ödenmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davacının çalıştığı işten ayrılması koşulunu gerçekleştirmediğini, davacıya bu nedenle yaşlılık aylığı tahsis edilmediğini ifade ederek haksız olarak açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“Davanın reddine, ” dair hüküm kurulmuştur..
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulü ile KABULÜ"NE,
2-Karabük İş Mahkemesi"nin 13.07.2017 tarih ve 2016/112 esas ve 2017/125 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, yerine
3-Davanın KABULÜ ile davacıya 10.10.2014 tarihli tahsis talebine istinaden 01.11.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ile birikmiş aylıkların hak ettiği tarihten itibaren yasal faiziyle davacıya ödenmesi gerektiğinin TESPİTİNE, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı vekili, yeterli inceleme yapılmadan ve dava sübut bulmadan karar verildiğini belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Dava, davacıya tahsis talep tarihi olduğu iddia edilen 10.10.2014 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanması ve bu tarihten itibaren birikmiş aylıkların yasal faizi ile ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamında davacının 10.10.2014 tarihinde sunduğunu belirttiği dilekçe; 989 13 30 sicil numaralı davacı ... tarafından davalı Kuruma verilen 10.10.2014 tarihli dilekçenin dosyaya celbedilmiştir. Belirtilen dilekçenin tahsis talep dilekçesi ya da emeklilik şartlarını sorgulamaya ilişkin bir dilekçe olup olmadığı anlaşılamadığından tahsis talep dilekçesi olup olmadığının araştırılmış ve kurumun 17/05/2017 tarihli yazı cevabında, davacının 10/10/2014 tarihli dilekçesinin hizmetlerinin birleştirilmesi ve emekliliğe hak kazanma koşullarının tespiti talebi olduğu ve emeklilik tahsis talebi niteliği taşımadığı bildirilmiştir. Gelen yazı cevabında davacının 10.10.2014 tarihli dilekçesinin tahsis talep dilekçesi olmadığı anlaşılmış olduğundan; dava tarihi olan 05.03.2016 tarihini takip eden aybaşı olan 01.04.2016 tarihinden itibaren davacıya aylık tahsis edilmesi gerektiğinden, davacının ilk talep tarihi olan 10/10/2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almak hak kazandığının tespiti talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince ise; davacının 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalılık başlangıcı 09.10.1984 olduğu, 4759 sayılı Yasa ile değişik 506 sayılı Yasa"nın geçici 81.maddesi gereği 23.05.2002 tarihinde sigortalılık süresi 17 yıl 7 ay 14 gündür. Geçici 81.maddenin B/e bendi gereği tahsis için gereken şartlar 25 yıl sigortalılık süresi 48 yaş ve 5225 gündür. 10.10.2014 tarihi itibariyle davacı; 48 yaş şartını ve 25 yıldan fazla sigortalılık süresi ile 5225 gün şartını sağladığı, bu nedenle 10.10.2014 tarihinde Kuruma başvurduğu, ne var ki; kurum tarafından verilen matbu formun hizmetlerinin birleştirilmesi ve emekliliğe hak kazanıp kazanmadığının belirlenmesine ilişkin olduğu, Kuruma başvuru tarihi gözetildiğinde ve sigortalı lehine yorum ilkesi uyarınca; aylık bağlama şartlarını taşıdığı düşüncesinde olan sigortalının iradesinin tahsis talebinde bulunma yönünde olduğunun kabulü gerektiği, 10.10.2014 tarihli dilekçenin tahsis talep dilekçesi niteliğinde olduğu kabul edilmiş, sigorta hizmet cetveline göre 2016/şubat ayına kadar 4/1-a kapsamında sigorta hizmet bildirimi bulunduğu görülüyorsa da, bu hizmetlerin SGDP tabi olarak çalışma niteliğinde kabulü ile kurum tarafından SGDP tahakkuk ettirilmesinin mümkün bulunmasına göre, 506 sayılı Yasanın geçici 81/B-e bendine göre tahsis koşulları oluştuğundan, 10.10.2014 tarihli tahsis talebine istinaden 01.11.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle, Davanın kabulü ile davacıya 10.10.2014 tarihli tahsis talebine istinaden 01.11.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ile birikmiş aylıkların hak ettiği tarihten itibaren yasal faiziyle davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine dair hüküm kurulmuştur.
Eldeki davada davacının 10/10/2014 tarihli dilekçesinin hizmetlerinin birleştirilmesi ve emekliliğe hak kazanma koşullarının tespiti talebi olduğu ve fakat emeklilik tahsis talebi niteliği taşımadığının anlaşılması karşısında, davanın da 15.03.2016 tarihinde açıldığı gözetilerek, davacının 25.02.2016 tarihli başvurusuna istinaden aylık başlangıç tarihinin takip eden ay başı olan 01.03.2016 tarihi olması gerektiğinin anlaşılması karşısında, davacıya 01.03.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince davacıya 01.11.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2. maddesi gereğince verilen karar, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılması ile, Karabük İş Mahkemesinin 13.07.2017 tarihli hükmünün tamamen silinerek, yerine, 1-“Davanın kısmen kabulü ile davacıya 25.02.2016 tarihli tahsis talebine istinaden 01.03.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ile birikmiş aylıkların hak ettiği tarihten itibaren yasal faiziyle davacıya ödenmesi gerektiğinin TESPİTİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2- Karar tarihi itibarı ile 2,20 TL daha harcın davacıdan alınarak hazineye verilmesine,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 1.980 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 1.980 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konunda karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6- Taraflarca yatırılan avanstan kalanın karar kesinleştikten sonra ilgililere iadesine,” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi ile kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.