10. Hukuk Dairesi 2017/5954 E. , 2019/8518 K.
"İçtihat Metni"Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Dava, sosyal güvenlik destek primi tahakkukuna dair davalı Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile 26.12.2000 tarihinden sonraki dönemler için tahakkuk ettirilen 2471,01 TL (faizi ile birlikte) haksız kesintinin iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı mirasçıları vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı, 20.5.1997 - 26.12.2000 tarihleri arasında ... Vergi Dairesinde kendi adına bağımsız ticari faaliyette bulunduğunu, ticari faaliyetine 26.12.2000 tarihinde son verdiğini, davacının 2000 yılından sonra ticari faaliyeti olmamasına rağmen sosyal güvenlik destek primi (SGDP) kesintisi yapıldığını, kurumun bu yöndeki işleminin yasal destekten yoksun olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; 26.12.2000 tarihinden sonraki dönemler için davacının emekli maaşından yasal dayanaktan yoksun olarak yapılan 2471,01 TL (faizi ile birlikte) haksız sosyal güvenlik destekleme primi kesintinin işleyecek faizi ile birlikte davalı kurumdan iadesi ile tazmin ve tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; vergi kaydı devam edenlerden, vergi kaydı bulunmamakla birlikte Kanunla Kurulu Meslek kuruluşlarında, Esnaf ve Sanatkarlar sicilinde kaydı devam edip yaşlılık aylığı alan sigortalıların yaşlılık aylıklarından mülga 1479 sayılı Kanunun Ek 20. ve 5510 sayılı Kanunun Geçici 14. maddeleri gereğince sosyal güvenlik destek primi kesildiğini, kurumlarınca yapılan işlemlerin usul ve yasalara uygun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“...Davacının 28.10.1967-26.10.2000 tarihleri arasında ticari faaliyeti nedeni ile gelir vergisi mükellefiyet kaydı,... Ticaret ve Sanayi Odasında üyelik kaydı 1.12.1967-14.11.2011 tarihleri arasında devam etmekte olup,davanın yasal dayanağı 1479 sayılı yasanın Ek 20. madde olup, anılan madde," Bu Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlananlardan, 24 üncü maddenin (1) numaralı bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerden, sosyal yardım zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından,aylığın bağlandığı veya tekrar çalışmaya başladığı tarihi takip eden aybaşından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil %10 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir. Birinci fıkra hükmüne göre aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesilmesi gerekenlerden, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce aylık bağlananlar Kanunun yayımını, daha sonra tekrar çalışmaya başlayanlar ise çalışmaya başladıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren üç ay içinde Kuruma yazılı bildirimde bulunmak zorundadırlar. Bu süre içinde Kuruma yazılı bildirimde bulunmayanlardan sosyal güvenlik destek primi, gecikmeli bildirimde bulunulan ve Kurumca tespit edilen tarihe kadar 53 üncü maddeye göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir.Birikmiş sosyal güvenlik destek primi ve gecikme zamlarının ödenmemesi halinde aylıklardan yapılacak kesintiler aylık tutarın %25 ini geçemez."Hükmünü getirmiştir.Davacının gelir vergisinin ve Oda kaydının varlığı kendi namına ve hesabına bağımsız ticari faaliyette bulunduğunun yasal karinesi olup bu karinenin aksinin kanıtlanması her zaman mümkünüdür. Davacının gelir vergisi kaydı 26.10.2000 tarihine kadar devam etmiş olup, ... Ticaret odasında üyelik kaydı 14.11.2011 tarihine kadar üyelik kaydı devam etmektedir.Anlatımlarına başvurulan tanıklar davacının 2000 yılında işyerini kapattığını beyan etmişlerdir.Benzer bir davada yüksek Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 12.11.2007 tarih ve 2007/4227 E. ve 2007/20232 sayılı kararında, "Davacının kendi adına ve hesabına çalışmasının yasal karinesi olan meslek kuruluşu ve sicil kayıtlarının 1479 sayılı Kanunun ek 20.maddesinin yürürlük tarihi olan 01.10.1999 tarihinden sonraki dönemde devam ettiğine göre kayıtların gerçeği yansıtıp, yansıtmadığının araştırılması gerekirken soyut terziler odası yazısı ile tanık beyanlarına göre karar verilmesinin uygun bulunmadığı" denilmekte olup, toplanan delillerden davacının 28/10/1967-26/12/2000 tarihleri arasında ... Vergi dairesine kaydının devam ettiği, 01/12/1967 - 14/11/2011 tarihleri arasında ... Ticaret Odasında kaydının devam ettiği anlaşıldığından 01/09/1997 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı alan davacıdan sosyal güvenlik destek primi kesilmesine ilişkin Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine...” karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı mirasçıları vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2000 yılından itibaren kesilen primleri, müvekkilinin o tarihten sonra kendisine ait bir işyeri olmadığı, gerçekte fiili bir çalışmasının olmadığının tanık ifadeleri, zabıta araştırmaları, vergi dairesi ve oda kayıtları ve neticeten bilirkişi raporu ile ispat edilmiş olmasına rağmen mahkemece toplanan delillerin aksine karar verilmesinin yasaya uygun olmadığını, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından süre tutum dilekçesi verildiği, gerekçeli istinaf dilekçesi verilmediği, süre tutum dilekçesinde istinaf sebep ve gerekçelerini belirtmediği, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı bulunduğunu beyan ettiği görülmüştür.
B-BAM KARARI
“...Öncelikle davacının yada borçtan sorumluluğu sözkonusu olabilecek kimselerin 7020 Sayılı Kanun uyarınca yapılandırmadan faydalanma isteğinde bulup bulunmadığı ve ne şekilde işlem yapıldığı kurumdan sorulmuş verilen cevabi yazıda herhangi bir başvurunun bulunmadığı bildirilmiş olup, davacının sosyal güvenlik destek primi kesilmesi gereken ilişkisinin kayden devam etmesi karşısında kurum işleminin ve bağlı olarak davanın reddine ilişkin mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddine ...” kararı verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, istinaf sebeplerinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davacı, 01.09.1997 tarihinden itibaren Bağ-Kur yaşlılık aylığı almakta iken, Kurum tarafından davacının vergi kaydının 16.12.2000"de kapanmış olsa da, davacının konfeksiyon işine dayalı ... Ticaret ve Sanayi odasında 01.12.1967 - 14.11.2011 tarihleri arasında üyelik kaydı olduğu ve bu nedenle 26.12.200 - 01.10.2008 arası sosyal güvenlik destek primi kesilmesinde herhangi bir yanlışlık bulunmadığını bildirdiği anlaşılmaktadır.
Davacı, 2000 yılı sonrası kendi adına bağımız bir ticari faaliyetinin olmadığını beyan etmiştir.
Davanın yasal dayanağı, 1479 sayılı Yasanın Ek Madde 20 olup, anılan madde," Bu Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlananlardan, 24 üncü maddenin (1) numaralı bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerden, sosyal yardım zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından,aylığın bağlandığı veya tekrar çalışmaya başladığı tarihi takip eden aybaşından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil %10 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir. Birinci fıkra hükmüne göre aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesilmesi gerekenlerden, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce aylık bağlananlar Kanunun yayımını ,daha sonra tekrar çalışmaya başlayanlar ise çalışmaya başladıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren üç ay içinde Kuruma yazılı bildirimde bulunmak zorundadırlar. Bu süre içinde Kuruma yazılı bildirimde bulunmayanlardan sosyal güvenlik destek primi, gecikmeli bildirimde bulunulan ve Kurumca tespit edilen tarihe kadar 53 üncü maddeye göre hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. Birikmiş sosyal güvenlik destek primi ve gecikme zamlarının ödenmemesi halinde aylıklardan yapılacak kesintiler aylık tutarın %25 ini geçemez." hükmünü getirmiştir. 25.08.1999 tarih 4447 sayılı Yasanın 38. maddesi ile 1479 sayılı Yasaya getirilen Ek madde 20 ile yaşlılık aylığı alırken çalışmaya başlayanların 01.10.1999 tarihinden itibaren, sosyal güvenlik destek primi ödemeleri gerektiği düzenlenmiştir.
6663 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik 5510 sayılı Yasanın 30. maddesi ile de yaşlılık aylığı alırken 4/1-b kapsamında çalışanlardan sosyal güvenlik destek prim uygulaması 01.03.2016 tarihi itibariyle sonlandırılmıştır.
Öte yandan, 18.5.2018 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu"nun 4"üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan, 2018 yılı Mart ayı ve önceki aylara ilişkin sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacakları, kanun kapsamına alınmıştır.
İlgili yasanın 10. maddesinin 5. fıkrası “ 5510 sayılı Kanun"un 4"üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte çalışması nedeniyle ilgili mevzuatına göre sosyal güvenlik destek primi ödemesi gereken sigortalıların bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan sosyal güvenlik destek primi borçları ve bu borca bağlı gecikme cezası, gecikme zammı gibi fer’i alacaklar terkin edilir.” hükmüne amirdir.
Mahkemece faaliyet araştırması yapılmaksızın eksik inceleme sonucu karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, dava konusu 26.12.2000 - 01.10.2008 tarihleri arası dönem yönünden, 1479 sayılı Kanunun 26. maddesinde düzenlenen, “sosyal güvenliğin vazgeçilmez ve kaçınılamaz” kamusal yapısı gereği yöntemince ve re’sen araştırma yapılarak, öncelikle davacının, kendi nam ve hesabına çalışıp çalışmadığının tespiti için, davacıya maddi delilleri olup olmadığı sorularak, varsa bunları mahkemeye sunmak üzere davacıya önel verilmeli, davacının iş yeri adresi dikkate alınarak, ilgili Belediye"den ruhsat vb kayıtları getirtilmeli, yine faaliyet durumu ilgili meslek kuruluşlarından sorulmalı, abonelik durumu ilgili merciilerden araştırılıp belirlenmeli, iş yerine komşu kişiler belirlenip tanık sıfatıyla dinlenmeli ; odadaki kaydın gerçek bir çalışmaya ilişkin olup olmadığı; hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya konularak, davacının kendi adına bağımsız faaliyetinin 26.12.2000 - 01.10.2008 arası devam edip etmediği dava konusu dönem olan 2000 - 2008 arası faaliyet araştırması yöntemince yapılmalı ve elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı mirasçıları vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı mirasçılarına iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.