10. Hukuk Dairesi 2017/2927 E. , 2019/8505 K.
"İçtihat Metni"Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Dava, yol yardımlarının prime esas kazanç niteliğinde olup olmadığı ve bu kazançlar üzerinden yapılan kesintilerin iadesinin gerekip gerekmediğinin tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine dair karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili; yol yardımlarının prime esas kazanca dâhil olmaması gerektiğinden bahisle Kurumca haksız olarak tahsil edilen primlerin yasal faizi ile tahsilini istemiştir..
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili, 6552 zamanaşımı, yetkisizlik, derdestlik, kesin hüküm, görevsizlik ve her türlü ilk itirazda bulunarak davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca 6552 sayılı Kanun gereği davacının, dava açmadan önce kuruma yazılı başvuruda bulunmasının dava şartı olduğunu belirterek, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
"Davanın kısmen kabulü ile; 216.106,16 TL"nin primlerin kuruma yatırıldığı ayı takip eden aybaşından itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 4.867,04 TL"lik istemin reddine" şeklinde karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“…Davanın, davacı tarafından, 01/01/2008-01/10/2008 tarihleri arasında nakten ödendiği anlaşılan yol yardımlarının tahakkuk dönemleri itibariyle yürürlükte bulunan ve davanın da yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 77. maddesinin birinci fırkasında, prim hesabında göz önünde tutulacak kazançlar belirtilirken, ikinci fırkrada "ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kaza tazminatları, aynı yardımlar ile çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarı yıllar itibariyle belirlenecek yemek, çocuk ve aile zanlarının, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının belirlenmesinde dikkate alınmayacağı, bunların dışında her ne ad altına ödeme yapılırsa yapısın tüm ödemelerin prime tabi tutulacağı" belirtilmiş olup, anılan dönemde yapılan "yol yardımı" ödemelerinin prime esas kazanca dahil edilemeyeceğinden 506 sayılı Yasanın yürürlükte olduğu 30/09/2008 tarihine kadar davacı işyerlerinden prime esas kazanca dahil edilen yol yardımı nedeni ile fazla ödemesinin ödemeyi takip eden ay başından itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine yönelik mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı. …” gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili, kuruma başvuru yapılmadığını, zamanaşımının geçtiğini, kurum işleminin yerinde olduğunu, aksi durumun suiistimallere neden olacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davacıya ait talebin 01.01.2008-31.10.2008 tarihleri arasına yönelmesi ve Ocak 2008-Eylül 2008 tarihleri arasındaki primlerin ödeme tarihlerinin mahkemece dikkate alınması karşısında, davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu"nun 4958 sayılı Kanun"un 36. maddesi ile değişik 77. maddesi olup, anılan maddede; “Sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödeyecekleri primlerin hesabında:
a)Sigortalıların o ay için hakettikleri ücretlerin,
b)Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin,
c)İdare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.
Şu kadar ki, ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, aynî yardımlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde nazara alınmaz. Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur…” denilmektedir. “Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur” bölümü 4958 sayılı Kanun ile anılan maddenin ikinci fıkrasına son cümle olarak eklenmiştir.
Görüldüğü gibi, anılan madde hükmünde hangi kazançların prim hesabına esas alınamayacağı sayma yöntemiyle belirlenmiş olup, Türk hukukunda egemen olan kurala göre, ayrık hükümler genişletici değil, daraltıcı yoruma tabidirler ve anılan kural, 23.05.1960 tarihli 11/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulanmıştır.
Bu kararda sigortalılara ödenen yol ve yemek paralarının ayni yardım niteliğinde bulunduğu sonucuna varılmış ve prime esas kazancın belirlenmesinde dikkate alınamayacağı görüşü benimsenmiştir. Bunun dışında Yargıtay uygulamasında bazı kararlarda, teknik personele ödenen şantiye ve arazi zammını, hasta sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği, toplu iş sözleşmesi gereğince sigortalıya ödenen araç ücreti, çiğden verilen erzak, elbise dikiş ücreti, yakacak ve yakıt parası ve toplu iş sözleşmesi gereğince sigortalıya ödenen yemek parası aynî yardım niteliğinde görülmüştür. Anılan nitelikte ödemelerde, ödeme yapılan süreye ilişkin herhangi bir ayrım yapılmamıştır.
Uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere ücret, görülen bir işin karşılığında çalışana işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve nakden ödenen meblağdır. Bu duruma göre işverence ödenen yol ve yemek yardımı parasını, görülen bir işin karşılığı değil, 506 sayılı Kanun"un 77/2. maddesinde sayılan istisnalar kapsamında ücrete dâhil edilmeyecek ödemeler arasında yer alan" ayni yardım" olarak tanımlamak ve yol, yemek yardımı yerine bedelinin verilmiş olması nedeniyle bu yardımların niteliğini değiştirmemek gerekir.
Somut olay bakımından ise, mahkemece yol yardımlarının sigorta primine esas kazanç matrahına dâhil edilmemesi gerektiğine dair yaklaşım isabetli ise de, yol yardımlarının yapılıp yapılmadığı ile Kuruma fazladan ödenen prim miktarının yöntemince belirlenmesi gereklidir. Bu kapsamda, mahkemece, davacı şirketin dosya arasına sunduğu ve Kurumca doğrulanıp doğrulanmadığı anlaşılmayan bordro icmallerinde yer alan tutarlar esas alınarak kurumdan sorulmaksızın hesap yapılmak suretiyle ödendiği belirtilen yol yardımı başlığı altındaki tutarlar dikkate alınmış olup, dosya arasındaki belgelerden davalı kurumdan gelen ve yol yardımlarının sigorta primine esas kazanç içerisinde değerlendirildiğine dair herhangi bir bordro veya belge bulunmaması karşısında, Mahkemece, öncelikle davalı kuruma verildiği esnada bordrolarda hak edilen ücret dışında ayrıca belirtilen yol yardımlarına dair yardımların varlığı araştırıldıktan sonra, dava konusu dönem içinde, ödenen sigorta primi ve işsizlik sigortası prim tutarları, ait oldukları dönemler ve ödeme tarihleri üzerinden, konusunda uzman bilirkişi marifetiyle, çalışan her bir sigortalı bazında ödenen yol yardımı tutarları tespit edilmeli ve iadesi gereken tutarın kurum verileri ve ihale makamından alınabilecek belgeler ile doğrulandıktan sonra usulünce belirlenmesi gerekirken, davacı şirketin dava dilekçesine eklediği teyit edilmemiş belgeler üzerinden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının, HMK"nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine ve kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.