12. Ceza Dairesi 2019/3832 E. , 2019/9697 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Taksirle ölüme neden olma suçundan sanık ..."in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 455/1 ve 455/son maddeleri gereğince 3 ay hapis ve 55 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/12/2009 tarihli ve 2009/1135 esas, 2009/1146 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 455/1, 455/son ve 59. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis ve 870 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Mahkemenin 15/05/2014 tarihli ve 2014/126 esas, 2014/381 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, suç tarihi 04/07/2004 olup, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 01/02/2010 tarihinde kesinleştiği, 5271 sayılı Kanun"un 231/8-son cümlesi gereğince, 01/02/2010 ile ikinci suçun işlendiği 11/05/2012 tarihi arasında dava zamanaşımı süresinin duracağı ve ikinci suçun işlendiği 11/05/2012 tarihinde yeniden işlemeye başlayacağı nazara alındığında, sanığın lehine olan 765 sayılı Kanun"un 102/4 ve 104/2. madde ve bentleri gereğince olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 7 yıl 6 ay olması dikkate alındığında, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına ilişkin İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesince kararın verildiği 15/05/2014 tarihi itibariyle bu sürenin geçtiği gözetilmeden, dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçeleriyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 03/04/2019 gün ve 94660652-105-35-2246-2019-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve talep edilmekle;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinin 04/07/2004 olduğu ve yargılama konusu suçun 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 5 yıl asli ve 7 yıl 6 aylık eklemeli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, sanık hakkında verilen 16.12.2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 01.02.2010 tarihinde kesinleşmesi ile 5 yıllık denetim süresinin başladığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/8. maddesinin son cümlesi gereği dava zamanaşımının durduğu, ancak sanığın denetim süresi içinde 11/05/2012 tarihinde yeni kasıtlı suç işlediği ve bu suça ilişkin mahkumiyet hükümlerinin de kesinleşmiş olmasına nazaran önceki hükmün açıklanmasının gerekeceği, buna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile duran dava zamanaşımının denetim süresinde işlenen yeni suç tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayacağı cihetle, sanık hakkındaki dava zamanaşımının durma ve yeniden başlama süreleri dikkate alındığında, sanık hakkında hükmün açıklanmasına karar verildiği 15/05/2014 itibari ile dava zamanaşımı süresi dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden,
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, İzmir 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 15/05/2014 tarihli ve 2014/126 - 2014/381 sayılı kararının, CMK"nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMK"nın 309/4-d maddeleri gereğince bozma nedenine göre uygulama yapılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2. ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.