20. Ceza Dairesi 2017/2378 E. , 2017/6686 K.
"İçtihat Metni"Mahkeme :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet (Denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkında, açıklanması geri bırakılan 10 ay hapis cezasına ilişkin hükmün CMK"nın 231/11. maddesi uyarınca açıklanmasına,)
Dosya İncelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1)Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 18.11.2014 tarih, 2013/830 esas ve 2014/502 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Anayasamızın 141 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 34, 230 ve 232. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının karşıoy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunlu olup, hüküm; başlık, sorun, gerekçe ve sonuç (hüküm) bölümlerinden oluşmalıdır. "gerekçe" kısmında mevcut deliller tartışılıp değerlendirildikten sonra, hükme esas alınan ve reddedilen deliller belirlenmeli, delillerle sonuç arasındaki bağ üzerinde durularak, niçin bu sonuca ulaşıldığı anlatılmak suretiyle hukuki nitelendirmeye yer verilmeli ve sonuç bölümünde açıklanan uygulamaların dayanaklarına değinilmeli, "sonuç (hüküm)" kısmında ise CMK’nun 230 ve 232. maddeleri uyarınca aynı kanunun 223. maddesine göre verilen kararın ne olduğu, TCK’nun 61. ve 62. maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre uygulanan kanun maddeleri ve hükmolunan ceza miktarı tereddüte yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmelidir.
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık hakkında İzmir 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 03/05/2012 tarih, 2010/2297 esas ve 2012/1422 karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK"nun 191/1, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına mahkumiyetine ve 5271 sayılı CMK"nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, deneme süresi içerisinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle dosyayı ele alarak yeniden esasa kaydeden yerel mahkemece;
"Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonucunda CMK’nun 231/8 maddesi gereğince verilen denetim süresi içerisinde sanığın kasıtlı suç işlemesi sebebiyle CMK’nun 231/11 maddesi gereğince hükmün açıklanmasına, TCK"nun 191/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" karar verildiği görülmektedir.
CMK"nun 231/11. maddesine göre hükmün açıklanmasına yönelik kararda; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası"nın 141/3, CMK"nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiilin belirtilmesi ve bu fiilin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle bir hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz olarak hüküm kurulması,
2-)Kabule göre de;
A)Suç tarihinde yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK"nun 191. maddesi ile hüküm tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun"la değişik TCK"nun 191. maddesi hükümlerinin ayrı ayrı değerlendirilip uygulama ve karşılaştırma yapılması, sonucuna göre lehe Kanunun tespit edilerek sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, belirtilen nitelikte karşılaştırma yapılmadan hüküm kurulması,
B)Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun"un 68. maddesi ile değiştirilen TCK"nun 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK"nun 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”
Karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
C-28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, TCK"nun 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde yer alan, "kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, hakkında kamu davası açılır." hükmü gereğince, kendisine önceden bildirildiği halde, 05/04/2010 tarihli denetim görevlisi görüşmesine katılmayan sanığa, ... Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünün 20/06/2010 tarihinde tebliğ olunan uyarı davetnamesi ile 10 gün içerisinde adı geçen müdürlüğe gelmesi konusunda ihtarda bulunulduğu; ancak sanığın yasal sürede müracaat etmemesi üzerine, sanığa tekrar yeni bir süre verilerek başvuru yapması konusunda ihtarat gönderilmediğinin anlaşılması karşısında; sanığın ilk ihtarata uymamasının, kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi,
D-Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK"nun 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 30/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.