23. Hukuk Dairesi 2014/5891 E. , 2015/3794 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, takip borçlusundan gerçek bir alacağı bulunmadığı ve aralarındaki ilişki muvazaalı olduğu halde, düzenlenen sıra cetvelinde satış bedelinin davalıya ödenmesine karar verildiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptali ile sıra cetvelinde davalıya ayrılan payın müvekkiline tahsisini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin takip borçlusu şirketten buğday bedeli alacağı bulunduğunu, buna ilişkin fiş düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının alacağının kesinleşen icra dosyası ile sabit olduğundan bahisle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi"nin 21.10.2010 tarih ve 7214 E., 11747 K. sayılı ilamıyla, muvazaaya dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, her zaman düzenlenmesi mümkün olan hububat fişi başlıklı belgenin ve icra dosyasının kesinleşmesinin alacağın varlığının kanıtı olamayacağı, bu durumda, davalıdan takip konusu alacağı doğrulayan delilleri sorulup ibraz edilen deliller değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının alacağının gerçek bir alacak olduğunu usulüne uygun deliller ile ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile sıra cetvelinin iptaline, davalının hissesine isabet eden paranın davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Sıra cetveline yönelik şikayetlerde İcra Mahkemesi, önüne gelen şikayetleri sonuçlandırmak ve icra müdürüne bu yönde talimat vermekle görevli olup, düzenlenecek yeni sıra cetvelinde sıra cetvelinin hangi ilkelere göre düzenleneceğini belirtmesi, diğer anlatımla alacaklıların ne miktar için hangi sıralarda yer alması gerektiğini saptaması, hukuka uygun olmayan kısımları göstermesi, bu çerçevede işlem yapılması için icra müdürüne talimat vermesi (İİK"nın m.17/I) gerektiğinden, iptal nedenlerinin gerekçede belirtilmesi ve hüküm fıkrasında sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekir.
Haciz yolu ile takiplerde düzenlenen sıra cetveline itiraz davalarında ise, kıyasen uygulanması gereken İİK"nın 235/3. maddesi uyarınca sıra cetvelinin iptaline değil, davalıya ayrılan payın, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere öncelikle davacıya ödenmesine, artan kısım bulunması halinde, davalıya bırakılmasına karar verilmesi gerekir. Sıra cetveline itiraz davaları sonunda verilen hüküm, sadece davanın tarafları bakımından sonuç doğurur ve verilen kabul kararı ile durumun tespiti ile yetinilmeyip, eda hükmü kurulmalıdır.
Mahkemece, sıra cetveline alacağın esas ve miktarına yönelik olan muvazaa iddiası ile itirazda bulunulduğu kabul edilerek, hüküm kurulduğuna göre, davalıya ayrılan payın, yargılama giderleri ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere öncelikle davacıya ödenmesine, artan kısım bulunması halinde davalıya bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, davalıya ayrılan paranın yargılama giderleri ve vekalet ücreti dahil edilmeden davacıya ödenmesine karar verilmesi hatalı olmuş ise de, karar davacı tarafça temyiz edilmediğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle " sıra cetvelinin iptaline" ibaresinin de sıra cetvelinin değil, davalıya ayrılan payın iptali ile payın davacıya tahsisine anlamında kullanılmasına ve bu şekilde anlaşılacağının tabiî bulunmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.