
Esas No: 2015/15939
Karar No: 2017/3488
Karar Tarihi: 19.04.2017
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/15939 Esas 2017/3488 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili dava konusu 207 ada 25 parsel sayılı taşınmazın evvelinde Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yer ve çalılık taşlık durumunda olduğunu belirterek tespitin iptali ve ... adına tescilini talep etmiştir.
... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde 01/07/2013 tarihinde 3402 sayılı Kanunun Geçici Ek 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında 207 ada 25 nolu parsel 438,01 m² yüzölçümüyle ve tarla vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, ... ili, ... ilçesi, ... Mah, Harmancık mevkii, 207 ada 25 sayılı parselin 15/12/2014 tarihli raporu doğrultusunda tespitinin iptali ile taşınmazın ... vasfıyla ... adına tespit ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1956 yılında tapulama çalışmaları yapılmış taşınmaz tespit dışı kalmış, 06/09/1991 tarihinde ... kadastro çalışması kesinleşmiş ve yörede 3402 sayılı Kanunla değişik 5304 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro çalışması 20/11/2013 tarihinde askıya çıkarılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi raporuna göre, ... sayılan yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı nazara alınarak hüküm kurulduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve alınan temyiz harcının istek halinde iadesine
19/04/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.