11. Hukuk Dairesi 2016/1915 E. , 2017/1002 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/06/2015 tarih ve 2013/265-2015/618 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde 200648836 sayılı Emtia Nakli (Direkt Kati) Sigorta Poliçesi bulunan ... firmasına ait un değirmeni makine ve ekipmanlarının ... Nakliyat tarafından ... - ... plakalı araçlar ile 03/04/2012 tarihinde nakliyesi esnasında hasara uğradığını, müvekkilinin ... firmasına 5.836,60 Euro tazminat bedeli ödediğini, ... Nakliyat firmasının ... Sigorta A.Ş.’de 9173/18595928-3 sayılı CMR poliçesinin mevcut olduğunu, müvekkilinin ödediği tazminat oranında sigortalısının haklarına halef olduğunu, 28/05/2012 tarihli eksper raporunda, sevk edilen 45 adet un değirmeni makineleri ve aksesuarının kargosundan 8 ünitenin hasara uğramış olduğunu, makinenin ağır hasar gördüğünü, döküş bunkerinin deformasyona uğradığının tespit edildiğini, taşıyıcının CMR Konvansiyonu gereğince meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu iddia ederek, 13.324,95 TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, ekspertiz raporuna göre taşınan emtianın palete gerektiği gibi sabitlenmemesi sebebiyle hasarlandığını, taşınan emtia gönderen tarafından gerektiği gibi araç içine sabitlenseydi zararın meydana gelmeyeceğini, ayrıca usulüne uygun bir hasar ihbarının bulunmadığını, CMR belgesi üzerine hasar şerhinin düşülmediğini, bunun emtianın sağlam şekilde ulaştığına karine teşkil ettiğini, bu nedenle içeriğinin kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla alacak miktarına itiraz ettiklerini, davacının sigortalısına yaptığı ödemenin poliçe teminatı kapsamında olduğunu ve ödenen tazminatın kadri marufunda olduğunu ispat etmesi gerektiğini, ödeme tarihinden itibaren talep edilen faiz talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın zamanaşımı ve esastan reddini talep etmiştir.
Mahkemece, dosyaya sunulan hasar dosyası içerisinde bulunan ibraname başlıklı belgede ... isimli firmanın bahsi geçen hasardan dolayı mesul olanlar aleyhine dava haklarını kayıtsız ve şartsız olarak davacı ....’ne devir ve temlik ettiklerine ilişkin bir ifade mevcut ise de belgede herhangi bir kaşe/imzanın mevcut olmadığı, belgenin kaşe ve/veya imzalı asıl veya tasdikli suretinin sunulmasının uygun olacağı, aksi takdirde ex gratia niteliğindeki ödemenin TTK 1472 md çerçevesindeki kanuni halefiyete engel teşkil etmesi nedeniyle, davacının aktif husumet ehliyetinin mevcut olmayacağı kanaatine varılarak davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan HMK"nın 114 ve 115. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ... Nakliyat Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat davasına ilişkindir.
Mahkemece 12/11/2014 tarihli ara kararıyla temlik beyanını taşıyan ibranamenin imzalı/kaşeli aslının ibrazı için davacıya 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı belgenin aslına şirket birimleri arasında yapılan yazışmalarla ulaşılacağı, belge aslının Rusça olduğu ve çeviri gerektirdiği gerekçesiyle sürenin makul olmadığını savunmuş, temyiz dilekçesi ekinde de temlik beyanını taşıyan ibranamenin imzalı aslı ve onaylı çevirisini ibraz etmiştir. Belgenin getirilmesi için verilen süre makul olmayıp temlik beyanını taşıyan belgenin daha sonra ibraz edildiği anlaşılmakla davanın esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken davanın reddedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.