13. Hukuk Dairesi 2014/34403 E. , 2015/943 K.
"İçtihat Metni".... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 19.12.2012 tarih ve 316-503 sayılı hükmün Dairenin 14.5.2014 tarih ve 1836-15501 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davacı şirketin mali müşaviri olan davalının şirket ortaklarının adreslerini bildiği halde usulüne uygun bildirimde bulunmaksızın, makul süre vermeksizin üstelikte defter ve belgeleri elinde tutarak beyanname vermekten kaçındığını, bu nedenle ödenmek zorunda kalınan 17.940,00-TL cezanın tahsili için davalı aleyhine başlatılan İcra Müdürlüğü"nün 2011/3683 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin 17.940,00-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz miktarının uygulanmasına, asıl alacağın %40"ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, hüküm, Dairemizin 14.05.2014 tarih, 2014/1836 Esas, 2014/15501 Karar sayılı ilamı ile onanmış, davalı bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre HUMK"nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan ve aşağıdaki bendin dışında kalan davalının sair karar düzeltme isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı, mali müşavir olan davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, vergi beyannamelerini
vermediğini ileri sürerek bu nedenle ödenen cezanın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptalini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalının yükümlülüklerini yerine getirmediği, işin mahiyeti gereği kendisinden beklenen dikkat ve özen borcunu ve sadakat yükümlülüğünü yerine getirmediği ve şirket ortaklarına bildirimde bulunmadan ve odalara da yapması gereken başvuruları yapmadan defter ve belgeleri elinde tutup beyanname vermeyerek davacı şirketi zarara uğrattığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı, davacı tarafından takibe konulan miktar içerisinde vergi asıllarının da bulunduğunu ileri sürerek bilirkişi raporuna itiraz etmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki vergi asıllarını ödeme yükümlülüğü davacı şirkete aittir. Beyannamelerin verilmemesi nedeni ile tahakkuk ettirilen cezalardan ise davalı sorumludur. Bilirkişi raporunda bu konuda bir açıklık bulunmamaktadır. Hal böyle olunca bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, icra takibine konu miktar içerisinde vergi asıllarının da bulunup bulunmadığının ve davalının kusuru nedeniyle tahakkuk ettirilen ceza miktarlarının taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine açık olacak şekilde tespiti için bilirkişiden ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Kararın bu gerekçe ile bozulması gerekirken zühulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmış olmakla, davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 19.03.2014 tarih, 2013/28202 Esas, 2014/8058 Karar sayılı “onama” ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair karar düzeltme isteğinin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 14.05.2014 tarih, 2014/1836 Esas, 2014/15501 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün ikinci bentte açıklanan gerekçe nedeniyle BOZULMASINA, peşin alınan 358,80 TL harcın istek halinde iadesine, 22.1.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.