Abaküs Yazılım
18. Ceza Dairesi
Esas No: 2015/44611
Karar No: 2018/1004
Karar Tarihi: 05.02.2018

Yaralama - konut dokunulmazlığını ihlal etme - Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/44611 Esas 2018/1004 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Asliye Ceza Mahkemesi'nin verdiği bir kararın temyiz edildiği bu davada, sanıkların yaralama suçlarından kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara itiraz yolunun açık olduğu, yaralama suçlarına ilişkin kararlarda verilen cezaların nitelik ve niceliğine göre temyiz edilemez olduğu ve sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin reddedildiği belirtilmiştir. Konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararı da reddedilmiş, yaralama suçlarından beraat eden sanıkların temyiz istekleri kabul edilmemiştir. Kararda, TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğu hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalktığı belirtilmiştir. Kanun maddeleri: 5320 sayılı Kanunun 8/1, 1412 sayılı CMUK'nın 317. ve 322. maddeleri, TCK'nın 53/1-b maddesi.
18. Ceza Dairesi         2015/44611 E.  ,  2018/1004 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SUÇLAR : Yaralama, konut dokunulmazlığını ihlal etme
    HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

    KARAR

    Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süreleri ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
    A- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında yaralama suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyizlerde;
    Sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı yalnızca itiraz yolu açık olup, yapılan başvuruların bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
    Anlaşıldığından, katılan ... ve katılan ..."nin tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
    B- Sanık ... hakkında yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizlerde;
    Yaralama suçlarına ilişkin kararlarda öngörülen cezaların nitelik ve niceliklerine göre, verildikleri tarih itibariyle hükümlerin temyiz edilemez oldukları anlaşıldığından, tebliğnameye uygun olarak, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK"nın 317. maddeleri uyarınca, katılan ... ve ..."nin temyiz isteklerinin REDDİNE,
    C- Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında yaralama suçlarından kurulan beraat hükümlerinin temyizinde;
    Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
    Suça sürüklenen çocuğun tüm aşamalarda istikrarlı bir şekilde katılan ..."yi darp etmediğini savunması, katılan ..."nin mevcut adli raporundaki yaralanmayı karşılar başkaca sanıkların mahkumiyet hükümleri almaları, dosya kapsamında ifadeleri alınan tarafsız tanıkların suça sürüklenen çocuğun katılan ..."ye yönelik yaralama suçunu işlediğine dair görgü ve bilgilerinin olmayışı karşısında; suça sürüklenen çocuk yönünden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
    Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik, katılan ..."nin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
    D- Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyizinde;
    Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
    Sanığa yükletilen konut dokunulmazlığını ihlal etme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
    Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
    Cezanın Kanuni bağlamda uygulandığı,
    Anlaşıldığından, katılan ... ve katılan ..."nin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
    E- Sanık ... hakkında yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizinde ise;
    Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
    Dosya kapsamında ifadeleri alınan tarafsız tanıkların ifadelerinden özetle, taraflar arasında kavgaya ulaşan tartışmayı sanık ..."ın başlattığına yönelik beyanlar karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
    Sanığa yükletilen yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
    Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
    Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
    Ancak,
    TCK"nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun, uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık ..."nin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılıklar, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararların açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK"nın 322. maddesi uyarınca, “TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın” kararlardan çıkarılmak suretiyle HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05/02/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi