Abaküs Yazılım
7. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/237
Karar No: 2022/2679
Karar Tarihi: 11.04.2022

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/237 Esas 2022/2679 Karar Sayılı İlamı

7. Hukuk Dairesi         2022/237 E.  ,  2022/2679 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 08/04/2009 gününde verilen dilekçe ile vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkis talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/10/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

    K A R A R
    Dava, vasiyetnamenin iptali terditli olarak tenkis isteğine ilişkindir.
    Davacılar vekili, 30.10.2008 tarihinde ölen mirasbırakan ...’in Nizip 1. Noterliğinin 09.01.2001 tarih ve 409 yevmiye sayılı .... Noterliği 02.04.2004 tarih ve 2204 yevmiye numaralı vasiyetnameleri ile ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... parsel, 5 ve 6 nolu bağımsız bölümler, ... Köyü, 102 ada 291 parsel sayılı taşınmaz ile ... Köyü, 108 ada 183 parsel sayılı taşınmazı davalı ...’e vasiyet ettiğini, her iki vasiyetnamenin de Nizip Sulh Hukuk Mahkemesi 2008/701 Esas sayılı dosyada açılıp okunduğunu, ikinci vasiyetnamenin ilk vasiyetnameyi hükümsüz hale getirdiğini, nitekim 2. vasiyetnamede vasiyet edilen 108 ada 103 parselin de mirasbırakan tarafından satılması nedeniyle bu kısmın da hükümsüz hale geldiğini, vasiyetnamelerin akit tarihinde mirasbırakanın temyiz kudretinin bulunmadığından bahisle öncelikle vasiyetnamelerin iptalini olmadığı takdirde tenkisini dava etmiştir.
    Davalı vekili, dava konusu vasiyetnamelerin Nizip Devlet Hastanesinden alınan raporla düzenlendiğini, birbirini tamamladığını ve mirasbırakanın iradesini tam olarak ortaya koyduğunu, vasiyetnamelerin iptalini gerektirecek bir sebep olmadığını, mirasbırakanın ikinci evliliğini yaptıktan sonra bir kısım taşınmazlarını satarak çocukları arasında paylaştırdığını, davacıların, mirasbırakanın sağlığında paylarını almaları nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, vasiyetnamelerin iptali talebinin reddine, tenkis talebinin kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
    Mirasçılık ve mirasın geçişi mirasbırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir (4722 s. Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 17). Mirasbırakan 01.01.2002 tarihinden önce ölmüşse 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin, 01.01.2002 tarihinden sonra ölmüşse 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanması gerekir.
    Tenkis (indirim) davası, miras bırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası kazandırmaların (bağış) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai) davalardandır. Tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşul; mirasbırakanın ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olmasıdır. Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik) dışı terekenin tümü ile bilinmesiyle mümkündür. Tereke mirasbırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu malvarlığı kıymetleri ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Mirasbırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin 743 sayılı Kanun uygulanacaksa bir aylık 4721 sayılı Kanun uygulanacaksa üç aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tesbit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tespiti gerekir. (TMK m.565) Miras bırakanın TMK'nin 564. maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır. Tasarruf oranı aşılmış ise tasarrufun niteliğine göre icap ederse kazandırma işleminde, saklı payları zedeleme kastının bulunup bulunmadığı objektif (nesnel) ve sübjektif (öznel) unsurlar dikkate alınarak belirlenmelidir. Zira tasarruf oranını aşan her kazandırmada saklı payları zedeleme kastının varlığından söz edilemez.
    Mutlak olarak tenkise tabi tasarruflarda (ölüme bağlı tasarruflar veya TMK'nin 565. maddesinin 1, 2 ve 3 bentlerinde gösterilenler) veya saklı payın ihlal kastının varlığı kesin olarak anlaşılan diğerlerinde özellikle muayyen mal hakkında tenkis uygulanırken TMK'nin 570. maddesindeki sıralamaya dikkat etmek davalı mahfuz hisseli mirasçılardan ise aynı Kanunun 561. maddesinde yer alan mahfuz hisseden fazla olarak alınanla sorumluluk ilkesini gözetmek, dava konusu olup olmadığına bakılmayarak önce ölüme bağlı tasarruflarla davacının saklı payını tamamlamak, sonra sağlar arası tasarrufları dikkate almak gerekir. Bu işlem sırasında dava edilmeyen kişi veya tasarrufların tenkisi gerekeceği sonucu çıkarsa davacının onlardaki hakkını dava etmemesinin davalıyı etkilemeyeceği ve birden çok kişiye yapılan teberru tenkise tabi olursa 563. maddede yer alan, alınanla mütenasip sorumluluk kuralı gözetilmelidir.
    Yukarıda açıklanan bilgiler ışığında somut olaya gelince;
    Saklı payların ihlalinden söz edebilmek için kazandırma konusu temlik içi tereke ile kazandırma dışı terekenin tümünün şüpheye yer bırakmayacak şekilde eksiksiz olarak bilinmesi ile mümkündür. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ölüm tarihi itibariyle mirasbırakan adına kayıtlı bulunan ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... parsel, 7 nolu bağımsız bölümün 1/2 hissesinin temlik dışı tereke olarak, terekenin aktifinde kabul edilerek tenkis hesabına alınmamıştır. Dolayısıyla net tereke eksiksiz olarak belirlenmemiştir.
    Öte yandan, mirasbırakanın vasiyet ettiği 108 ada 103 parsel sayılı taşınmazın 04.03.2008 tarihinde dava dışı ...’e, yine 102 ada 291 parsel sayılı taşınmazın ise 25.12.2001 tarihinde dava dışı ...’a satıldığı anlaşılmaktadır. Tereke, mirasbırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu malvarlığıdır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 108 ada 103 parsel ile 102 ada 291 parsel sayılı taşınmazlar temlik içi terekede değerlendirilmiş ise de, dava konusu vasiyetnamelerin düzenlendiği tarihlerden sonra taşınmazların mirasbırakan tarafından satılması nedeniyle terekeye dahil olmayan taşınmazların temlik içi terekede değerlendirilmiş olması doğru görülmemiştir. Nitekim, vasiyet alacaklısı olan davalıya intikal etmeyerek, tasarrufuna geçmemiş ve geçmeyecek olan taşınmazların vasiyeti hükümsüz hale gelmiştir. Ayrıca, üzerinde kat mülkiyeti kurulu bulunan 374 parsel sayılı taşınmazın 83 m2’lik arz değerinin temlik içi terekeye katılarak tenkis hesabı yapılmış olması da doğru görülmemiştir.
    Açıklanan nedenlerle terekenin tüm malvarlığını kapsar şekilde tenkis hesabına alınıp alınmadığı belirlenmeden, hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi