
Esas No: 2021/4236
Karar No: 2022/2712
Karar Tarihi: 11.04.2022
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2021/4236 Esas 2022/2712 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davacılar, bir taşınmazın malikleri olarak, dava dışı kişilerin bu taşınmaza el koymasını engelleme talebinde bulunmuşlardır. Davalılar, taşınmazın bir inşaat şirketine ait olduğunu ve kendilerine bağımsız bölüm satın alma haklarını kullandıklarını ileri sürmüşlerdir. İlk derece mahkemesi, bir davalı hakkındaki talebin kabulüne karar verirken diğer davalılar için kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Ancak Yargıtay, hükümdeki eksiklik nedeniyle kararı bozmuştur. Yeniden yapılan incelemede, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle bir davalı hakkında karar verilmemiştir. Kanun madde açıklaması ise şöyledir: HMK 297/2 madde gereği hüküm sonuç kısmında her bir talep için ayrı ayrı hüküm verilmesi, HMK 331/1 madde gereği konusuz kalan davalarda yargılama giderlerine karar verilmesi gereklidir.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.03.2014 tarihinde verilen dilekçeyle elatmanın önlenmesi talep edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.02.2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
I. DAVA
Davacılar vekilleri, dava konusu 4575 ada 31 (eski 1457 ada 154) parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, dava dışı ... İnş. Ltd. Şti. ile aralarındaki inşaat sözleşmesinin Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/79 Esas sayıIı dosyasında geriye etkili olarak feshine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, yükleniciden bağımsız bölüm satın aldıklarını ileri süren davalılar aleyhine Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/307 Esas sayılı dosyasında ecrimisile hükmedildiğini, kararın kesinleştiğini, davalılardan ...'nm 1. Kat 2 No'lu, ...'nın zemin kat 1 No'lu, ...'nın ise bodrum kat 5 No'lu daireleri halen kullandıklarını ileri sürerek elatmamn önlenmesine karar verilmesini istemiştir .
II. CEVAP
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın kabulü ile davalının 4575 ada 31 parsel sayılı (eski 1457 ada 154 parsel) taşınmazdaki 1. Kat 2 No'lu bağımsız bölüme yönelik elatmasınm önlenmesine; davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Bozma kararında; Mahkemece, davacılara da imkan verilmek suretiyle, davalıların taşınmazdaki işgallerine son verilip verilmediği hususu ortaya koyulmaksızın diğer davalılar hakkındaki davanın kanıtlanamamış olması nedeniyle davanın reddi yönünde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. Mahkeme, 17.01.2020 tarihinde yapılan keşifte, dava konusu taşınmazda kimsenin yaşamadığının tespit edildiğini, dava tarihinde de taşınmazda davalının oturup oturmadığına ilişkin yasal ve somut bir delil mevcut olmadığından davalı ... aleyhine açılan davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
2. Davalı ... hakkında müdahalenin men'i talebinde bulunmuş ise de, davalı ...'nın vefat ettiği, davanın mirasçılara da yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3. Davalı ... yönünden ise bozma öncesi verilen kararın, bozma kapsamı dışında bırakıldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, dava tarihinde davalı ...’nın sağ olduğunu, işgalin son bulmadığını, Osman'ın vefatı ile dairede eşi davalı ... Yumakoğlu’nun tasarrufunun devam ettiğini,
2. Davalıların dava tarihinde taşınmazda ikamet etmeye devam ettiklerini
3. Davacı ...’ın, 2016 yılı ortalarında dava konusu dairelere girerek, dairelerde bulunan eşyaları belediyeye teslim etmesi üzerine hakkında Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinde hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarını işlediği iddiasıyla açılan davada hüküm giydiğini, bu konuda davalıların verdikleri dilekçe ve ifadelerde taşınmazları kullanmaya devem ettiklerini ikrar ettiklerini, mahkemeye bu hususta sunulan delillerin incelenmediğini,
4. Aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın reddi kararının eksik incelemeye ve/veya hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı, hükmün fer'ilerinde usul ve yasaya aykırılık bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 12/01/2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hükmün Kapsamı” kenar başlıklı 297’nci maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”
2. Aynı yasanın “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” kenar başlıklı 331’inci maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
“(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.”
3. Değerlendirme
1. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2. 6100 sayılı Kanunun 331’inci maddesi uyarınca davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmemesi durumunda davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilir.
3. Davalı ... Yumakoğlu ve davalı ... (....) .... eşi .... vekili, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 30.5.2016 tarihli şikayet dilekçesinde müvekkillerinin dava konusu iki daireyi satın aldıkları tarihten bu güne kadar kullandıklarını ifade etmiştir. Davalı ... ve Davalı ... (....) .... eşi ... 29.05.2016 tarihinde Çekirge Polis Merkezindeki ifadelerinde taşınmazlarda ikamet ettiklerini açıklamışlardır.
4. Mahkemece davalı ... (...) ... yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuşsa da bu taşınmazı dava açılmadan önce kullandığı, yargılama sırasında boşalttığı hususunda çelişki giderilmemiştir. Davalı hakkında kurulan hükümde, izah edilen çelişki giderildikten sonra kendisini vekille temsil ettiren davalı ... lehine vekalet ücreti verilip verilmeyeceğine karar verilmelidir.
5. 6100 sayılı Kanunun 297/2'nci maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
6. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir.
7. Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm, yeni bir hükümdür ve hüküm, bir bütündür. O halde, bozma ilamına uyulmasından sonra davacının tüm talepleri hakkında mahkemece yeniden bir karar verilmesi gerekirken, davalı ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilip, hüküm tekrarı yapılmaması doğru olmamıştır.
VII. SONUÇ
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının C.3.1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine,
2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan temyiz karar harcının ilgiliye iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/04/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.