20. Ceza Dairesi 2016/3008 E. , 2017/6448 K.
"İçtihat Metni"Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : Sanıklar...,... ve ... hakkında beraat
Sanıklar ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ve ...hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat
Sanık ... hakkında değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan denetimli serbestlik kararı,
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Sanık ... hakkında 13/03/2012, sanıklar ..., ... ve ... yönünden 18/04/2012, sanıklar ..., ..., ... ve... hakkında 08/05/2012, sanıklar ...,... ve ... hakkında 31/05/2012, sanık ... hakkında 06/06/2012 , sanıklar ..., ... ve... hakkında 19/07/2012 olan suç tarihlerinin gerekçeli karar başlığında sanık ayrımı yapılmaksızın 2011 olarak belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
A-Sanık ... hakkındaki denetimli serbestlik kararının incelenmesinde;
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK"nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun"un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre durma kararı niteliğinde olup itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, Cumhuriyet savcısının bu karara yönelik kanun yolu talebi olup olmadığının değerlendirilmesi ve varsa itirazlarla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na İADESİNE,
B-Sanık ... hakkındaki beraat hükmünün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
C-Sanıklar ...,...,..., ..., ..., ..., ...,.... ve... hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Dosya kapsamından sanık ...’nin eyleminin bütünüyle, 18/04/2012 tarihinde ....’da ele geçirilen uyuşturucu maddelerin diğer sanık ...’a satışa arzına yardım etme olduğunun anlaşılması ve mahkemenin bu yönlü kabulunde isabetsizlik bulunmadığından sanık ...’in ikametinde 31/05/2012 tarihinde yapılan aramada net 1.5 gr sentetik uyuşturucu, 4 adet boş pakette sentetik uyuşturucu bulaşıkları ve hassas terazide kokain bulaşıklarının tespit edilmesi ve dosya kapsamındaki iletişim tespit tutanakları içerikleri karşısında sanığın eyleminin bütünüyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Dosya kapsamından, sanık ...’ın 31/05/2012 tarihinde diğer sanık ...’in ev aramasında ele geçirilen uyuşturucu maddeleri satışa arz etme eylemini tamamlanmış olduğunun anlaşılması karşısında; şartları oluşmadığı halde sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek TCK’nın 35/2. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Sanık ... hakkında temel cezanın belirlenmesi esnasında alt sınırdan uzaklaşılmasına ilişkin mahkemenin gerekçesi yasal ve yeterli görüldüğünden tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
TCK"nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiriler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafileri ve sanıklar... ve ...’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
D- Sanıklar ...ve ... hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında temel cezanın belirlenmesi esnasında alt sınırdan uzaklaşılması yönünde mahkemenin gerekçesi yasal ve yerinde olduğundan tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Sanık ...’ın 09/04/2012 tarihli, sanık ...’un 20/02/2012 tarihli eylemleri ile ilgili olarak, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 22/11/2012 tarihli, 2012/1321 Soruşturma, 2012/691 esas sayılı iddianame ile ayrı bir kamu davası açıldığı, bu dosya yönünden ise sanıkların 08/05/2012 tarihinde işledikleri iddia olunan “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu nedeniyle 31/10/2012 tarihinde iddianame düzenlendiği, her iki suç tarihi arasında hukuki kesintinin oluşmadığı anlaşıldığından; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 22/11/2012 tarihli, 2012/1321 Soruşturma, 2012/691 esas sayılı iddianamesi ilen açılan dava dosyasının araştırılarak, derdest ise aralarındaki bağlantı nedeniyle her iki dava dosyasının birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyasının getirtilerek bu dosya içine konması; tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanıkların hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
E- Sanıklar... ve ... hakkındaki beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Sanıkların suç tarihi itibariyle bulundukları ... Ceza İnfaz Kurumunda iletişimin tespitinde kullanıldıkları belirtilen ... numaralı telefona ait konuşmalardaki seslerin kendisilerine ait olmadığını beyan etmeleri ve bu telefon görüşmelerinin içeriğinin sanıklar hakkında iddia olunan 08/05/2012 tarihli eylemlin sübutuna etki edeceğinin anlaşılması karşısında, sanıklara ait ses örneklerinin alınması ve dosya kapsamında belirtilen telefon numarasına ait tüm tape kayıtlarının sanıklara ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi"ne veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması, ses kayıtlarının sanıklara ait olduğu belirlendiği takdirde her konuşmanın gerçekleşen somut olay ve olaylarla bağlantısı varsa açıklanıp gösterilerek ulaşılan kanıya göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sanıkların hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,
23/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.