12. Ceza Dairesi 2019/5015 E. , 2019/9412 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Taksirle yaralama suçundan sanık ..."ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 89/1, 89/2-b, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 6.240,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve 2017/254 esas, 2018/534 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, katılanın olaydan dolayı dosyaya yansıyan yahut talepte bulunduğu bir zararı bulunmadığından bahisle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de;
1-Sanığın savunmasının alındığı 06/06/2017 tarihli duruşmada, katılanın zararını karşılamak istediğini beyan etmesine rağmen, katılanın beyanının alındığı 28/06/2018 tarihli duruşma sırasında kendisinin olay nedeni ile bir zararının bulunup bulunmadığının sorulmadığı, benzer bir olay nedeni ile Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 27/02/2019 tarihli ve 2018/8041 esas, 2019/3981 karar sayılı ilamı ile de; ".... Sanığın talimatla alınan 05.06.2015 tarihli beyanında katılanın zararını karşılamaya hazır olduğunu, zararını gidermek istediğini bildirmesi, katılanın da zarar giderimi talebi bulunduğunu, ancak maddi zararının ne kadar olduğunu bilmediğini bildirmesi karşısında mahkemece yaklaşık bir zarar miktarı belirlenerek, sanığın bu miktarı karşılayıp karşılamadığının takip edilmesi ile sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,..." şeklinde de belirtildiği üzere, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, katılanın basit bir araştırmayla tespit edilebilecek nitelikteki zarar miktarı belirlenerek sanığa tespit edilen bu zarar miktarını gidermeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun"un 231/6-c maddesindeki ön koşulun sağlanmadığı dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinde ve mahkemece yapılan yargılama neticesinde, yargılama giderine hükmedilmeksizin karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 25/04/2019 gün ve 94660652-105-33-4540-2019-kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/05/2019 gün ve 2019/46082 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve soruşturma evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda yargılama giderine hükmedilmemiş ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının varlık ve uygulanma koşullarını etkilemeyip hükmün bünyesine dahil hukuka aykırılıkların ise ancak davanın düşmesi veya hükmün açıklanması halinde temyiz kanun yolu ile incelenebileceği anlaşılmakla, yargılama giderine hükmedilmediğine ilişkin kanun yararına bozma talebinin CMK"nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında uygulanabilmesi için, diğer koşulların varlığının yanında, “Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” gerektiği, Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, katılanın yaralanması sebebiyle meydana gelmiş bulunan belirlenebilir ve hesaplanabilir bir maddi zararın dosyaya yansımadığı, katılanın uzlaşma görüşmeleri sırasında uzlaşmak istemediğini beyan ettiği, katılanın ve katılan vekilinin yargılama aşamasında verdikleri ifadelerinde, şikayetlerinin devam ettiğini belirterek sanığın cezalandırılmasını istedikleri, dosya kapsamına göre olayın meydana geldiği 22/07/2016 tarihinden hükmün verildiği 20/12/2018 tarihine kadar sanığın zararı giderme hususunda bir çabasının bulunmadığı hususları dikkate alındığında; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından birisi olan mağdurun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi koşulunun yerine getirilmediği anlaşılmakla,
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki buna ilişkin bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve 2017/254 esas, 2018/534 sayılı kararının, CMK"nın 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.