12. Ceza Dairesi 2018/8471 E. , 2019/9337 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
Hüküm : CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İncelenen dosyada; sanığın davacı sıfatını taşıdığı ve Gaziantep 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/99 esasına kayden görülmekte olan dava dosyasına, sanık tarafından delil olarak sunulan ve özel bilirkişi raporuyla dökümü yapılan ses kayıtlarından, anılan davada taraf sıfatı bulunmayan katılanın, 03.06.2015 tarihinde haberdar olup, 24.06.2015 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi vermesinin ardından sanık hakkında başlatılan adli soruşturma sonunda düzenlenen 11.11.2015 tarihli iddianamede, sanığın, daha önce avukatlığını yapan katılanla aralarında geçen 11.03.2013 tarihli aleni olmayan konuşmaları, katılanın rızası olmaksızın kaydetmek suretiyle TCK’nın 133/1. madde ve fıkrasındaki kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunu işlediğinin iddia edildiği, yapılan yargılama sonunda, sanığın tarafı olduğu görüşmeleri kaydetmesi nedeniyle sanığa yüklenen suçun unsurlarının oluşmamasından dolayı CMK"nın 223/2-a madde, fıkra ve bendi gereğince sanık hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır.
TCK"nın 133/1. madde ve fıkrasında, iki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmeyeceği ve sınırlı bir dinleyici çevresi dışına çıkmayacağı yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, herhangi bir aracı vasıta olarak kullanmadan, yüz yüze gerçekleştirdikleri, ancak özel bir çaba gösterilerek duyulabilecek, aleni olmayan, söze dayalı, sesli düşünce açıklamalarının, konuşmanın tarafı olmayan kişi veya kişilerce, ilgilisinin rızası olmaksızın, elverişli bir aletle (sesli bir açıklamayı kuvvetlendirerek veya naklederek onu ses alanının dışına çıkartıp doğrudan doğruya algılanabilir hale getirmeye yarayan her türlü düzenekle) dinlenmesi veya akustik olarak tekrar dinlenebilmesi imkanını sağlayan bir aletle kaydedilmesi; aynı Kanun"un 133/2. madde ve fıkrasında ise en az üç veya daha fazla kişinin, yüz yüze gerçekleştirdikleri, aleni olmayan, söze dayalı düşünce aktarımlarının, söyleşinin tarafı olan kişi veya kişilerce, ilgililerinin rızası olmaksızın, bir aletle kaydedilmesi, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması başlığı altında suç olarak tanımlanmıştır. Söyleşiden farklı olarak, iki kişi arasında da gerçekleşebilecek olan konuşmada, konuşan tarafların, aralarında geçen sözleri kaydetmesi, TCK"nın 133/1. madde ve fıkrası kapsamında suç olarak tanımlanmamış olup, koşulları bulunduğu takdirde eylem aynı Kanun"un 134/1. madde ve fıkrasında düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturabilir.
Somut olayda, iddianamede iddia olunan konuşmanın tarafları sadece sanık ve katılan olup, sanığın tarafı olduğu konuşmayı kaydetmesinden dolayı TCK"nın 133/1. madde ve fıkrasındaki kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun yasal unsurları oluşmamıştır.
Şikayete konu kayıtların çözümüne ilişkin dosyada mevcut raporlarla iddianamenin kapsamı dikkate alındığında, kayda alınan çeşitli hukuki uyuşmazlıklarla ilgili konuşmalarda, katılanın özel yaşam alanına dahil ve onun özel hayatının gizliliğini ihlal edecek bir husus konuşulmadığından, sanığın eylemi TCK"nın 134/1. madde ve fıkrasındaki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu da oluşturmayacaktır.
Açıklanan nedenlerle sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin yerel mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanın, sanığa yüklenen suçun sabit olduğuna, kararı veren mahkeme hâkiminin FETÖ/PDY Terör Örgütü soruşturmasında tutuklandığı ve sanık hakkında daha önce takipsizlik ve beraat kararları verilen dosyaların kapsamı dikkate alındığında beraat kararının terör örgütünün müdahalesini açıkça gösterdiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 25.09.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.