Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/12752
Karar No: 2017/798
Karar Tarihi: 14.02.2017

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/12752 Esas 2017/798 Karar Sayılı İlamı

11. Hukuk Dairesi         2015/12752 E.  ,  2017/798 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ


    Taraflar arasında görülen davada ... Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/06/2015 tarih ve 2013/68-2015/558 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı karşı davacı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin davalı şirketin % 12,5 oranında hissedarı olduğunu, diğer davalıların da ortak, davalılardan ... ve ...’ın aynı zamanda müdür olduklarını, müvekkilinin hiçbir sebep yokken diğer ortaklar tarafından dışlandığını, şirkete ait defter ve kayıtların kendisine gösterilmediğini, kâr dağıtımı yapılması gerekirken yapılmadığını, müvekkilini şirketten uzaklaştırmaya çalıştıklarını ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye payının müvekkiline ödenmesine, bu talebin kabul edilmemesi halinde, müvekkilinin şirket ortaklığından ayrılmasına izin verilmesine ve şirket varlığının hüküm tarihindeki rayiç değeri üzerinden müvekkiline düşen hisse değerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL’sinin ve yine kâr payı alacağına mahsuben şimdilik, 10.000 TL‘nin avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, karşı davanın ise, reddini istemiştir.
    Davalı-karşı davacı vekili, asıl davanın reddini istemiş, karşı davada ise, davalının ortaklıktan çıkma değil, çıkarılma şartlarının gerçekleştiğini zira, işletme şefi olarak tüm müşterilerle muhatap olduğunu ve müşterileri ve müvekkili şirkette çalışanları kendisinin açtığı lokantaya yönlendirdiğini, kötüniyetli davranışlarda bulunduğunu, şirkete kayyum atanacağı ve daha sonra da tasfiyeye girerek kapanacağına dair söylemlerde bulunduğunu, müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını ileri sürerek, davalının ortaklıktan çıkarılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik yoksun kalınan kâr için 1.000,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Diğer davalılar, asıl davanın reddini, karşı davanın ise kabulü ile, karşı davalının ortaklıktan çıkarılmasını talep etmişlerdir.
    Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın takipsiz bırakılması ve yenilenmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına, karşı davanın ise, davalı ortağın ortaklıktan çıkarılmasını haklı gösterecek iddiaların somut bir şekilde ispatlanamadığı, tanık ifadelerinin duyumdan ibaret olduğu, maddi ve manevi tazminat taleplerinin ise, davalının, davacı şirketten bağımsız olarak kurmuş olduğu şirket adresinin rekabete sebep olmayacak mahalde yer alması ayrıca, davacı iddiaları arasında yer alan zarar edildiğine ilişkin yıllardaki küresel krizin de gözönünde bulundurulması halinde davalının ayrı bir şirket kurmuş olmasının tek başına zarara neden olamayacağı, buna ilişkin iddiaların da diğer iddialar gibi soyut kaldığı ve kişilik haklarına saldırı niteliğini taşımadığı gerekçesiyle, asıl davanın açılmamış sayılmasına, karşı davanın ise, reddine karar verilmiştir.
    Kararı, davalı-karşı davacı şirket vekili temyiz etmiştir.
    Asıl dava, limited şirketin haklı nedenle feshi, feshin kabul edilmemesi halinde davacının şirket ortaklığından ayrılmasına izin, davacıya düşen hisse değeri ile kâr payı alacağının tahsili, karşı dava ise, davalının haklı nedenle ortaklıktan çıkarılması ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
    Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda karşı davanın tazminat talep şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de, asıl davada davacı-karşı davada davalının, ... Belediye Başkanlığı İktisat ve Kü’şat Müdürlüğü’nün 2004/234 no’lu mesul müdür belgesi ile şirketin mesul müdürü olduğu anlaşılmaktadır.
    6762 sayılı TTK’nın 540. maddesi uyarınca ""Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecburdurlar. Şirket mukavelesi veya umumi heyet kararı ile şirketin idare ve temsili ortaklardan bir veya birkaçına bırakılabilir. Kuruluştan sonra şirkete giren ortaklar, bu hususta umumi heyetin ayrı bir kararı olmadıkça, idare ve temsile mezun ve mecbur değildirler. Limited şirketin temsilcileri arasında bir hükmi şahıs bulunduğu takdirde, ancak o hükmi şahıs adına limited şirketin temsil ve idaresini üzerine almış bulunan hakiki şahıs limited şirketin temsilcisi olarak tescil ve ilan edilir. "" Aynı Yasa"nın 545. maddesine göre de ""Mukavelede aksine hüküm olmadıkça ticari mümessiller ile bütün işletmeyi idare salahiyetini haiz olan ticari vekiller, ancak umumi heyet kararıyla tayin olunabilir. Bununla beraber her müdür, bunları azletmek salahiyetine sahiptir."" ve 547. maddesine göre de ""Müdür olan bir ortak, diğer ortakların muvafakati olmadan şirketin uğraştığı ticaret dalında ne kendi ve ne de başkası hesabına iş göremeyeceği gibi başka bir işletmeye mesuliyeti tahdit edilmemiş ortak, komanditer ortak veya limited şirketin azası sıfatıyla iştirak dahi edemez. Bu yasak, mukaveleye konacak hükümle bütün ortaklara teşmil edilebilir."" Somut olayda karşı dava yönünden, davalının TTK"nın 547. maddesi kapsamında müdür ya da aynı Yasa’nın 545. maddesi uyarınca işletmeyi idare eden ticari vekil mi olduğu hususu üzerinde durularak bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi