13. Hukuk Dairesi 2014/8924 E. , 2015/515 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... marka otomobil satıcısı olan davalı şirketten, banka kredisi kullanarak yeni bir otomobil almak için 18/05/2004 tarihinde 3.500,00 TL yatırdığını ve banka kredisi için istenilen belgeleri verdiğini, bir süre sonra davalı şirket yetkililerinin banka kredisinin alınamadığını ve bu nedenle araç satışının gerçekleşemeyeceğini bildirdiğini, müvekkilinin peşinat olarak yatırdığı 3.500,00 TL"nin iadesini talep ettiğini, ancak davalı şirket yetkililerinin peşinatın 2.200,00 TL"si ile hurda araç indiriminden yararlanmak için müvekkili adına hurda araç aldıklarını, para yerine aracın ruhsatını vereceklerini beyan ettiklerini, peşinat olarak da 1.300,00 TL"sinin iade edildiğini, davalı şirketin banka kredisi almadan ve araç satışı kesinleşmeden, müvekkilinin bilgisi olmadan ve kendisine danışmadan hurda araç alınmasının kötü niyetli bir davranış olduğunu, davalı şirketin kendisinde duyulan güveni kötüye kullandığını, yeni araç alımı için verilen peşinatı araba satışı kesinleşmeden hurda araç alımında kullandığını, müvekkilinden hurda araç alınması konusunda izin alınmamasının müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek 2.200,00 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davanın kabulü ile 2.200,00 TL"nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan yeni bir araç satın almak için anlaştığını ve 3.500,00 TL de peşinat ödediğini, bu sırada kendisine dava dışı banka kredi vermediğinden satışın gerçekleşemediğini ancak buna rağmen davalının aldığı peşinatın 2.200,00 TL sini hurda araç alımında kullanıldığından bahisle geri ödemediğini, hurda araç alırken davalının kendisine hiç bir şekilde danışmadığını ve araç satışı gerçekleşmeden bu alımın kendisini bağlamayacağını belirterek ödediği peşinattan bakiye kalan kısmın iadesini istemiş, davalı ise davacı için hurda araç almadıklarını, davacının mahkemeye ibraz ettiği makbuzu da kabul etmediklerini savunmuştur. Mahkemece, davalı tarafın davacıdan 3.500,00 TL tahsil ettiği, bu para ile davalının davacı için hurda araç satın aldığı kabul edilerek henüz araç satılmadan hurda araç alınmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığından ve davalının kusurlu hareketi neticesi davacının gereksiz hurda araç alarak zarara uğratıldığı gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda davalı tüm savunmalarında davacı tarafından ibraz edilen 3.500,00 TL bedelli 18.05.2004 tarihli tahsilat makbuzunu inkar etmiş eldeki deliller ve alınan bilirkişi raporları ile de makbuz altındaki imzaların kendisine yada çalışanlarına ait olduğu kanıtlanamamıştır. Yeminin bölünmezliği ilkesine göre davalının savunmasındaki beyanlarına göre değerlendirme yapılması gerekir. Davalı, davacı tarafından yapılan ödemeyi reddettiğine göre ödemenin yapıldığını ispat yükü davacıya düşmektedir. Bu durumda dosya kapsamına göre davacı, tahsilat makbuzu dışında iddialarını kanıtlayabilecek somut ve yazılı bir delili mahkemeye ibraz edememiştir. Mahkemece, davacı tarafından davalıya ödenen miktarın yazılı ve kesin delillerle ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 19.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.