5. Hukuk Dairesi 2019/5669 E. , 2020/8161 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince davacı idare vekili yönünden esastan reddine, davalı vekili yönünden ise kısmen kabulü ile vekalet ücreti yönünden HMK"nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair yukarıda gün ve sayıları yazılı kararının Yargıtay"ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davalılar vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 06/10/2020 günü temyiz eden davacı idare vekili ile davalılar vekilleri Av.... ve Av....’nun yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın hazine adına tescili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince davacı idare vekili yönünden esastan reddine, davalı vekili yönünden ise kısmen kabulü ile vekalet ücreti yönünden HMK"nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; arazi niteliğindeki... İli, ... İlçesi,... Mahallesi, 1864 ve 1498 parsel sayılı taşınmazların 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11/1-f maddesi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesine ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Dava konusu 1864 parsel sayılı taşınmazın tamamının kamulaştırıldığı ve tapu kaydının tümünün iptaline karar verildiği halde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1.000 m²"lik bölümün ağıl olarak kullanıldığı gerekçesiyle zemin bedeline hükmedilmemesi
2)Dava konusu 1864 parsel sayılı taşınmazın kıymet takdir raporu ile acele dosyasında kamulaştırılan alan içinde kalan ihata duvarı ile tel çitin bedeline hükmedildiği halde, fen raporunda bu hususa ilişkin bir açıklama bulunmadığı gözetilmeden, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, fen raporunda taş duvar ve tel çitin tamamının parsel sınırları dışında kaldığı gerekçesiyle, sadece ağılın bedeline hükmedilmiştir.
Bu durumda öncelikle dava konusu 1864 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapılar hususundaki çelişkinin giderilmesi için, taraflara her türlü delillerini bildirmek üzere imkan tanındıktan ve gerekirse mahallinde yeniden keşif yapıldıktan ve tel çit ile ihata duvarının dava konusu taşınmaz üzerinde olduğu tespit edildikten sonra 2017 olan değerlendirme tarihine ait Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yayımlanan yapı birim fiyat listesine ve tespit edilen yaşları doğrultusunda yıpranma paylarına ilişkin oranları gösterir cetvele göre, yıpranma payı da düşülmek suretiyle yapı bedellerinin tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi,
3-Dava konusu taşınmaz üzerindeki ağılın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yayınlanan ve değerlendirme tarihi olan 2017 yılına ait Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğe göre 1. sınıf A grubu yapılar arasında yer aldığı anlaşılmakla, bu yapı sınıfına uygun değerlendirme yılı itibariyle geçerli birim fiyatlarına göre hesaplama yapılması gerekirken, 2016 yılına ait Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğe göre hesaplama yapan rapor doğrultusunda yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru olmadığı gibi,
4- 7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince, bozma sonrası bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedelde artış olması halinde bu kısım için; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 2.540,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya, 2.540,00-TL vekalet ücretinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 06/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.