8. Ceza Dairesi 2013/19538 E. , 2014/1614 K.
"İçtihat Metni" 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan sanık ..."nin, 6136 sayılı Kanun"un 13/3, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 375 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/06/2011 tarihli ve 2011/99 esas, 2011/387 sayılı kararındaki hapis cezasının infazı sırasında, adı geçen hükümlünün ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/1095 esas sayısında kayıtlı derdest dosyasında 10 ay 28 gün tutuklu kaldığı sürenin mahsubuna ilişkin aynı Mahkemenin 19.03.2013 tarihli ve 2011/99 esas, 2011/387 sayılı ek kararına müteakip, hükümlü müdafi tarafından yapılan şartla tahliyeye ilişkin hükümlerin mahsup da gözönüne alınmasına ilişkin talep konusunda infazı yapan savcılıkça değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle talebin reddine dair anılan Mahkemenin 29.05.2013 tarihli ve 2011/99 esas, 2011/387 sayılı ek kararına yapılan itirazın reddine ilişkin (...) 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2013 tarihli ve 2013/556 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 63. maddesinde "Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsî hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir " şeklinde düzenleme mevcut ise de 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanunu’nun 107. maddesi ve infaz hukuku bakımından suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve hükümlünün lehine olup uygulanabilecek olan 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun"un 19 ve ek 2. maddelerinde düzenlenen koşullu salıverme hükümlerinin uygulanması suretiyle bulunacak olan hükümlünün fiilen cezaevinde kalacağı süre üzerinden mahsup işleminin gerçekleştirileceği ve mahkemesince 5275 sayılı Kanun"un 98. maddesi uyarınca bu konuda karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 18.11.2013 gün ve 69684 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 28.11.2013 gün ve KYB/2013-368253 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Emsal niteliği olmayacak ve mahallinde düzeltilmesi mümkün bulunacak konularda kanun yararına bozmaya başvurulması olağanüstü kanun yolunun mahiyetine ve kabul ediliş amacına aykırıdır. Zira olağanüstü yolları dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve özel daire kararlarında usule ilişkin aykırılık hallerinin hükme etkili olması ve başka türlü giderilme olanağı bulunmaması hallerinde yasa yararına bozma konusu yapılabileceği kabul edilmiştir.
Yasa yararına bozma kurumu ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar nedeniyle oluşabilecek hak kayıplarının önlenmesi açısından kabul edilmiş olup, bu yolla hükümdeki aykırılığın kural olarak Yargıtay tarafından hiçbir yargılama yapılmaksızın, istisnai olarak ise ilk derece mahkemesince yeniden yargılama yapılarak giderilmesi amaçlanmıştır.
İncelemeye konu olayda hükümlü vekilinin bakiye kaldığını belirttiği mahsup süresinin, hükmedilen başka bir mahkumiyetten muhsubunu ilgili mahkemesinden isteme olanağının bulunması ve bu hususta ilgili mahkemesince karar verilebileceği karşısında, kanun yararına bozma talebi ile ilgili olarak, infazı gereken başka bir mahkumiyet kararının bulunmaması halinde yasa yararına bozma istemi üzerine yapılacak bozma yukarıda belirtilen amaçlardan hiç birine hizmet etmeyecektir.
Bu itibarla Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı, Yargıtay C.Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin (REDDİNE), evrakın Adalet Bakanlığına gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 27.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.