23. Ceza Dairesi 2015/20059 E. , 2016/884 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, (1) Resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle: 5237 sayılı TCK"nın 210. maddesi yollamasıyla 204/1, 62, 53 maddeleri gereğince sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına.
2) Bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu nedeniyle: 5237 sayılı TCK"nın 158/1-f-son, 62, 52/2, 52/4, 53 maddeleri gereğince sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 7.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına.)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tebligat Kanun"un 35. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre; muhataba veya tebligat evrakında belirtilen adreste bulunan ve muhatap adına tebligatı kabule yetkili kişilere önceden usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olması gerekir. Bu durum Tebligat Kanunu 35. maddesinin uygulanabilmesi için ilk aşamayı oluşturur. Adresin noksan olması veya herhangi bir nedenle yapılamayan yani tebliğ edilmeden çıkış merciine iade edilen tebliğ evrakının bu şekilde iade edilmesi üzerine yani usulüne uygun tebligat yapılmadan Tebligat Kanunun 1, 2, 3 fıkralarına göre tebligat yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Gerekçeli kararın tebliğ edildiği son adreste, sanığa usulüne uygun bir tebligatın yapılmamış olduğunun anlaşılması karşısında; 7201 sayılı Tebligat Kanun"un 35. maddesi uyarınca yapılan tebligatın usul ve yasaya aykırı olduğu dikkate alınarak, sanığın temyiz başvurusunun öğrenme tarihinden itibaren süresinde yapıldığı ve kesinleştirme işleminin usulüne uygun olmadığı kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın, ... Şubesi nezdinde bulunan ve... isimli kişiye ait olduğu görünen çek hesabından, 30/07/2006 keşide tarihli, 4500 TL bedel içeren çeki sahte olarak düzenleyip kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
1- 5271 sayılı CMK"nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup; Asliye Ceza Mahkemesi"nce verilen görevsizlik kararı ile iddianame dışına çıkılarak; dava konusu yapılmayan nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılama yapılmasının mümkün olmadığı, iddianamade tavsifi yapılan ve açıkça sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan açılan dava ile bağlı kalınarak yargılamaya devam edilip karar verilmesi gerektiği, iddianamedeki sevk ve anlatıma göre, ""bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık"" suçundan sanık hakkında açılmış dava bulunmadığından, bu suçtan yargılama yapıp karar vermek için ayrı bir iddianame tanziminin gerektiği gözetilmeden, dava konusu iddianame dışına çıkılarak ve dava konusu yapılmayan “bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın tüm aşamalarda verdiği ifadelerinde; söz konusu çeki aynı dosya kapsamında yargılanan; ancak temyiz talebi reddedilen sanık ..."dan alacağına karşılık olarak aldıktan sonra dayısı olan Hamdi Sönmez"e verdiğini savunması ve çekteki ciranta silsilesi incelendiğinde, sanığın 3. ciranta durumunda olduğunun göründüğü, alınan bilirkişi raporunda çekin sahte ve aldatma kabiliyetini haiz olmasına ilişkin tespit dışında çek üzerindeki imza ve yazıların sanığın el ürünü olduğuna dair bir belirlemenin yapılamamış olması karşısında; maddi gerçeğin hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması ve sanığın savunmalarının doğru olup olmadığının denetlenebilmesi bakımından;... Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/99556 numaralı soruşturma dosyası kapsamında söz konusu çek ile ilgili şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde söz konusu çekin kendisi tarafından sanıklara verildiğini ikrar eden ... ile temyiz talebi reddedilen sanık ... ile sanık ..."in, imza ve yazı örneklerinin alınıp, kriminal inceleme yapılması suretiyle söz konusu çek üzerindeki imzaların ve yazıların kimin el ürünü olduğunun net bir şekilde tespit edilmesi, ... isimli kişinin ve ilk ciranta ..."ın duruşmaya çağrılarak söz konusu çeki kimden ve hani ticari ilişki kapsamında temin ettikleri, sanık ..."ya bu çeki hangi ticari alışverişe istinaden verdiği hususunun sorulmasından sonra toplanan deliller değerlendirilerek sanık ..."in, söz konusu çekin sahte olduğunu bilip bilmediğinin karar yerinde tartışılmasından sonra sonucuna göre resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3- Kabule göre de; TCK"nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesi"nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükmün kesinleştirilerek infaza verildiği anlaşıldığından İNFAZIN DURDURULMASINA, bu suç nedeniyle infaz kurumunda bulunan sanığın SALIVERİLMESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde serbest bırakılmasının sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsacılığına yazı yazılmasına 10/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.