10. Ceza Dairesi 2018/2700 E. , 2018/4455 K.
"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı"nın, 26/04/2018 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki 10 ay hapis cezasının aynen infazına dair Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 26/02/2010 tarihli ve 2010/38 esas, 2010/321 sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21/10/2014 tarihli ve 2014/2403 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 07/05/2018 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanığın 20/12/2008 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 191/6. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ve 58/6. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/05/2009 tarihli ve 2009/15 esas, 2009/672 kararının yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği,
2- Bu kararın infazı sırasında, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin ihlal edildiğinin bildirilmesi üzerine, Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 26/02/2010 tarihli ve 2010/38 esas, 2010/321 sayılı kararı ile 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191/7. maddesi uyarınca10 ay hapis cezasının aynen infazına karar verildiği, sanığın aynen infaz kararına karşı temyiz yasa yoluna başvurduğu ancak Dairemizin 02/09/2014 tarihli ve 2011/25281 esas, 2014/6312 sayılı ilamı ile aynen infaz kararının temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olduğu belirtilerek dosyanın mahkemesine iade edildiği,
3- Aynen infaz kararına yönelik itirazı inceleyen merci Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/10/2014 tarihli ve 2014/2403 değişik iş sayılı kararı ile, aynen infaz kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun, “Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz” şeklindeki 58/5. maddesi ile ister tekerrüre esas alınacak, isterse tekerrür uygulaması yapılacak hükme konu suçun, fail tarafından onsekiz yaşından önce işlenmiş olması halinde, artık tekerrür hükümleri uygulanamayacağına ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/06/2009 tarihli ve 2008/2-234 esas, 2009/169 karar sayılı ilâmı birlikte değerlendirildiğinde, adlî sicil kaydına göre onsekiz yaşını
tamamladıktan sonra tekerrüre esas bir mahkûmiyeti bulunmayan sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmeyeceği gözetilmeden,
2- Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 22/12/2015 tarihli ve 2015/1717 esas, 2015/33429 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanığa 10 gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gerektiği uyarısını içeren tebligatın yapılması ve sanığın başvuruda bulunmaması üzerine, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması bu tebligata rağmen de başvuruda bulunmadığı takdirde sanık hakkında davaya devam olunacağı nazara alındığında, somut olayda sanığın denetimli serbestlik tedbirine başlanabilmesi için usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen başvuruda bulunmadığından bahisle denetimli serbestlik dosyasının kapatılarak gönderildiği, sanığa yeniden tebligat yapılmadığı anlaşılmakla, denetime uymamakta ısrar şartının gerçekleşmediği hususu gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde aynen infaz kararı verilemeyeceği gözetilmeden,
İtirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi"nin 21/10/2014 tarihli ve 2014/2403 değişik iş sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/10/2014 tarihli kararından önce 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen TCK"nın 191. maddesinin 5. fıkrası ve 5320 sayılı Kanun"a eklenen ek 7. maddenin 2. fıkrası hükümlü lehine hükümler içermekte olup, hükümlünün kanun yararına bozma talebine konu olan suçu, aynı nitelikte başka bir suç nedeniyle daha önce verilmiş bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
a) Hükümlü bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun"un 68. maddesi ile değiştirilen TCK"nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK"nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”
b) Hükümlü bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle daha önce tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, karardan önce 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun"un 68. maddesi ile değiştirilen TCK"nın 191. maddesi ve aynı Kanun"un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına",
Karar verilmesi gerektiğinden, aynen infaz kararına yönelik itirazın öncelikle bu nedenlerle kabul edilmesi gerekirken reddine karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma talebi bu yönü ile ve değişik gerekçe ile yerindedir.
D) Karar : Açıklanan nedenlere göre,
1- Sanık hakkında TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri ile birlikte hükmedilen 10 ay hapis cezasının aynen infazına yönelik itirazın reddine ilişkin Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21/10/2014 tarihli ve 2014/2403 değişik iş
sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı"na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na gönderilmesine,
2- Bozma nedenine göre sanık hakkındaki 10 ay hapis cezasının İNFAZININ DURDURULMASINA, sanığın başka suçtan tutuklu ya da hükümlü olmadığı takdirde infazının durdurulması ve salıverilmesi hususunda ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
24.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.