
Esas No: 2015/12425
Karar No: 2017/617
Karar Tarihi: 07.02.2017
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/12425 Esas 2017/617 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/06/2015 tarih ve 2014/396-2015/245 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili ile diğer davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "bifa cake treats+şekil" ibareli, 30. sınıf ürünleri içeren, 2012/25092 no"lu marka başvurusuna, davalı şirketin "...+ŞEKİL"" ve "... BROWNİ"" ibareli 30. sınıf ürünleri içeren 2010/6938, 2010/6935, 2011/78316, 2011/16920 no"lu markalar ile 2010/13456 no"lu "..."" marka başvurusuna dayanarak itirazda bulunduğunu, TPE YDİK"in başvuru konusu işaretin konumlandırılışı itibariyle davalı markalarında yer alan kek şekliyle ayniyete varan derecede benzer olduğu gerekçesiyle itirazı kabul ederek müvekkili marka başvurusunu reddettiğini oysa, markalar arasında iltibasa sebebiyet verebilecek bir benzerlik bulunmadığını, davalının kek şeklini münhasıran içeren 2010/13456 sayılı marka tescil başvurusunun reddedildiğini, sunulan ürün ve hizmetleri tercih edecek kişilerin niteliği ve satın alma için ayıracakları süre, gösterecekleri dikkat ve özen nazara alındığında da iltibas doğmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, TPE YİDK"in 2014/M-9665 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, dava konusu markada şekil unsurunun en önemli ve esasa etki eden tek unsur olduğunu, anılan şekil unsuru nedeniyle davacı markasının davalı markalarından biri olduğu zannı uyanacağını, YDİK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, markaların kapsamlarındaki ürünlerin aynı tür olup, ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer olduklarını, başvurunun müvekkilinin tanınmış markalarından haksız kazanç sağlama amacını taşıdığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "...+ŞEKİL"" ve "... BROWNİ"" ibareli markaların sahibi olduğu, ürünlerini marka belgelerinde yazılı ambalaj kompozisyonları ile piyasaya sunduğu ancak, ambalaj ve belgelerde görünen kek resminin biçimi üzerinde hak sağlayan bir belgesinin bulunmadığı, esasen bu ürünün marka tescil başvurusu reddedilip kesinleştiğinden davalının markalarında görünen çikolata biçimi üzerinde sınai bir hakkının da bulunmadığı, davalının dava konusu başvurudaki sözcüklere değil, ambalajdaki renk kompozisyonuna ve içeriğinde yer alan kek görselinin biçimine karşı çıktığı, başvuru kapsamında yer alan ürün ve hizmetlerin aynı türden olmakla birlikte davalının markaları ile davacı başvurusu arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, markalarda kullanılan kek görselinin sunulan ürünün biçimi olduğu, başvuruda kullanılan renkler ve ögelerin yerleştirme biçimlerinin genel olarak sektörde aynı tür ürünlerle sıklıkla kullanılan nitelikte bulundukları, markalardaki biçimler ile farklı bulunduğunun da ilk bakışta hemen fark edilmekte olduğu, böyle bir durumda ayırıcı unsur olarak kullanılan sözcüklerin önemli ve ön planda olacağı, bu yönden ise markalar arasında zaten hiç bir ilgi bulunmadığı, başvurudaki kelimelerin ve renklerin alışılagelmişin dışında bir araya getirilmiş olduğu, bunun da markalara yeterince farklılık kattığı, davalı markalarının tanınmış olmasının sonucu değiştirmeyeceği, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin için marka başvurusunda bulunmanın kötüniyetli bir yaklaşım olarak da değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, TPE YİDK"in 2014/M-9665 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili ile diğer davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekili ile diğer davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPE vekili ile diğer davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 07/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.