20. Ceza Dairesi 2017/6296 E. , 2017/5915 K.
"İçtihat Metni"Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : Mahkûmiyet
Temyiz incelemesi, sanıklar..., ...,... ve ... müdafilerinin süresinde duruşmalı inceleme istemi üzerine, adı geçen sanıklar yönünden duruşmalı olarak; süresinde duruşmalı inceleme talebinde bulunan sanık ... müdafiinin yöntemine uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemesi nedeniyle; sanık ... müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin hükmedilen cezanın süresi dikkate alınarak; sanık ..."nın duruşmalı inceleme isteminin ise süresinden sonra olması nedeni ile 5320 sayılı Kanun’un 8/1, 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve CMK"nın 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilerek, adı geçen sanıklar yönünden duruşmasız olarak inceleme yapılmıştır.
Dosya İncelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1)Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Sanık ... ve müdafiinin yüzüne karşı 08/06/2016 tarihinde verilen hükmün, süresinden sonra 16/06/2016 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteğinin CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2)Sanık ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Hükmün temyiz edilmesinden sonra, sanık ...’ın tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumundan gönderdiği 16/12/2016 tarihli dilekçesinde, “Avukatımın itirazını kabul etmiyorum, cezamın onaylanmasını istiyorum.”, 28/04/2017 tarihli dilekçesinde, “Dosyamın açık cezaevine ayrılabilmem için onaylanıp gönderilmesini talep ediyorum.”, 30/05/2017 ve 20/07/2017 tarihli dilekçelerinde, “Temyiz hakkımdan feragat ediyorum, ivedi şekilde dosyamın onaylanmasını istiyorum.” şeklindeki isteğinin; sanık ...’in tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumundan gönderdiği 17/01/2017 tarihli dilekçesinde, “Avukatım 10 yıl 5 ay hapis cezasını temyiz etmiştir, ancak ben istemiyorum, dosyamın onaylanarak tarafıma gönderilmesini arz ederim.”, 13/02/2017, 24/04/2017 ve 07/05/2017 tarihli dilekçelerinde, “temyiz hakkımdan feragat ediyorum, dosyamın onaylanarak gönderilmesini arz ederim.” şeklindeki isteğinin temyiz isteğinden vazgeçme niteliğinde olduğu anlaşıldığından, temyizden vazgeçme nedeniyle sanıklar... ve... hakkından kurulan hükümlerin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
3)Sanıklar..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Hükmün gerekçesinde, sanık ...’in, 01/01/2015 tarihinde 18 yaşından küçük ...’e uyuşturucu madde sattığı kabul edildiği halde, 6545 sayılı Kanunla eklenen TCK"nın 188. maddesinin 3. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca temel hapis cezasının 15 yıldan az olmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar ... ve müdafii ile sanıklar..., ..., ... ,..., ...,..., ... müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ve sanıklar ...,... ve ... müdafiilerinin duruşmadaki sözlü savunmalarının reddiyle, sanık ... yönnüden resen de temyize tabi olan hükümlerin ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanıklar... ve ... hakkındaki salıverilme taleplerinin reddine,
4)Sanıklar... ve... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Hükmün gerekçesinde, sanık ...’in, 16/12/2014 tarihinde ...’ya ve yanında bulunan 18 yaşından küçük...’a uyuşturucu madde sattığı kabul edildiği halde, 6545 sayılı Kanunla eklenen TCK"nın 188. maddesinin 3. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca temel hapis cezasının 15 yıldan az olmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri ve aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine ancak;
a)Sanık ... ‘in adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11/12/2013 tarihli, 2013/8-664 sayılı ilamının, temyize konu suç tarihinden sonra 15/12/2015 tarihinde kesinleştiği ve sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başkaca ilamın da bulunmadığı anlaşıldığı halde, sanık hakkında TCK"nın 58/1. fıkrasına aykırı olacak şekilde tekerrür hükümlerinin uygulanması,
b)Suç tarihinde 15 yaşından büyük ancak 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında TCK"nın 188/3, 43/1. maddeleri uyarıca belirlenen ceza üzerinden yaş küçüklüğü nedeniyle indirim yapılırken TCK.nın 31/3. maddesinin son cümlesi uyarınca verilecek cezanın 12 yıldan fazla olamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde fazla cezaya hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükümlerin CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun"un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
a)Sanık ... hakkında tekerrür uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması,
b)Sanık ... hakkında kurulan “16” nolu hüküm fıkrasının, 4. bendinde yer alan “ on iki (12) yıl altı (6) ay hapis ve yüz elli (150) gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, ” ibaresinden sonra gelmek üzere, “TCK’nın 31/3-son cümlesi uyarınca belirlenecek hapis cezası 12 yıldan fazla olamayacağından 12 yıl hapis cezası ve 150 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi; takdiri indirimin uygulandığı 5. bendinde yer alan, “ on (10) yıl beş (5) ay hapis cezası ” ibaresinin çıkarılarak, yerine “10 yıl hapis cezası” yazılması,
Suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin reddine,
5)Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Dosya kapsamından, haklarında iletişimin tespiti kararı bulunan sanıklar... ve ..."nın 16/11/2014 tarihinde ..."da ikamet eden ve uyuşturucu madde sattığı değerlendirilen... isimli şahsın telefon numarasını ve adresini öğrenmek için ...isimli şahsı aradıkları, ardından sanık ... ile yaptıkları görüşmenin içeriğinden, uyuşturucu madde yoksunluğu çeken sanıkların,... ilinde kullanmak için uyuşturucu madde bulamadıkları için uyuşturucu madde temin etmek amacıyla ... iline gitmeyi kararlaştırdıklarının, tespit edildiği; telefon görüşmeleri sonrası sanıklar ..., ...,... ve ..."nın kiraladıkları... plaka sayılı araç ile uyuşturucu madde temin etmek için ... iline gittiklerinin tespit edilmesi üzerine, aynı gün saat 17.00 sıralarında ... ili girişinde tertibat alındığı, plakası belirtilen araç ile ... istikametinden ... iline giriş yapan sanıkların kolluk görevlilerini görmeleri üzerine aracın sağ ön koltuğunda oturan sanık ..."ın, iki adet şeffaf poşet içerisinde 9,8 gram sentetik kannabinoidi aracın camını açarak dışarı attığı anlaşılmakla; sanık ..."ın inkara yönelik ve sanık ..."ın kullanmak için bulundurduğuna ilişkin savunmalarının aksine, ele geçirilen uyuşturucu maddeyi, devir, tedarik veya ticari amaçla bulundurdukları konusunda her türlü şüpheden uzak, kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil olmadığı; sanıklar ... ve ... hakkında "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan" Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı"nca 17/02/2015 tarih, 2015/79 sayı ile ayırma kararı verildiği de gözönüne alındığında, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan beraatleri yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları ve sanık ... müdafiinin duruşmadaki sözlü savunmaları bu nedenle yerinde olduğundan hükümlerin BOZULMASINA,
6)Sanıklar ...ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine ancak;
a)(4) nolu bozma kararında açıklandığı üzere, 16/11/2014 tarihli olayda sanıklar ... ve..."nın, diğer sanıklar ... ve ... ile birlikte, ele geçirilen 9,8 gram sentetik kannabinoidi ticari amaçla tedarik ettiklerine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil olmadığı; dolayısı ile somut olayda "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçu sabit olmadığından, sanıklar ... ve ... yönünden TCK"nın 188/5. maddesi uyarınca müşterek fail olarak suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinden de söz edilemeyeceği gözetilmeden, sanıklar hakkında TCK"nın 188/5. maddesi uyarınca arttırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi,
b)Dosya kapsamına göre, sanık ..."nın, 19/11/2014 tarihinde iddianameye konu "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlediği, ancak 16/11/2014 tarihli olayda, ele geçen uyuşturucu maddeyi ticari amaçla tedarik ettiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığı; 19/01/2015 tarihinde diğer sanık ... ile birlikte ikamet ettikleri evde yapılan aramada ele geçen ve ..."un kullanmak için bulundurduğunu beyan ettiği 0,4 gram sentetik kannabinoidi de ticari amaçla bulundurduğunun sabit olmadığı gözetilmeden, sanık ... hakkında işlediği sabit olan tek eylem olduğu halde, zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCK"nın 43/1. maddesi uyarınca arttırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, resen de temyize tabi olan hükümlerin BOZULMASINA, suçun niteliği ile tutuklu kalınan süre, hükmolunan cezanın süresi, bozma sebebine, tutuklama koşullarında bir değişiklik bulunmamasına göre sanıklar Musa Onur ve Esra hakkındaki tahliye istemlerinin reddine; 08/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
TEFHİM TUTANAĞI: 08.11.2017 tarihinde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı Murat Gökhan Tahtakılıç"ın katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar ... ve ... müdafi Av. ... ile Sanıklar ... ve ... müdafi Av. ..."in yokluklarında 09.11.2017 tarihinde, açık olarak okundu.