11. Hukuk Dairesi 2015/12245 E. , 2017/492 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/03/2015 tarih ve 2015/170-2015/307 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri ve fer"i müdahiller vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı ..."ın diğer davalı şirketin, ortaklar kurulu kararı ile atanmış müdürü olduğunu, anılan müdürün 23.12.2003 tarihinden beri yıllık bilançoları çıkararak ortaklara kâr zarar konusunda bilgi vermediğini, şirkete ait olan ve müvekkillerinin bilmediği birçok evrakı imha ettiğini, şirkete ait menkul ve gayrimenkulleri müvekkillerini yok sayarak alıp sattığını, yapılması gereken yıllık olağan toplantıları yapmadığını ve müvekkillerine mali konularda bilgi vermediğini, şirket bilgisayarları şifreli olduğundan müvekkillerinin muhasebe kayıtlarını göremediklerini ve devamlı olarak bu kayıtlarda oynama yapıldığını, vergi barışından yararlanıldığını ancak bu konuda müvekkillerinin bilgilendirilmediklerini ileri sürerek, davalı ..."ın yöneticilikten azil edilmesine, şirkete..."ın kayyım olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili ..."ın müdürü olduğu diğer müvekkili şirketi başarılı bir biçimde yönettiğini, müvekkilinin davacı hissedarlara mali konularda bilgi vermediği iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin kardeşi olan davacıların istedikleri zaman şirket çalışanlarından bilgi alabildiklerini, davacıların diğer iddialarının da dayanaksız olduğunu ve müvekkilinin müdürlükten azlini gerektirir bir durumun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Fer"i müdahiller vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı ..."ın şirkete müdür olarak seçilmiş olduğu, ortaklarıın çıkarlarını ihlal etmemesi gerektiği, ancak davalı müdürün kimi satışları muhasebe kayıtlarına aktarmaması ve suistimale yol açtığı, müdürün yönetim yetkisini şirket ve diğer ortaklar yararına kullanmadığı, yeni müdür seçilinceye kadar şirket yönetiminin kayyum heyetine devredildiği, ancak, kayyumlara yönelik
engelleme faaliyetlerinin olduğu, şirketin durumunun daha kötüye gittiği, şirketin çıkarlarını en iyi biçimde yine ortaklarının düşünmesi gerektiği ilkesinden hareketle davalı ..."ın müdürlükten kaynaklanan yetkilerini tek başına kullanmasına son verilerek bu yetkinin ortaklar tarafından yeni bir müdür seçilinceye kadar tüm ortaklar tarafından birlikte kullanılması gerektiği gerekçesiyle davalı ..."ın müdürlük yetkilerinin kaldırılmasına, davalı şirket yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine, davalı şirketin belirlenen yönetim kayyumu tarafından idare edilmesine ilişkin kararın kaldırılmasına, davalı şirketin tüm ortaklar tarafından yeni yönetim oluşturuluncaya kadar birlikte yönetilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ve feri müdahiller vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı ... ve feri müdahillerin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, haklı nedenlerle şirket müdürünün azli istemine ilişkindir. Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 2012/8208esas 2014/474karar sayılı ilamıyla işbu davada şirkete husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma ilamına konu edilmeyen hususlar yönünden ise söz konusu mahkeme kararı kesinleşmiştir. Bu nedenle davalı ..."ın şirket müdürlüğünden azline ilişkin bozma öncesi verilen mahkeme kararı kesinleştiğine göre, bozma sonrasında mahkemece bu hususta yeniden davalının müdürlükten azline yönelik karar verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece müdürün azli üzerine şirketin yönetimi için tayin edilen kayyumun istifa etmesi nedeniyle, şirketle bazı ortakları arasındaki davalarla doğan husumet ve ortaklardan..."nin halihazırda müdürlükten azledilmiş olması dikkat alınmaksızın şirket yönetiminde amacın gerçekleşmesine engel olacak şekilde tüm ortaklar tarafından yönetim yetkisinin birlikte kullanılmasına karar verilmesi şeklinde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ve feri müdahillerin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve mümeyyiz davalı ile feri müdahillerin temyiz itirazının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 25.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.