16. Hukuk Dairesi 2018/4905 E. , 2018/6838 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :... MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ... TESPİTİNE İTİRAZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "önceki günlü bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği, dayanak tapu kayıtlarının usulüne uygun şekilde uygulanmadığı, dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığının belirlenmediği belirtilerek, bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gereğine" değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında..., 13.09.1985 tarihli dilekçe ile davacı ..."ün, 227 parsel sayılı taşınmazla birlikte çekişmeli taşınmazı da kendisine satarak zilyetliğini devrettiğini öne sürerek adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, müdahilin davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazın ... Tahir mirasçıları Makbule, ..., ..., ...., ...., .... ve ... adlarına eşit paylarla tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ile davacı ... mirasçılarından .... ve... tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli 228 parsel sayılı taşınmaz, komşu 227 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydının miktar fazlası olduğu belirtilerek ... adına tespit edilmiş, .... (Baran) tarafından taşınmazın sabit hudutlarla kendilerine verildiğini öne sürerek eldeki dava açılmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın müdahil ..."in murisi ... Tahir tarafından satın alınarak kullanıldığı, taşınmazın ... ile bir ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Komşu 227 parsel sayılı taşınmazın tutanağının incelenmesinde Kanunisani 1301 tarih 13 sayılı 30 dönüm yüzölçümlü mütegayyip şahsa ait tapu kaydı kapsamında kalmakta ise de 1930 yılında yapılan borçlanma suretiyle dağıtım sırasında, .... oğlu ..."a verildiği; ancak idarece adı geçen adına tapu kaydının oluşturulmadığı ve haritasının da bulunmadığı, tespitte de davacı ... ve çocukları adına tespit ve tescil edildiği, diğer komşu taşınmazların da aynı şekilde ... tarafından şahıslara dağıtıldığı görülmektedir.
Çekişmeli taşınmaz başında yapılan keşifte komşu 227 parsel sayılı 33.600 metrekare yüzölçümlü taşınmaza uygulanan Kanuni Sani 1301 tarih 13 nolu, 30 dönüm miktarındaki tapu kaydı ve davacının murisi ... oğlu ... adına bulunan 1937 tarih 22 nolu 6 hektar 10 ar yüzölçümlü vergi kaydı uygulanmıştır. Tapu ve vergi kayıtlarıda okunan sırt, tarikam, dere, ... sınırlarının gayri sabit hudutlar olduğu ve miktarıyla geçerli olduğu tartışmasızdır. Kaldı ki; mahkemece yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair ilk hükmün ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesince verilen 08.10.1968 tarihli 1968/4128-6493 Esas ve Karar sayılı bozma ilamında; dayanılan vergi ve tapu kayıtlarının gereği gibi uygulanmadığı, vergi kaydı miktar fazlasının vergi kaydının oluşumundan sonra meydana geldiği, bu haliyle de vergi kaydının oluşum tarihi olan 1937 yılı ile tespitin yapıldığı 1955 yılı arasında 20 yıllık zilyetlik süresinin geçmediğinin de göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda verilen davanın reddine dair ikinci hüküm, bu kez davacı ... (...) tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesince; 1. paragrafta belirtildiği üzere bozma ilamı gereğinin yapılmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. Diğer yandan; davacı ... (...)"ın taşınmazın adına ... tarafından verildiği ve yine adına vergi kaydı oluşan ... ... ile resmi bir evliliğinin bulunmadığı, ancak taşınmazda çocukları ile birlikte zilyetliğinin bulunduğu ve dosya kapsamına göre öldüğü anlaşılmakta ise de nüfus kaydında halen sağ görünmesi ve 1919 doğumlu olması nedeniyle hakkında ölüm araştırmasının bulunduğu, ancak muris ... ile müşterek olarak ..., .... ve .... isimli çocuklarının olduğu, çocukların baba hanesinde kayıtlı olup, anne ile de aralarında ırsi bağ kurulduğu, hem muris ..."ın hem de ..."ın adı geçenler dışında başkaca mirasçılarının da bulunmadığı anlaşılmakta olup bu haliyle usul ekonomisi gereğince..."ın ölüm araştırmasının en kısa sürede tamamlanarak, ölüm kaydının düşülmesinin idareden istenilmesi ve adı geçen tüm mirasçılarının davada taraf olarak gösterilmesi gerekir.
Hal böyle olunca; mahkemece; vergi kayıt miktarı olan 60 dönüm 10 ar"dan adlarına hükmen tescil edilen 33.600 metrekare yüzölçümlü 227 parselin miktarının düşülmesi, kalan 27.400 metrekarelik miktarın çekişmeli 228 parsel sayılı taşınmazın kuzey sınırından başlayarak belirlenmesi için fen bilirkişisinden infaza elverişli rapor istenilmesi ve belirlenen bu miktarın 3402 sayılı ... Kanunu"nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle iktisap koşulları lehlerine oluşmakla davacı ... ve ..."ın mirasçıları adına, taşınmazın geri kalan bölümünün ise (davacı taraf lehine vergi kaydının oluştuğu 1937 tarihinden tespitin yapıldığı 1955 tarihine kadar 20 yıllık zilyetlikle iktisap süresinin dolmaması nedeniyle) ... adına tesciline karar verilmesi gerekir.
Müdahil ... Yetişecek ise tespitten sonra taşınmazı satın aldığını öne sürerek davaya katıldığına göre, tespitten sonraki nedenlere dayalı olarak açılacak davanın genel mahkemelerde görülmesi gerektiği, diğer bir anlatımla ... Mahkemesinin görevi dahilinde bulunmadığı, görevin kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında re"sen dikkate alınması gerektiği göz önüne alınarak müdahil..."nın davası yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kuruması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacılara ayrı ayrı iadesine,
20.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.