13. Hukuk Dairesi 2016/6196 E. , 2019/2795 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıdan ... plaka sayılı ... marka 1994 model aracı 23.09.2002 tarihinde 11.400 USD bedel karşılığında satın aldığını, ancak ... 2. Noterliğinin 23.09.2002 tarih ve 016220 yevmiye nolu satış işleminde kasko bedeli 11.090.000.000-TL’nin satış bedeli olarak gösterildiğini, bununla birlikte 600 USD satış masrafı yaptığını, aracı 27.10.2005 tarihine kadar kullandığını, ancak davalının kendisini arayıp dava konusu aracı elden çıkarıp başkasına satmasını söylemesi üzerine durumdan şüphelenip araç hakkında araştırma yaptığını ve neticede aracın kaçak olduğu ve polis tarafından arandığı bilgisine ulaştığını, bunun üzerine durumu polise haber verdiğini ve aracın zapt edilerek ... Gümlük Müdürlüğüne teslim edildiğini, failler hakkında ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinde resmi evrakta sahtecilik suçundan dava açıldığını, ağır hastalığı olmasına rağmen kaçak olduğu iddiasıyla el konulan araç nedeniyle adli işlemler ile uğraşmak zorunda kaldığını, neticede aracın mülkiyetini de kazanamadığını, yaşadığı üzüntü nedeniyle hastane kontrollerine gidemediğini ileri sürerek; 11.090.00-TL"nin 23.09.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, 3.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında verilen ıslah dilekçesi ile talebini 22.700,00-TL"ye yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 19.700,00-TL"nin 27.10.2005 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebine ilişkin davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanunu"nun 214. (BK 189) ve devamı maddelerinde düzenlenen, zapta karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Satım sözleşmesinde satıcının zapta karşı tekeffül borcunu düzenleyen TBK"nun 214. maddesinde, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada var olan bir hak dolayısıyla, satılanın tamamı veya bir kısmı bir 3. kişi tarafından alıcının elinden alınırsa satıcının, bundan dolayı alıcıya karşı sorumlu olduğu açıklandıktan sonra, devamındaki maddelerde de bu yükümlülüğün koşulları ve zararın kapsamı konusunda açıklamalar getirilmiştir. TBK"nun 217. maddesinde (BK 192) "satılanın tamamı alıcının elinden alınmışsa, satış sözleşmesi kendiliğinden sona ermiş sayılır ve alıcı satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir" yazıldıktan sonra aynı maddenin (1) bendinde de "satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünlerin değeri indirilerek, ... olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesini isteyebilir" yazılıdır. Aynı yasa maddesinin devam eden bentlerinde de alıcının talep edebileceği diğer hakları sıralanmıştır. Anılan yasa maddeleri hükmünce satıcı kusursuz olsa dahi aracın zaptedilmesinden dolayı alıcı (davacı)ya karşı sorumludur. Somut olayda, davacının 23.09.2002 tarihli araç satış sözleşmesi ile davalıdan satın aldığı aracın yasal olmayan yollarla ülkeye sokulması nedeniyle 27.10.2005 tarihinde mahkeme kararı ile zapt edildiği uyuşmazlık konusu değildir. Yukarıda bahsedilen hükümler ışığında, mahkemece, aracın satış sözleşmesinde yazılı satış bedeli üzerinden hüküm kurulması gerekirken, bilirkişi marifetiyle belirlenen aracın el koyma tarihindeki rayiç değerine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, üçüncü bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, aşağıda dökümü yazılı 16,70 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, peşin alınan 337,00 TL harcın istek halinde davalıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.