10. Hukuk Dairesi 2019/862 E. , 2019/7593 K.
"İçtihat Metni" ... adına Av. ... ile 1-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı adına Av. ... 2-... Mirasçıları a-... b-... 3-... Mirasçıları a-... b-... adına velayeten ... c-... d-... e-... 4-... Mirasçıları a-... b-... c-... d-... e-... f-... g-... 5-... Mirasçıları a-... b-... 6-... 7-... 8-... 9-... 10-... 11-... 12-... 13-... 14-... 15-... 16-... 17-... 18-... aralarındaki dava hakkında İstanbul 21. İş Mahkemesi"nden verilen 17/04/2018 günlü ve 2017/9-2018/305 sayılı hükmün, davalı Kurum ile davalılardan ..., ..."nın vasisi ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Tebligat Kanunu"nun 10. maddesine eklenen ikinci fıkrasında gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir. Muhatabın adresi davacı tarafından bildirilecek ve normal tebligat çıkarılacaktır. Bildirilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi veya başka bir adresi olması arasında fark bulunmamaktadır. Bildirilen adrese çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, tebligat, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanunu"nun 21/2. maddesine göre çıkarılacaktır. Tebligat Kanunu"nun 10/2 ve 21/2. maddelerini farklı şekilde yorumlayarak başka adresi bilinmediği gerekçesiyle muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya 21/2. maddeye göre tebligat çıkartılması doğru olmaz. Bu davranış Anayasa"nın 36. maddesine aykırı olur ve muhatabın savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir. Hem yasa metninde, hem yasanın uygulanmasını gösteren yönetmelikte ve hem de madde gerekçesinde muhatabın sadece adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin bilinen adres olarak bildirilmesi halinde doğrudan doğruya Tebligat Kanunu"nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılacağı açıklamasına yer verilmemiş, bilakis bildirilen adrese tebligat yapılamaması halinde 21/2. maddeye göre tebligat yapılacağı önemle vurgulanmıştır. Adres kayıt sistemindeki adres, tebligat yapılamayacağı açıkça anlaşılan bir adres olmadığı için öncelikle normal bir tebligat çıkartılarak, Tebligat Kanunu"nun 21/1. maddesinde ve Tebligat Yönetmeliği"nin 30. maddesinde muhatap lehine olan araştırmaların yapılarak tebligatın kendisine ulaşması ve bilgilendirme işleminin yerine getirilmesi gerekir.
1- Eldeki dava dosyası incelendiğinde, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’e gıyabi hükmün usule aykırı biçimde Tebligat Kanunu 35. maddesine göre yapıldığı, davalılar ..., ... ve ...’na yapılan gıyabi tebliğin usule aykırı olarak Tebligat Kanunu’nda belirtilen ibareleri taşımadığı, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’nın yokluğunda verilen gıyabi hükmün ise, hayatın olağan akışı içinde anılan davalıların tamamının bir arada oturmasının mümkün bulunmamasına ve hepsine aynı adreste yapılan tebliğin, gelini sıfatıyla bir kişiye tebliğ edildiği görüldüğünden anılan tebliğler usulsüz ve geçersizdir.
2- Temyiz tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434. maddesi ile ilgili 25.01.1985 gün ve 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı hükmü gereğince, temyiz isteği, dilekçenin temyiz defterine kaydettirildiği tarihte yapılmış sayılır ve temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Temyiz harç ve giderlerinin ödenmemiş veya eksik ödenmiş olduğunun sonradan anlaşılması durumunda, karar veren hakim tarafından yedi günlük kesin süre tanınarak, bu süre içerisinde ödenmesi veya eksikliğin tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı temyiz edene yöntemince ve yazılı olarak bildirilir. Ancak, temyiz harcının mahkeme kalemince hesaplanıp temyiz edenden istendiği halde süresinde ödenmediği belgelendirilmiş ise temyiz isteğinin reddi gerekir.
Eldeki davada, yukarıda sözü edilen kanun ve içtihadı birleştirme kararı hükmüne aykırı olarak, temyiz yoluna başvuran davalı ... tarafından temyiz dilekçesinin verildiği sırada ve yasal temyiz süresi içerisinde gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenmemiş, mahkemenin buna ilişkin çıkardığı muhtıraya dair tebligat ise adı geçenin mernis adresinde işyerinde daimi çalışana teslim ibaresiyle usule aykırı bir şekilde tebliğ edilmiştir.
Yukarıda anlatılanlar çerçevesinde, gıyabi hükmün adı geçen davalılara belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca usule uygun bir şekilde tebliği sağlandıktan, davalı ... içinse çıkarılan muhtıranın usule uygun tebliği sağlanıp, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun anılan maddesinde öngörülen prosedür işletildikten, şayet temyiz dilekçesinin reddi yönüne gidilirse davalıya tebliğ edilerek temyiz süresi geçtikten, temyizin süresinde yapıldığı sonucuna varıldığı takdirde ise doğrudan geri gönderilmek üzere, gönderilmek üzere, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 17/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.