11. Hukuk Dairesi 2015/13085 E. , 2017/363 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi"nce verilen 18/02/2014 gün ve 2012/156 - 2014/18 sayılı kararı onayan Daire"nin 28/05/2015 gün ve 2014/10168 - 2015/7222 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının taraflar arasındaki 01.06.2009 tarihli sözleşmeye göre yapımcılığını müvekkilinin üstlendiği televizyon dizisinde oyuncu olarak görev alacağını; davalının TV dizisinin ilk 39 bölümü için bölüm başına stopaj ve KDV hariç 35.923,07 TL alması konusunda anlaşıldığını, sözleşme kapsamında davalıya 428.750 TL avans ödemesi yapıldığını ve bu ödemeyle ilgili olarak da vergi dairesine 87.500 TL stopaj ödendiğini, sözleşmeye konu TV dizisinin çekimlerine başlanmasına rağmen henüz bir bölüm dahi tamamlanamadan yayıncı kuruluşun istemi üzerine dizi çekimlerinin durdurulduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında 01.06.2009 tarihinde imzalanan sözleşme"nin 14.04. maddesi uyarınca sözleşmenin, noter aracılığı ile feshedilmiş olduğunu, müvekkilince noter aracılığı ile gönderilen fesih beyanında, ödenen avansın sebepsiz kaldığı ve iadesi veya başka bir projede bu avansa karşılık davalının görev alması gibi hususların karara bağlanması adına toplantı isteminde bulunulduğunu, yapılacak toplantıya davalının katılmadığını ve herhangi bir ödemede de bulunmadığını ileri sürerek, ödenen toplam 516.250 TL"nin 15.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, taraflar arasında düzenlenen 01.06.2009 tarihli yapım sözleşmesinin davacı tarafından feshedilmesi nedeniyle ödenen avansın istirdadı istemine ilişkindir.
01.06.2009 tarihli sözleşmenin 14.04 maddesinde "yayın kuruluşunun yapım"ın yayına herhangi bir gerekçeyle son vermesi veya yapımcı ile yayın kuruluşunun karşılıklı mutabakatı ile yapımın yayına son verilmesi halinde veya her halükarda yapımcı"nın tek taraflı irade beyanını ortaya koyduğu andan itibaren 15 gün sonunda sözleşmenin feshedilmiş olacağı", sözleşmenin 14.05 maddesinde"de "işbu sözleşmenin yayıncı kuruluşun yayına herhangi bir gerekçeyle son vermesi ile fesholması durumunda, oyuncuya işbu sözleşmenin 13.03 maddesi uyarınca ödenecek avans/avanslardan kalan bakiyenin, oyuncunun yapımcılık görevini yine yapımcının üstleneceği herhangi bir yapım için alacağı bedelden mahsup edileceği" düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki sözleşme davacı tarafından, ... 33. Noterliği"nin 15.10.2009 tarih 49738 V. nolu ihtarnamesi ile feshedilerek, avansın iadesi veya davalının başka bir projede görev alması gibi hususlar görüşülmek üzere davalı 21.10.2009 tarihinde saat 14.00"de davacı adresine davet edilmiş, ihtarname davalıya 12.10.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir.
İhtarnamenin tebliği ile birlikte sözleşmenin feshedildiği hususu davalının da kabulünde olup, davalı tüm aşamalardaki savunmalarında 21.10.2009 tarihinde saat 14.00"de davacının adresine gittiğini, yetkili aradığını, bulamadığını bu konuda... ve ..."in tanık olarak dinlenmelerini talep etmiş, mahkemece davalı tanıkları dinlenmeden hüküm tesis edilmiştir.
Davalı tanıklarının dinleneceği hususlar maddi vakıalara ilişkin olup, davalının bu konudaki talebinin mahkemece reddi usul hükümlerine aykırıdır.
Bu halde davalı tanıklarının celbi ile davalı savunmasında bildirilen maddi vakıalar konusunda dinlenerek davalının temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşmediği, davanın erken açılıp açılmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu bu yöne ilişkin davalının temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin 2014/10168 esas, 2015/7222 karar sayılı 28.05.2015 günlü onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme istemininin kabulü ile Dairemizin onama ilamınının kaldırılarak yerel mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz onama ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 19/01/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve yapımcı/davacı ile icracı sanatçı/davalı arasındaki 01.06.2009 tarihli sözleşme gereği çekimine başlanan TV dizisinin dava dışı yayıncı kuruluş tarafından yayından kaldırılması nedeniyle feshedilmesi sonucu davalıya ödenen avans bakiyesinin iadesine ilişkin olarak kararlaştırılan "davalının, davacı tarafından gerçekleştirilecek bir yapımda oyuncu olarak yer alması suretiyle alacağı bedelden mahsup edileceğine" dair aynı sözleşmenin 14.05 maddesinin; 5846 sayılı FSEK 52 ve 80. maddeleri uyarınca yeni bir yapım hakkında sözleşme yapmak üzere taraflara karşılıklı yükümlülükler getiren hüküm niteliğinde bulunmasına, davacının bu hususta davalıya göndermiş olduğu ihtarnameye karşın, davalının bu öneriyi kabul ettiğine dair yazılı bir delil sunulmamış olması nedeniyle davacı bu öneri ile bağlı sayılmayacağından peşin ödediği bedeli geri isteyebilecek olmasına göre, Dairemizin 28.05.2015 tarih 10168/7222 sayılı onama kararı yerinde olduğundan, sayın çoğunluğun mahkeme kararının bozulmasına ilişkin görüşüne katılamıyorum.
KARŞI OY
Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi nedeniyle, davalıya ödenen avansın sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde iadesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamı uyarınca, 1.6.2009 tarihli sözleşme ile davalının, davacı yapımcı tarafından bir televizyon kanalı için gerçekleştirilecek 39 bölümlük bir televizyon dizisinde oyuncu sıfatıyla yer almayı, davacının ise yapımda bu suretle rol alan davalıya bölüm başına belli bir miktarda para ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, sözleşmenin 13. maddesi çerçevesinde davacının davalıya 428.750 TL tutarında net avans ödemesi yaptığı sabit ve uyuşmazlık dışıdır. Keza, yayıncı kuruluşun diziyi yayımlamaktan vazgeçmesi ve anılan kuruluşun davacı ile vardığı mutabakat nedeniyle, taraflar arasındaki 1.6.2009 tarihli sözleşmenin, davacı tarafından gönderilen ihbarnameden itibaren 15 günün geçmesiyle feshedilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü, taraflar arasındaki sözleşmenin feshi nedeniyle, davalının aldığı avansı iade etmesi gerekip gerekmediği, iade etmesi gerekiyorsa ifa zamanının belirlenmesi ile mümkündür.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 14.4. maddesinde sözleşmenin yapımcı tarafından haklı olarak feshedilmesinin koşulları, 14.5. maddesinde ise, somut olayda olduğu gibi, yayıncı kuruluş ile davacı yapımcının mutabakatı ile dizinin çekimlerinden vazgeçilmesi nedeniyle fesih halinde, davalının almış olduğu avansın iadesi koşulları düzenlenmiştir.
Açıklanan sözleşme hükümleri çerçevesinde, davacı yapımcının taraflar arasındaki sözleşmeyi feshinin, sözleşmede öngörülen halin gerçekleşmiş olması nedeniyle haksız fesih olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Ancak, yukarıda değinildiği üzere fesih nedenine bağlı olarak davalı akidin almış olduğu avans, sözleşmenin 14.5. maddesinde çok açıkça belirtilmiş olmakla, davalı oyuncunun, davacının gerçekleştireceği herhangi bir başka yapımdan alacağı ücrete mahsup edilecektir. Sözleşme ile saklı tutulan bu hak, sözleşmenin feshine karşın, sözleşmenin her iki tarafı bakımından da yekdiğerine karşı ileri sürülebilir mahiyette bir hak olarak hükmünü korumaktadır. Şu durumda, davalının, almış olduğu avansı, davacının gerçekleştireceği herhangi bir yapımda rol almak suretiyle iade etmesi gerektiği, iade borcunu mahsuben yerine getireceği açıktır. MK"nın 2. maddesi gözetildiğinde, davacının, davalının sanatçı kişiliğine uygun olarak önerdiği rolün davalı tarafından reddedilmesi, davalının ifadan vazgeçmesi yahut ifa bakımından temerrüde düşmesi hallerinde ise, ödenen avansın iadesinin istenmesi mümkündür. Bu nedenle, öncelikle, davacı yapımcının davalıya herhangi bir somut önermede bulunmaksızın avansın iadesini istemesi söz konusu söz konusu olmadığı gibi, bu halde davalının sebepsiz zenginleştiğinden de söz edilemez. Nitekim yerel mahkemece de hukuksal durum, karar gerekçesinde bu biçimiyle kabul edilmiş ve fakat davalının, davacının aynı zamanda fesih iradesini açıkladığı ihtarname ile iade borcu bakımından temerrüde düştüğünden bahisle iade hükmü kurulmuştur.
Dosya kapsamı itibariyle sabit olduğu üzere, davacı tarafından, davalıya somut bir yapım projesinde rol alması konusunda bir önermede bulunulmamıştır. Davacı tarafından, gönderilen fesih ihbarnamesiyle birlikte avansın iadesi koşulları hakkında görüşme talep edilmiş olması, soyut bir davet mahiyetinde olup 818 sayılı BK"nın 101. maddesi gözetildiğinde, henüz sözleşmenin feshi yürürlüğe girmediği için avansın iadesi bakımından muaccel bir hakkın varlığından dahi söz edilemeyecek bir zamanda gönderilen fesih ihtarı ile birlikte davalının iade borcu bakımından temerrüde düşürüldüğünden de söz edilemez. Şu halde, dava zamansız açılmış kabul edilmelidir.
Tüm bu nedenlerle, gerek yerel mahkeme kararı, gerekse de bu kararın onanmasına ilişkin daire kararı sözü edilen yasa ve sözleşme hükmüne göre yerinde olmadığından, davalı yan vekilinin haklı nedenlere dayanan karar düzeltme isteminin tümüyle kabulü ile dairenin onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulması gerektiği düşüncesindeyim. Bu itibarla Dairemizin mahkemenin kabulüne göre kararın eksik inceleme nedeniyle bozulması yolundaki karar düzeltme gerekçesine katılamıyorum.