
Esas No: 2015/2125
Karar No: 2015/2600
Karar Tarihi: 16.04.2015
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/2125 Esas 2015/2600 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, davalıya ait vinç ile müvekkilinin işlettiği boyahane fabrikasında çalışma yapılırken, vinç operatörünün dikkatsizliği ve tedbirsizliği nedeniyle meydana gelen kaza neticesinde, kaldırılmaya çalışılan bacanın devrildiğini ve bir takım zararlar meydana geldiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL"nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, bacanın ağırlığı konusunda müvekkilini yanlış bilgilendirdiğini, içerisindeki kurum ve atıklar nedeniyle bacanın ağırlığının artttığını, buna bağlı olarak meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının işlettiği fabrikada, davalıya ait vinç ile kaldırılmaya çalışılan bacanın, içindeki yapışan kurum ve atıklar nedeni ile görünenden daha ağır olması sebebi ile kaldırılamadığı ve yere devrilerek dava konusu zararın meydana geldiği, bu zararın meydana gelmesinde davacı şirketin ağırlık konusunda gerekli bilgileri yeterince vermediğinden ve çalışmaları yeterince denetlemediğinden %40 oranında, davalı şirketin ise çalışma yapan vincin kaldırma kapasitesini bildiği ve kaldırılacak malzemenin vincin kaldırma kapasitesinin üzerinde olmasına rağmen kaldırmaya çalışması nedeni ile %60 oranında kusurlu olduğu, meydana gelen zararın tutarının 33.358,00 TL olup, kusur oranı dikkate alındığında davalının bu zararın 20.015,00 TL"sinden sorumlu olduğu, ancak söz konusu zarar için dava dışı ...cı şirkete 38.988,00 TL ödeme yapıldığı, her ne kadar davacı bu ödemenin jest ödemesi olduğunu savunmuş ise de, sigorta şirketi hangi saikle olursa olsun zarar bedelini ödemekle sigortalının haklarına halef olduğu ve zarar verene karşı kendisinin talepte bulunma hakkını kazandığı, tazmini gereken bir zararın kalmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ve sigorta şirketi tarafından ödenen miktar gözönünde bulundurulduğunda, davanın 1.012,00 TL"si yönünden haksız olduğu sonucuna varılarak, davalı yararına 1.012,00 TL vekalet ücreti takdir edilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz istemi yönünden;
Katılma yolu ile temyiz isteminin ancak temyizi cevaplanan konulara karşı kullanılabilmesi olanaklı olup, davacı vekilince vekalet ücretine yönelik herhangi bir temyiz itirazı ileri sürülmemiştir. Davalının katılma yoluyla vekalet ücretine yönelik temyiz isteminin geçerli bir temyiz olarak kabulü mümkün bulunmadığından, davalı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmiştir.
.../...2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no"lu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.04.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.