19. Hukuk Dairesi 2014/10817 E. , 2015/1221 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av...le davalılardan ...AŞ.vek.Av...."ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... AŞ.arasında düzenlenen 14.03.2007 tarihli sözleşme ile müvekkiline araç kiralandığını, müvekkilinin ödemelerini 31.07.2008"de tamamladığını, davalı ... şirketinin mülkiyetin devri edimini yerine getirmediği gibi, müvekkili cezaevinde iken 30.06.2009 tarihinde kiralama konusu araca el koyarak diğer davalıya mülkiyeti devrettiğini, yapılan bu devrin yasalara uygun olmadığını, aracın mülkiyetinin nasıl devredildiğinin davalı ... şirketine sorulmasına rağmen bir sonuç alamadıklarını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL.nin tahsiline veya aracın mülkiyetinin müvekkiline devrine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... AŞ.vekili, davacının ödemelerini zamanında yapmadığını ve 15.07.2008 tarihli ihtarla da sözleşmeyi feshettiğini, bunun üzerine aracın müvekkilince ...Şti."ne satıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davaya konu ...plakalı aracın 14.03.2007 tarihli finansal kiralama sözleşmesi ile davalı ... AŞ.tarafından davacıya kiralandığı, davalının, davacı tarafça 15.07.2008 tarihli ihtarla sözleşmenin feshedildiğini savunduğu, davacının ise böyle bir ihtarname göndermediğini iddia ettiği, alınan 04.09.2013 tarihli grafoloji raporunda 15.07.2008 tarihli ihtardaki imzanın davacının eli ürünü olmasının kuvvetle mümkün ve muhtemel olduğunun belirtildiği gerekçeleriyle davalı şirket hakkındaki davanın sübut bulmadığından, davalı ... hakkındaki davanın ise pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargılama sırasında 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 13.06.2012 tarihli raporda, 15.07.2008 tarihli ihtarnamenin sol alt kısmındaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı belirtildiği halde aynı bilirkişi heyetince verilen 04.09.2013 tarihli raporda ise bahse konu imza ile "..." isim-soyisim yazısının davacının eli ürünü olmasının kuvvetle mümkün ve muhtemel görüldüğü belirtilmiştir.
Davacı vekili 04.09.2013 tarihli rapora gerekçelerini göstermek suretiyle itiraz etmiş ve Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını istemiştir. Bu durumda mahkemece Adli Tıp Kurumundan 15.07.2008 tarihli ihtarname altındaki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı konusunda ve dosyadaki raporlar arasındaki çelişkiyi giderici mahiyette bir rapor alınması, imzanın davacının eli ürünü olduğunun anlaşılması halinde ise davacı yanca 15.07.2008"den sonra da davalıya ödemeler yaptığı ve davalının da bu ödemeleri kabul ettiği iddia edilmiş olup, bu iddialarla ilgili davalı defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak 15.07.2008 tarihinden sonra da davacı yanca sözleşme gereği ödeme yapılıp yapılmadığı, hangi tarihlerde ne miktar ödeme yapıldığı hususlarında rapor aldırılıp bu tarihten sonra ödemeler yapılmış ve kabul edilmişse bu durumun feshin işleme konulmadığı ya da sözleşme ilişkisinin devam ettirildiği anlamına gelip gelmeyeceği hususları üzerinde durularak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 1.100.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.