11. Hukuk Dairesi 2015/12328 E. , 2017/302 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/04/2015 tarih ve 2014/1187-2015/273 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile ihbar olunan ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin murisinin ... A.Ş. ... Şubesi"ne, 100.000,00 DEM mevduatını vadeli olarak yatırdığını, bankaya el konulmasından sonra mevduatın ... ... Ltd. adlı banka hesabına aktarılmış ve ... mevduatlarının sigorta kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle ödenmediğini, ... A.Ş."nin, ... ... Ltd. adlı paravan kıyı bankasını kurarak ve iki bankanın tek elden yönetimi sağlanarak, suç işleme amacına yönelik olarak planlı ve kasıtlı işbirliği içinde, mevduat sahiplerinin ve müvekkilinin dolandırıldığını ve zarara uğratıldığını, zararın oluşmasına banka yönetiminin sebep olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin murisinin bankaya yatırdığı 100.000,00 DEM, 51.129,18 Euro’nun ½ hissesi olan 25.564,59 Euro’nun paranın bankaya yattığı tarih olan 22/05/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile müvekkilinin murisi tarafından yatırılan 100.000,00 DEM, 51.129,18 Euro’nun faiziyle tahsilini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı... A.Ş. vekili, husumet, yetki, zamanaşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden ve davacının daha fazla faiz getirisi elde etmek için seçtiği hesap türü ve parasını bu hesapları değerlendirmek üzere verdiği talimat ve müvekkili bankanın da davacının bu talimatına uygun gerçekleştirdiği bir havale işlemi bulunduğunu savunarak, esastan da reddini istemiştir.
Fer’i müdahil .... vekili, davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan .... vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisi .. ..."in devredilen ... A.Ş."nin ... Şubesi "ne 17/11/1999 tarihinde 100.000 DEM tutarında parayı yatırdığı, paranın .... hesabına havale edildiği, murisin dava tarihinden önce vefat ettiği, geriye iki mirasçısının kaldığı, terekenin iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, iştirakin çözülmediği, davacının sadece kendi payı için dava açtığını beyan ettiği, hesabın tamamı için dava açılmadığı, iştirak halinde mülkiyet kuralları gereğince miras şirketinin ( terekenin ) tümüne ilişkin davaların bütün mirasçılar tarafından birlikte açılması gerektiği, TMK’nın 640. maddesine göre mirasçılar arasında iştirak halinde mülkiyet hükümleri geçerli olup, mirasçıların tereke üzerinde tasarruf yetkilerini ancak oybirliğiyle kullanabilecekleri, davacının ise, terekenin tamamı için dava açmadığından dava dışı diğer mirasçının davaya muvafakati alınarak ve terekeye temsilci atanarak davaya devam edilmesinin mümkün olmadığı zira, terekenin tamamı için açılmış bir dava olmadığına göre muvafakat ile davanın yürütülemeyeceği, davacının sadece kendi payı için dava açtığını beyan etmekle beraber iştirak halinde mülkiyette her bir mirasçının üzerinde serbestçe tasarruf edeceği kendine ait belli bir payının bulunmadığı, dolayısıyla davacının sadece kendi belirli bir payı bulunmadığından ve iştirak de çözülmediğinden davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile ihbar olunan ... vekili temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan ... vekilinin 27/07/2015 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ihbar olunan ..."a karşı husumet yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı, mahkemece verilen kararda da anılanın ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterildiği ve aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediği anlaşıldığından, ihbar olunan ..."ın süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı gibi, ihbar olunanın hükmü temyiz etmekte hukuki yararı da olmadığından, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; Mahkemece davacının terekenin tamamı için dava açmadığı, bu nedenle dava dışı diğer mirasçının davaya muvafakatının alınarak ve terekeye temsilci atanarak davaya devam edilmesinin de mümkün olmadığı zira, terekenin tamamı için açılmış bir dava olmadığına göre muvafakat ile davanın yürütülemeyeceği, davacının sadece kendi payı için dava açtığını beyan etmekle birlikte iştirak halinde mülkiyette her bir mirasçının üzerinde serbestçe tasarruf edeceği kendine ait belli bir payı bulunmadığı, dolayısıyla davacının sadece kendi belirli bir payı olmadığından ve iştirak de çözülmediğinden aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davanın ileri sürülüş biçimi itibari ile tahsiline karar verilmesi istenen alacak davacının murisinin terekesi kapsamında olup, dosyada bulunan veraset ilamı gereğince murisin davacı dışında da yargılama sırasında davaya katılarak muvafakat verdiğini beyan eden ... isimli mirasçısının bulunduğu anlaşılmıştır.
TMK’nın 640. maddesine göre, mirasçılar arasında iştirak halinde mülkiyet hükümleri geçerli olup, mirasçılar tereke üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın diğer mirasçıların muvafakatlarının sağlanması veya TMK"nın 640/3 madde ve fıkrası uyarınca yetkili mahkemece terekeye temsilci tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekir. İştirak halindeki terekeye dahil bir hakka dayanarak mirasçılardan birinin sadece kendi payına yönelik olarak açtığı dava ise dinlenilemez. Somut olayda, davacı tarafından öncelikle kendi payına yönelik olarak dava açılmış ancak, yargılama sırasında bilirkişi raporu alındıktan sonra 23/01/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile miras bırakan tarafından davalı banka şubesine yatırılan paranın tümünün tahsili ile davanın diğer mirasçıya ihbarı talep edilmiş, diğer mirasçının da vekili aracılığıyla davacının işbu ıslah beyanına muvafakat ettiğini bildirmiş olması karşısında yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.