2. Hukuk Dairesi 2014/16926 E. , 2015/1253 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma ve Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı (kadın) tarafından, lehine hükmedilen nafakanın ve manevi tazminatın miktarları ile ziynetlere ilişkin talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı, cevap dilekçesinde davacıya düğünde takılan altınların bozdurulup müşterek konuta harcandığını kabul etmiştir. Bunların davacının rızasıyla da olsa bozdurulmuş olması, geri istenmemek üzere verildiği iddia ve ispat edilmedikçe koca geri verme borcu altındadır. Davalı bu yönde bir delil getirmediğine göre, davacının ziynetlere ilişkin talebinin kabulü gerekirken bu husus nazara alınmadan isteğin reddi doğru olmamış, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere (1.) bentte oybirliğiyle (2.) bentte oyçokluğuyla karar verildi.09.02.2015(Pzt.)
Dava konusu edilen ziynet eşyalarının, evlilik birliği içerisinde düğün masrafları ve müşterek ihtiyaçlar için davacının da bilgisi ve onayı dahilinde bozdurulup harcandığı davalı koca tarafından kabul edilmiştir. Mahkemece ziynet eşyalarına yönelik davanın reddine karar verilmiştir. Düğün sırasında takılan takılar eşlerden hangisine takılmışsa onun kabul edilmelidir. Öte yandan evlilik birliği içerisinde düğün masrafları ve müşterek ihtiyaçlar için bozdurulup harcanan ziynet eşyalarının davacı kadının rızası ile bozdurulduğunun kabul edilmesi gerekir.
Türk Medeni Kanununun 186/3. maddesine göre “Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar.” Türk Medeni Kanunu prensip olarak kadın erkek eşitliğini kabul etmiş bu nedenle de “eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılacaklarını” hüküm altına almıştır. Öte yandan “Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.” (TMK. md. 185/3)
Türk Medeni Kanunun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesine göre “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Somut olayda ispat yükünün davalıda olduğuna ilişkin özel bir düzenleme yoktur. Bu nedenle ispat yüküne ilişkin genel kuraldan ayrılmayı gerektirecek bir sebepte bulunmamaktadır.
Düğünde takılan ziynet eşyaları ve takılar kadına ait olup kişisel eşya niteliğindedir. Ziynet eşyaları nitelik itibariyle rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev"i dendir. Bu sebeple nitelikleri itibariyle kadında bulunduğu karine olarak kabul edilir. Olağanın aksini iddia eden ispatla yükümlüdür. Niteliği itibariyle davacı kadında bulunması gereken ziynet eşyalarının aile içerisinde ihtiyaç duyulması halinde bu eşyaları elinde bulunduran eşin rızası ile bozdurulması olağan olandır. Bu durum Türk Medeni Kanunun 185/3 ve 186/3 maddeleri gereğince davacı eş için aynı zamanda bir yükümlülüktür. Bu sebeple somut olayda ispat yükü davacı kadına aittir. Davacı kadının kendisine ait ziynet eşyalarının rızası dışında ve iade şartıyla elinden alınıp bozdurulduğunu ispat etmesi gerekir. Davacı kadın evlilik birliği içerisinde malvarlığından rızasıyla yaptığı katkıyı geri isteyemez. Davacı kadının bu katkıyı kendisine ait ziynet eşyalarını bozdurarak yapmış olması sonucu değiştirmez. Türk Medeni Kanununun 186/3. maddesinin somut olayda uygulanmamasını gerektirecek bir hukuki gerekçede yoktur.
Toplanan delillerle davacı iadesini talep ettiği ziynetlerin geri verilmek üzere veya rızası dışında elinden alınarak bozdurulduğunu ve kendisine iade edilmediğini yemin dışındaki delillerle kanıtlayamamıştır. Davacı kadının yemin deliline de dayandığı anlaşılmaktadır. O halde davacı (kadın)"a karşı tarafa yemin teklif edip etmeyeceği sorulmalı ve teklif edilmesi halinde, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 227. ve devamı maddeleri gereğince işlem yapılarak sonucu uyarınca karar verilmek üzere hükmün bozulması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun bu yöne ilişkin bozma gerekçesine katılmıyorum.