11. Hukuk Dairesi 2015/14773 E. , 2017/217 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi"nce verilen 20/11/2014 gün ve 2014/377 - 2014/360 sayılı kararı ONAMA Daire"nin 17/06/2015 gün ve 2015/3221 - 2015/8449 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı tarafından tanzim edilen 11/02/2013 - 11/02/2014 vadeli 3463217 sayılı Gelir Koruma Sigortası Poliçesi kapsamında sigortalandığını, mezkur poliçe ile davalı sigortacı tarafından da müvekkilinin 30.000,00 TL istek dışı işsizlik ve geçici iş görmezlik teminatları kapsamında sigorta himayesi altına alındığını, müvekkilinin sigorta poliçesi meriyette iken ... Yapı Malzemeleri A.Ş. adlı işyerinde çalıştığı sırada, adı geçen işyerinin 18/07/2013 tarihinde kapanması üzerine iş akdinin fesih edildiğini ve bu tarihten itibaren müvekkilinin işsiz kaldığını, davacının, davalı sigorta şirketi nezdinde yapmış olduğu başvuruya karşılık "sigorta sözleşmesi yapılırken sigortalı tarafından bilinen veya bilinmesi gereken nedenlere bağlı işsizlik" gerekçe gösterilerek red edildiğini, davalının tazminat talebinin red etmesinin hiç bir hukuki geçerliliğinin bulunmadığını ileri sürerek, 30.000,00 TL tutarındaki tazminat alacağının 22/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK 440 maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Dava, Gelir Koruma Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 11.02.2013 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli Gelir Koruma Sigorta Poliçesi düzenlenmiş olup, Poliçe Özel Şartlarının 5.3.2. d. maddesinde "sigorta sözleşmesi yapılırken sigortalı tarafından bilinen veya bilinmesi gereken nedenlere bağlı işsizlik" teminat dışında bırakılmıştır.
Dosya içeriğinden, davacının "Kurumsal Kontrat ve Sözleşme Müdürü" olduğu Praktiker isimli işvereni tarafından 07.02.2013 tarihinde . ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/21 esas sayılı dosyasında iflas erteleme talebinde bulundukları, şirketin ekonomik buhran yaşadığı, zarar eden mağazalarının kapatılmasının zorunlu olduğu, zararların telafi edilebilecek düzeylerin çok üzerinde bulunduğu konularında 11.02.2013 tarihinde şirket çalışanlarına bildirimde bulunulduğu, keza "...." ve "sondakika.com.tr." isimli internet sitelerinde de 12.02.2013 tarihinde yayımlanan haberlerle, işverenin Türkiyedeki 9 mağazasını kapatarak ülkeden çıkacağı, iflas erteleme isteminde bulunulduğu haberleri yayımlanmıştır.
Davacının çalıştığı, ... isimli şirketteki pozisyonuna göre, poliçe tanzim tarihi itibari ile işveren şirketin durumunu ve kendisinin işsiz kalacağını bildiği, bu hususun poliçe düzenlenmesi sırasında davalı sigorta şirketinden saklandığı dosya kapsamı ile anlaşılmakta olup, bu hal Poliçe Özel Şartlarının 5.3.2. d. maddesi gereğince teminat dışında kaldığından davalının temyizi isteminin kabulü ile kararın davalı yararına bozulması gerekirken yazılı şekilde onanmış olduğundan, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 17.06.2015 gün 2015/3221-8449 sayılı onama kararının kaldırılarak yukarıda açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenle davalının diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, (2) no.lu bentte açıklanan nedenle karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 17.06.2015 gün ve 2015/3221-8449 sayılı onama kararının kaldırılarak kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin ve karar düzeltme harcının istek halinde davalıya iadesine, 12/01/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(M) (M)
KARŞI OY
Dava, gelir koruma sigorta poliçesine dayalı tazminat davasıdır.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin, çalıştığı şirketin iflasına karar verilmesi nedeniyle feshedildiği ve bu hususun istek dışı işsizlik ve geçici işgörmezlik teminatı kapsamında olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmış, karar düzeltme istemi sayın çoğunlukça yazılı gerekçelerle kabul edilerek mahkemenin kararı bozulmuştur.
Taraflar arasında 11.02.2013 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli "Gelir Koruma Sigorta Poliçesi" düzenlenmiştir. Poliçenin Özel Şartlar 1. maddesine göre, istek dışı işsizlik sigorta konusu ve kapsamındadır. Teminat dışı haller 5. maddede düzenlenmiş, 5.3.2.d maddesinde sigorta sözleşmesi yapılırken sigortalı tarafından bilinen veya bilinmesi gereken nedenlere bağlı işsizlik 5.3.2.e maddesinde sigortalı iş sözleşmesinin işveren tarafından ilgili mevzuata veya iş sözleşmesine göre haklı veya geçerli nedenlerle feshedilmesi teminat dışı haller kapsamında sayılmıştır. 3.3.1. maddede, istek dışı işsizlik teminatı sigortalının bir işyerinde çalışırken, istem dışı olarak, herhangi bir kasıt ve kusuru olmaksızın işsiz kalması hali olarak tanımlanmıştır. Davacıya, çalıştığı işyeri tarafından 19.07.2013 tarihinde tebliğ edilen iş akdinin fesih bildiriminde, şirketin 16.07.2013 tarihinde iflasına karar verilmiş olması, fesih nedeni olarak gösterilmiştir.
Davacının iş akdinin feshinden sonra talep ettiği işsizlik sigorta tazminatı, 22.07.2013 tarihli yazı ile, sigorta sözleşmesi yapılırken, sigortalı tarafından bilinen veya bilinmesi gereken nedenlere bağlı olarak işsizliğin gerçekleştiği ve teminat dışı hal bulunduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, poliçe 11.02.2013 tarihinde düzenlenmiş olup, başlangıç saati öğlen 12.00"dir. 18.07.2013 tarihinde davacının çalıştığı .... Yapı Malz. A.Ş. tarafından ilgili makamlara açıklama yapılmış ve 11.02.2013 tarihinde saat 21.45"te yönetim kurulu başkanının Türkiye"de finansal zorluk içinde olunduğu ve yeniden yapılandırma süresine girildiğini açıkladığı ve 12.02.2013 saat 18.58"de çalışanlara, iflas erteleme talebinde bulunulduğu açıklanmıştır. Gelir Koruma Sigorta Poliçesi başlangıç tarihi ve saati, bu açıklamalardan önce olduğu gibi, henüz iflas kararı yokken tanzim edildiğinden, sigortalının poliçe tanzim edilirken bildiği veya bilmesi gerektiği nedenlere bağlı bir işsizliğin sözkonusu olduğu ve bu nedenle teminat dışı bir hal bulunduğu söylenemez. İş akdi feshedilirken iflas nedeniyle feshedilmiştir. Poliçe tanzimi sırasında ise iflas kararı verilmiş değildir, aksine iflas erteleme talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Poliçe tanzim edilirken iflas kararı verilip verilmeyeceği de belli değildir. Teminat dışı olması için, işsizliğin nedeninin, sözleşme yapılırken bilinmesi veya bilinmesi gerekmesi şarttır. Bu husus kanıtlanamamış, istek dışı işsizlik, istem dışı ve herhangi bir kasıt ve kusuru olmaksızın işsiz kalma olarak tanımlandığına göre, davacının kasıt ve kusuru olmaksızın istek dışı işsiz kaldığı da sabit olmuştur. Sigortalının iş sözleşmesinin işveren tarafından ilgili mevzuata veya iş sözleşmesine göre haklı ve geçerli nedenlerle feshedilmesi hali de teminat dışı olup, buradaki haklı ve geçerli neden, işçinin kusuru veya kastına dayalı bir fesihtir. İşverenin iflas hali bu madde kapsamına da girmemektedir. İş Hukuku kapsamında, işverenin iflası, iş sözleşmesinin feshi için geçerli neden sayılabilir. Ancak poliçe özel şartları bakımından işverenin iflası, haklı ve geçerli bir nedenle iş sözleşmesinin feshi ve teminat dışı hal değildir, istek dışı işsizlik tanımı kapsamındadır ve teminat dahilindedir.
Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne dair yerel mahkeme kararını onayan Dairenin kararına karşı davalı vekilinin karar düzeltme talebinin reddi gerektiğini düşünüyor ve aksi yöndeki sayın çoğunluk kararına katılmıyoruz.