
Esas No: 2015/16008
Karar No: 2016/5881
Karar Tarihi: 14.12.2016
Uyuşturucu madde ticareti yapma - Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma - Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2015/16008 Esas 2016/5881 Karar Sayılı İlamı
20. Ceza Dairesi 2015/16008 E. , 2016/5881 K.
"İçtihat Metni"
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : a)Uyuşturucu madde ticareti yapma
b)Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hükümler : a)Mahkûmiyet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan; sanıklar ..., ..., ..., ... ve... haklarında
b)Tedavi ve denetim; Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan; tüm sanıklar hakkında
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1)Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında "Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma"suçundan verilen kararlara yönelik yapılan temyiz incelemesinde:
Dairemizce de benimsenen ... Ceza Genel Kurulu"nun 20.03.2012 tarihli ve 2011/785-2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan dolayı, TCK"nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanun"la eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle,
itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin mahkemesine gönderilmek üzere ... Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,
2)Sanık ... hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Hükümden sonra UYAP aracılığı ile MERNİS"ten çıkarılarak dosyaya konulan nüfus kaydında sanığın 28.12.2014 tarihinde öldüğü belirtildiğinden, sanığın ölüp ölmediği kesin olarak belirlenip sonucuna göre, 5237 sayılı TCK"nın 64. maddesi uyarınca hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin, CMUK"nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,
3) Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında "Uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Anayasa"nın 141/3 ve CMK 230/1. maddeleri gereğince, hükmün gerekçe bölümünde sanıkların lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, bu kapsamda hangi sanıkların hangi tarihte kimle ne şekilde telefon konuşması yaptığının ve bu konuşmaların gerçekleşen somut olay ve olgularla bağlantısının gösterilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi, ulaşılan kanıya göre sanıkların sabit kabul edilen fiilleri açıklanarak bunun nitelendirilmesi, sonucuna göre sanıkların hukuksal durumlarının saptanması gerektiği gözetilmeden, yetersiz ve soyut gerekçe ile hüküm kurulması,
2-Temel cezanın alt sınırın üzerinde tayin edilmesinin somut nedenleri dayanakları ile birlikte açıklanmadan; “suçun işleniş şekli, suç sebep ve saikleri, hak ve nesafet kuralları, sanığın kastının yoğunluğu, suçun devam ettiği süre nazara alınarak” biçimindeki gerekçe ile sanık ... hakkında 10 yıl hapis ve 6000 gün adli para cezası, “suçun işleniş şekli, suç sebep ve saikleri, sanıkların sosyal ve ekonomik durumları, sanıkların kastlarının yoğunluğu da gözetilerek” biçimindeki gerekçe ile de sanıklar ..., ... ve Kazım Üstündağ haklarında 8"er yıl hapis ve 3000’er gün adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilerek, TCK’nın 3/1 ve 61. maddelerinde öngörülen fiilin ağırlığı ve diğer ölçütlerle orantısız şekilde alt sınır çok aşılmak suretiyle, sanıklar hakkında temel cezanın fazla belirlenmesi,
3-Sanıklar ... ve ... hakkında koşulları oluştuğu halde TCK’nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması,
4-... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü"nce suç konusu uyuşturucu maddelerden alınan tanık numunelerin de müsaderesine, .... Adli Emanetinin 2012/458 sırasında kayıtlı, uyuşturucu veya uyarıcı madde içermeyen kenevir tohumunun ise iadesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumlarının yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
6-Gerekçeli karar başlığına suç tarihlerinin, sanıklar ... ve ... yönünden; 09.12.2012-28.12.2012, sanık ... yönünden; 28.12.2012, sanık ... yönünden; 16.01.2013-24.01.2013; sanık ... yönünden; 16.01.2013 olarak yazılması yerine sanık ayrımı yapılmaksızın tüm suç tarihlerinin “2012-2013” olarak yazılması,
7-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken tekerrüre esas alınan ilamların gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 58. ve 5275 sayılı Kanun’un 108/2.maddelerine aykırı davranılması,
8- 5271 sayılı CMK"nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Kanun"un 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, ödeme gücü bulunmayan sanıktan, yargılandığı suç nedeniyle baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii ücretinin alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi"nin 6.maddesine aykırı olarak, zorunlu müdafii ücretlerinin sanıklardan alınmasına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ... ile sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan CMK"nın 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA; sanıkların ceza miktarı yönünden CMUK"nın 326/son maddesi uyarınca haklarının saklı tutulmasına,
14.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.