Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/3327
Karar No: 2018/10074
Karar Tarihi: 16.10.2018

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2018/3327 Esas 2018/10074 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2018/3327 E.  ,  2018/10074 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ


    Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasının reddine dair verilen karar hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın makul süre tazminatına yönelik olarak kaldırılmasına, faydalı masraf giderlerine ilişkin istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen hükmün duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen 16.10.2018 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davalı vekili Av... geldi. Karşı taraf davacı vekili Av.... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00"e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı, taraflar arasında 22/01/2013 tarihli sözleşme düzenlendiğini, sözleşme süresi sonunda kiralananın tahliyesi istenilmediğinden, sözleşmenin zımnen yenilendiğini ve bir yıl daha aynı şartlarla uzadığını, davalı tarafın sezon başladıktan sonra sözleşmeyi haksız yere, hiçbir gerekçe göstermeksizin feshettiğini ve kiralanana girmesine izin vermediğini, kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu masraflar ile teslim edilmeyen eşyaların değerinin 77.280,55 TL olduğunun tespit edildiğini, haksız fesih sebebiyle iş ve gelir kaybına uğradığını belirterek faydalı ve zorunlu masraflara karşılık olarak 77.280,55 TL ile haksız ve hukuka aykırı feshinden kaynaklanan şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla fesih tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, kira sözleşmesinin süre sonunda kendiliğinden sona ereceğini, tazminat talebinin haksız olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin mahiyeti itibari ile ürün kirası sözleşmesi niteliğinde olup, 01/04/2013-31/10/2013 tarihleri arasındaki dönemi kapsadığı, taraflar arasında sözleşmenin 2014 yılı için örtülü olarak devam ettiğine ilişkin her hangi bir bulgu mevcut olmadığı, sürenin bitimi tarihi itibari ile sözleşmenin son bulduğundan davalı tarafın, davacının 2014 yılı sezonunda mecuru işletememesinden dolayı uğradığı zararı tazmin etme yükümlülüğü bulunmadığı, davacı tarafça mecura zorunlu ve faydalı masraflar yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar veren Bölge Adliye Mahkemesince; faydalı gider yapılan yerin beş yıldızlı otelin hamam, sauna ve kuaför bölümü olduğu, davacının faydalı imalatına ilişkin kira sözleşmesinde herhangi bir hüküm bulunmadığı gibi davacı kiracı tarafından kiralanana ilk girişte yapılan tadilata ve masraflara ilişkin herhangi bir fotoğraf, fatura veya başkaca bir yazılı belge sunulmadığı, öte yandan davacının ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre dahi davacının ticari defterlerinden de faydalı masraf yapıldığına ilişkin bir bilgiye ulaşılamadığı anlaşıldığından, davacının faydalı imalat bedelinin tahsiline ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmediği, davacının makul süre tazminatına ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde ise taraflar arasında 22.01.2013 imza, 01.04.2013 başlangıç, 31.10.2013 bitiş tarihli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, Mahkemece sözleşme hasılat kirası olarak değerlendirilmiş ise de hasılat kirasından söz edebilmek için kiralananın demirbaşları ve işletme ruhsatı ile birlikte kiralanması gerektiği, sözleşmede kiralananın işletme ruhsatı ile kiralandığına dair bir düzenleme bulunmadığı gibi böyle bir iddia da olmadığı, öte yandan hasılat kirası olsa dahi TBK"nun 367. maddesi gereği kiraya veren tarafından sözleşmenin feshine ilişkin ihtar çekilmesi gerekmekte olup davalı kiraya veren tarafından böyle bir ihtarname sunulmadığı, ayrıca davalı vekilinin Turizm Teşvik Kanunu"nun 11. maddesi gereğince, sözleşmenin süre sonunda sona erdiğini bildirmiş ise de ilgili Yasanın turizm sektöründeki istisna, muafiyet ve haklardan yararlanmak için düzenlenmiş olup çatılı işyeri olduğu anlaşılan kiralananın tahliyesinin TBK"nun 339 ve devamı maddelerine tabi olduğu, buna göre sözleşmenin 31.10.2013 tarihinde bitmiş olup taraflarca feshedilmediğinden TBK"nun 347. maddesi gereği bir yıl süre ile uzadığı, davacının, davalının beş yıldızlı otel olan işyerinin hamam ve sauna kısmına kendisinin sokulmadığını iddia ettiği, davalının da, davacı kiracının sözleşmeyi haksız yere feshedip kiralananı tahliye ettiğini ileri sürmediği, davacının 12.04.2014 günü tespit isteminde bulunduğu, 16.04.2014 günü yapılan keşifte davacı kiracının malzemelerinin davalı kiraya veren tarafından tutanakla belirlenip kiralanandan başka bir yere konulduğunun otel yetkilisi tarafından belirtildiği, buna ilişkin tutanağın mahkemeye sunulduğu, bu durumda davalı kiraya verenin feshi haksız olup, davacı kiracının makul süre tazminatı isteyebileceği, bunun için mahkemece kar kaybının belirlenmesi gerektiği, kâr kaybı hesabı yapılırken davacı kiracının dava konusu kiralanan ile aynı vasıf ve özelliklere sahip başka bir taşınmazı aynı şartlarda ne kadar sürede kiralayabileceğinin bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek, bu süre ile sınırlı olarak kâr kaybı alacağına hükmedilmesi gerektiği, çözümlenmesi gereken ikinci uyuşmazlığın ise makul süre
    içinde hükmedilmesi gereken kar mahrumiyetinin nasıl hesaplanacağına ilişkin olup Mahkemece davacının defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği, buradan belirlenemiyorsa kiralananla ilgili esnaf, ticaret odalarına yazı yazılarak sözleşme tarihi ile sözleşmenin fesh edildiği tarih arasında sosyo-ekonomik yönden aynı çevrede açılan benzer yerlerin muhtemel cirosu, kâr oranı, işletme giderlerinin ciroya oranına ilişkin ayrıntılı bilgiler toplandıktan sonra bilirkişi marifeti ile bu veriler değerlendirilerek muhtemel aylık kârın tespit edilmesi ve dava konusu aynı vasıf ve özelliklere sahip başka bir taşınmazı aynı şartlarda kiralayabileceği makul süre kadar kâr kaybına hükmedilmesi gerektiği belirtilerek davacı vekilinin makul süre tazminatına ilişkin istinaf kanun yolu başvurusunun kısmen kabulüne, ...Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.06.2017 tarih ve 2016/42 Esas 2017/126 Karar sayılı kararının makul süre tazminatına yönelik olarak kaldırılmasına, dava dosyasının, Daire kararında belirtildiği üzere inceleme yapılarak bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesine iadesine, davacının faydalı masraf giderine ilişkin yapmış olduğu istinaf isteminin yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1-) HMK 353/l-a-6. maddesinde ise, ilk derece mahkemesince, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması halinde, esasa ilişkin inceleme yapılmadan kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verileceği düzenlenmiştir. İş bu dosyada, ilk derece mahkemesince tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, davaya dayanak yapılan kira sözleşmesi dosya kapsamına alınmış, mahkemenin 2014/14 D.İş sayılı dosyası incelenmiş, tarafların ticari defterlerinin ibrazı sağlanarak, bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılmış, tarafların tanıkları dinlenilmiş, tarafların delil olarak dayandıkları belgeler sunulmuş veya ilgili yerlere müzekkere yazılarak dosyaya kazandırılmıştır. Bu durumda ilk derece mahkemesince, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbirinin toplanmamış veya gösterilen delillerin hiç değerlendirilmemiş olmasından söz edilemez. Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353. maddesinde, bölge adliye mahkemesinin dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderme sebepleri tahdidi olarak sayılmıştır. Buna göre Kanunda sayılan geri gönderme sebepleri gerçekleşmediğinden dava dosyasının kararda belirtildiği üzere inceleme yapılarak karar verilmesi için ilk derece mahkemesine iadesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu durumda, istinaf başvurusu kabul edilmiş olmakla gerekirse Kanunun 353/1-b-3 maddesi uyarınca işin esasının, Bölge Adliye Mahkemesince, eksik delillerin toplanması ile dava dosyası incelenip karara bağlanması gerekirken, Kanun’da bulunmayan bir gerekçe ile dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    2-) Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenler ile davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 1.630 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 16/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi