
Esas No: 2016/2772
Karar No: 2016/5880
Karar Tarihi: 14.12.2016
Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2016/2772 Esas 2016/5880 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Yüksek Adalet Bakanlığı"nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükümlü ... hakkında ... 4.Asliye Ceza Mahkemesi"nce 03.03.2016 tarihinde 2015/652 esas ve 2016/159 sayılı kararı ile TCK’nın 191/1 ve 62/1.maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kararın kanun yararına bozulması talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 19.09.2016 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İncelenen dosyadan;
a) Şüpheli ... hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 13.05.2015 tarihli ve 2015/39614 soruşturma, 2015/2691 sayılı karar ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 191/3. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,
b) ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkarılan, tedavi ve denetimli serbestlik kararının icrası için 10 gün içinde başvuru yapması, aksi halde yükümlülüğü ihlal etmiş sayılacağı şerhini içerir tebligatın şüpheliye 29.05.2015 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, şüphelinin 10 günlük süre içinde ilgili müdürlüğe başvurmaması üzerine ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nün 02.07.2015 tarihli ve 2015/9578 DS sayılı kararı ile şüpheliye ait dosyanın kapatılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği,
c)... Cumhuriyet Başsavcılığı"nın 29.09.2015 tarihli iddianamesi ile şüphelinin, kamu davasının ertelenmesi kararı kapsamında denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulduğu, şüphelinin yasal süre içerisinde denetimli serbestlik tedbirinin infazı için başvurmadığı gerekçesiyle erteleme kararının kaldırıldığı ve şüpheli hakkında kamu davası açıldığı, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonucunda 03.03.2016 tarihli ve 2015/652 esas ve 2016/159 sayılı karar ile sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, « şüpheli hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nca verilen 13.05.2015 tarihli ve 2015/39614 soruşturma, 2015/2691 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak kamu davası açılabilmesi için şüphelinin erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi gerektiği, şüphelinin fiilinin ısrar olarak değerlendirilebilmesi için en az 2 kez ihtar yapılmış olması ve şüphelinin usulüne uygun 2 haklı ihtara rağmen davete icabet etmemesi veya başka herhangi bir şekilde haberdar olmasına rağmen ısrarla denetime uymaması gerektiği, buna karşın şüpheli hakkında ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nün çağrı kağıdının 29.05.2015 tarihinde tebliğ edildiği, şüphelinin tebliğe rağmen denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmediği, tek başına bu durumun ise ısrar olarak kabulünün mümkün bulunmadığı, bu kapsamda usulüne uygun yapılan ilk çağrıya uymayan şüpheli hakkında sonuçları da şerh edilmek sureti ile ikinci kez çağrı kağıdı çıkartılması, bu çağrıya da uymaması halinde ısrar şartının gerçekleşeceği ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak hakkında iddianame düzenlenmesi gerektiği, netice olarak şüpheli hakkında ısrar şartının gerçekleşmediği esasen kamu davası açılmaması gerekirken iddianame tanzim edilerek cezalandırılmasının talep edildiği, bu sebeple açılan kamu davası hakkında durma kararı verilerek, şüpheli hakkında hükmolunan denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, ... 4.Asliye Ceza Mahkemesi"nin 03.03.2016 tarihli kararının bozulması istenmiştir.
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 68. maddesi ile değiştirilen, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 191. maddesi ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan başlatılan soruşturmada, Cumhuriyet savcısı tarafından beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, Cumhuriyet savcısının, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyaracağı, kişinin, erteleme süresi zarfında, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ve uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde hakkında kamu davası açılacağı hükme bağlanmıştır.
İncelenen dosya içeriğine göre; şüpheli hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak kamu davası açılabilmesi için şüphelinin erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi gerekmekte olup şüphelinin fiilinin ısrar olarak değerlendirilebilmesi için en az 2 kez ihtar yapılmış olması ve şüphelinin usulüne uygun 2 haklı ihtara rağmen ısrarla denetime uymaması gerekir. ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nün çağrı kağıdı şüpheliye 29.05.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, şüpheli denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmemiştir, ancak tek başına bu durumun ısrar olarak kabulü mümkün değildir, usulüne uygun yapılan ilk çağrıya uymayan şüpheli hakkında sonuçları da açıkça belirtilmek suretiyle ikinci kez çağrı kağıdı çıkarılması, bu çağrıya da uymaması halinde ısrar şartı gerçekleşeceğinden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak iddianame düzenlenmesi gerekmektedir, şüpheli hakkında ısrar şartı gerçekleşmediği halde iddianame düzenlenerek cezalandırılması talep edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, açılan kamu davası hakkında durma kararı verilerek, şüpheli hakkında hükmolunan denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden; ... 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03.03.2016 tarihli ve 2015/652 esas ve 2016/159 sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun"un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı"na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na gönderilmesine,
14.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.