10. Hukuk Dairesi 2017/5060 E. , 2019/7160 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
No : 2017/1364-2017/1303
Mahkemesi : Manavgat İş Mahkemesi
No : 2014/774-2016/871
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı ve fer"i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı ve fer"i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacılar, murisleri ..."ün davalı iş yerinde 20.01.2009 - 25.05.2009 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etti.
II-CEVAP
Davalı ve fer"i müdahil Kurum vekilleri, davacının çalıştığı sürelerin kuruma bildirildiğini, bildirimi olmayan dönemlerde çalışmasının olmadığını iddia ederek, davanın reddini savunmuşlardır.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi, davacılar tarafından hizmet tespiti talebiyle açılan davada, davacı tanıklarının davacılar murisinin çalışmasını doğruladıklarından bahisle davanın kabulüne karar vermiştir.
B-BAM KARARI
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, usul ve esas açısından ilk derece mahkemesi kararını yerinde bulmak suretiyle; davalı ve fer"i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalılar vekilleri, davacılar murisinin çalıştığı kadar sürenin Kuruma bildirildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7. maddesi uyarınca, 01.10.2008 tarihi öncesi isteme ilişkin davanın yasal dayanağı mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10. ve 01.10.2008 tarihi sonrası isteme ilişkin davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleridir. 506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut davada; Davacılar murisleri ..."ün 20.01.2009 - 25.05.2009 tarihleri arasında davalı iş yerinde satış elemanı olarak çalıştığının tespitini talep etmiş, mahkemece yapılan araştırma ve dinlenen tanık beyanları neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Somut dosyada; Muris ..."ün hizmet cetvelinin incelenmesinden, davalı iş yerinden 25.05.2009 - 09.04.2010 tarihleri arasında bildiriminin olduğu, iş yerinin 25.05.2009 - 31.08.2010 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, ticaret sicil kayıtlarına göre davalı iş yerinin 29.02.2008 tarihinden itibaren faaliyette bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece öncelikle ilgili belediye başkanlığından davalı iş yerinin açılışı ile ilgili belgeler (ruhsat belgesi vs.), vergi dairesi müdürlüğünden vergi kayıtları ve mükellefiyet bilgileri sorularak celp edilmeli, davalı iş yerinin işe başlama tarihi net olarak tespit edilmeli, mahkemece re"sen komşu iş yeri tanığı araştırması yapılarak tespit edilecek tanıkların çalışma ile ilgili beyanları alınmalı, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı ve fer"i müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının HMK"nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.