10. Hukuk Dairesi 2017/5919 E. , 2019/7148 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No : 2017/349-2017/1303
Mahkemesi : Ankara 33. İş Mahkemesi
No : 2016/615-2016/492
Dava, İsviçre’den transferi yapılan ve ödenmeyen prim alacağından şimdilik 5000 İsviçre Frangının temerrüt tarihinden itibaren dövize uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki kur karşılığı Türk Lirası üzerinden tahsili istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
İsviçre’den transferi yapılan ve ödenmeyen prim alacağından şimdilik 5000 İsviçre Frangının temerrüt tarihinden itibaren dövize uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki kur karşılığı Türk Lirası üzerinden tahsili istemine ilişkindir.
II-CEVAP
SGK vekili, aleyhe hususları kabul etmeyerek, davanın reddini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince, “...Uyuşmazlığın çözümünde ispat yükü önem taşımaktadır. Davacı prim iadesinin yapılmadığını ileri sürmektedir. Kurum burada ödemeyi kanıtlamakla yükümlüdür. Nitekim ödeme yapılması için Ziraat Bankasına yazı yazıldığını ileri sürmüş ve bankaya yazılan yazıları sunmuştur. Ancak paranın Ziraat Bankası tarafından davacıya ödendiğine ilişkin yazılı kayıt sunulmamış, yapılan araştırmada da ödemeye ilişkin tespit yapılamamıştır. Banka ödeme yapılmadığı takdirde paranın kuruma iade edileceğini bildirmiştir. Davalı kurum davacıya iadesine karar verilen parayı ödediğine ilişkin yazılı belge sunamamıştır. HMK"nın 200.maddesi uyarınca dava değeri senetle ispat yükümlülüğü kapsamındadır. Eldeki davada da ödeme yazılı belge ile kanıtlanamadığından davanın kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...” denilerek,
“...Davanın kabulü ile,
1-5000 İsviçre Frank"ının davacıya ödendiği kanıtlanamadığından 5000 Frank"ın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Merkez bankasınca İsviçre Frank"ı üzerinden açılan bir yıllık mevduat faizine uygulanan en yüksek faiz uygulanmak üzere aynen ya da fiili ödeme günündeki TL karşılığına bankalarca mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..” kararı verilmiştir.
B-BAM KARARI
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince “...mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir...” denilerek,
“... Açıklanan nedenlerle;
1)Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK"nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,...” kararı verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, kısaca, 16.10.1997 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmeliydi gerekçesi ile,
Davalı Kurum vekili ise davacı sigortalının ödemesi yapılmıştır, daha ödenecek meblağ bulunmamaktadır, gerekçesi ile kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosya incelendiğinde; davacının 3201 sayılı yasa kapsamında borçlanma yaparak 20.09.1995 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, davalı Kurum tarafından 01.10.1995 tarihinden itibaren 8460 gün İsviçre hizmetlerinin borçlanması ve 720 gün askerlik borçlanması sonucu toplam 9180 prim ödeme gün sayısı üzerinden yaşlılık aylığı bağladığı,
Davacının 30.06.1995 tarihinde İsviçre sosyal güvenlik makamlarına kesin dönüş ve prim transferi beyan dilekçesi verdiği, 12.08.1996 tarihinde de davalı Kurum’a İsviçre’de çalıştığı sürelere ait belgeler sunarak İsviçre’deki hak ve menfaatlerinin tarafına verilmesi talebinde bulunduğu,
14.11.1996 tarihinde davalı Kurum’un “prim transferi için İsviçre Sosyal Güvenlik Merciine yazı yazıldığını, sonucunda davacıya ve Kurumlarına bilgi geleceği hakkında” bilgilendirme yazısı gönderdiği,
Kuruma girişi 20.08.1997 olan İsviçre sosyal güvenlik makamlarının 07.08.1997 günlü yazısı ile, davacının 1972-1995 tarih aralığı çalışmaları için 77943,85 İsviçre Frangının davalı Kurum’un (...)... nolu Ziraat Bankası ... Şubesi hesabına havale yapıldığı bilgisinin verildiği,
16.10.1997 tarihinde davalı Kurum’un, Bankanın 11.09.1997 tarihli bildirim yazısını ilgi tutarak, Ziraat Bankasına yazı ile, 77943,85 İsviçre Frangının (İsviçre sigorta kurumundan transfer olunan primler tutarı olduğu işaret edilerek) davacı sigortalı Halil Kaya’ya ödenmesi için talimat verdiği,
Davacının Davalı Kurum’a verdiği 26.08.2014 günlü dilekçesi ile tarafına transfer olunan primleri bankadan almadığını bildirerek primlerinin akibetini sorduğu,
Davalı Kurum’un, cevaben, 09.09.2014 günlü yazı ile, İsviçre’den transfer olan 77943,85 İsviçre Frangını tarafına ödenmesi için Ziraat Bankasına 16.10.1997 tarihinde talimat verildiğini, talimatın bir örneğinin tarafına gönderildiğini, halihazırda ödenecek meblağın bulunmadığı hususlarının belirtildiği,
Davacının 22.09.2014 günlü dilekçesi ile eşinin ve kendisinin okur yazar olmaması nedeniyle gelen yazıları okumadığını ve bankadan para çekmediğini bildirdiği,
Davalı Kurum’un 16.03.2015 günlü cevabi yazı ile, zamanaşımı nedeniyle belgelerin bulunmadığı, ödeme talebine karşılık yapılacak işlem olmadığının bildirilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İlk derece Mahkemesi, davalı Kurum’un ispat yükü altında olduğu ve parayı ödediğini ispat edemediğinden bahisle davanın kabulüne karar vermiş ise de verilen hüküm eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
Mahkemece, davacı okuma yazmasının olmadığını beyan ederek gelen belgeleri okumadığını bildirdiğinden, davacı murislerine bu husus sorularak, davacının gerçekten okuma yazma bilip bilmediği, bu tür resmi belge, mektup vs. gönderiler için murislerinin ne yaptığı, varsa ellerinde bu konu ile ilgili yazı ve belgelerin celbi ile Kurumun ödendiğini iddia ettiği tarih ile davacının prim transferi için verdiği dilekçesinin akibetini Kuruma sorması arasında yaklaşık 17 yıl gibi bir sürenin geçtiği de gözetilip, niçin bu kadar beklendiğinin sebepleri üzerinde durulmalı, davalı Kurum kayıtlarında ve banka ekstrelerinde paranın çekilip çekilmediğine dair kayıt ve belgelerin titizlikle araştırılmasının istenmesi, Ziraat bankasına müzekkere yazılarak geçmiş tarihli belgelerin imha mı edildiği, yoksa cevap verme süresinin mi dolduğu, hususları araştırılarak imha edilmeyen belge var ise istenmesi, veya banka kayıtları üzerinde gerekiyorsa inceleme ve araştırma yaptırılması, ayrıca banka kayıtlarında ulaşılabilen en son Kurum hesap ekstreleri getirtilerek böyle bir paranın yıllar itibariyle hesap ekstresinde devredip devretmediğinin yeniden titizlikle araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı mirasçılarına iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.