12. Ceza Dairesi 2019/4455 E. , 2019/8134 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : CMK"nın 231/11. maddesi uyarınca açıklanan TCK"nın 89/4, 22/3, 31/3, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Taksirle yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan yargılama sonucunda, TCK"nın 89/4, 22/3, 31/3, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince 4 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2011 tarihli ve 2010/237 esas, 2011/47 karar sayılı kararının 31.03.2011 tarihinde kesinleşmesine müteakip suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde 28.12.2012 tarihinde “Hırsızlık, Konut dokunulmazlığını ihlal ve kamu malına zarar verme” suçlarını işlediği ve Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçlardan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 14.05.2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin 06/10/2015 tarihli ve 2015/415-2015/653 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Olay tarihinde, mağdur ..."ın sevk ve idaresindeki aracıyla meskun mahalde, 8 metre genişliğinde iki yönlü asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, karşı yönden gelmekte olan suça sürüklenen çocuk sevk ve idaresindeki araç ile dosya kapsamında mevcut mağdur beyanlarına göre çok hızlı bir şekilde ve cadde üzerinde zikzak çizerek mağdur ..."a ait araca çarpması ve şikayetçi olmayan altı kişinin yaralanması ile sonuçlanan olayda; bilinçli taksir halinde TCK’nın 89/1. maddesi kapsamındaki yaralanma şikayete tabi olmasına rağmen, 89/2. maddesi kapsamındaki yaralanmanın aynı Kanunun 89/5. maddesi uyarınca şikayete tabi olmadığı, tüm bu belirlemelere göre, mağdurların kati raporları alınarak, yaralanmaların nitelikli olmasına göre, suça sürüklenen çocuğun TCK"nın 89/4 veya TCK"nın 89/1. maddesi kapsamında cezalandırılıp cezalandırılmayacağı konusunda bir değerlendirme yapılması gerekirken, suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Gerekçeli karar ve tefhim edilen kısa kararda, “Sanığın kusur durumu dikkate alınarak asgari haddi aşacak düzeyde fazla ceza tayinini gerektirir bir neden görüldüğünden” denildikten sonra asgari hadden ceza tayini suretiyle hükümde çelişki oluşturulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1-Türk Ceza Kanununun 50/3. maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş sanıkların bir yıl ve daha az süreli, diğer sanıkların ise otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde adli sicil kaydında sabıkasız olduğu anlaşılmakla, suç tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmamış olan ve daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen 4 ay 13 gün hapis cezasının, TCK"nın 50. maddesinin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
2-5237 sayılı TCK"nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden taksirle yaralama suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile suça sürüklenen çocuk hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
3-TCK"nın 89. maddedeki bütün hallerin şikayete tabi olsun veya olmasın CMK"nın 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, uzlaşma kapsamında olan suç hakkında soruşturma aşamasında CMK’nın 253. maddesi gereğince taraflar arasında uzlaştırma işlemleri gerçekleştirilmeden dava açıldığı, kovuşturma aşamasında mağdurların maddi ve manevi zarar taleplerinin olmadığını beyan etmelerine rağmen, aynı Kanunun 254. maddesi uyarınca bu eksikliğin giderilmediği anlaşılmakla, mahkemece CMK"nın uzlaşma başlıklı 253 ve 254. madde hükümleri uygulanmak suretiyle sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, uzlaşma işlemleri tamamlanmadan yargılamaya devamla, yazılı şekilde hüküm kurulması
Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının saklı tutulmasına; 04.07.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.