Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/22450
Karar No: 2018/9562
Karar Tarihi: 04.10.2018

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/22450 Esas 2018/9562 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2016/22450 E.  ,  2018/9562 K.

    "İçtihat Metni"

    .....
    Taraflar arasındaki alacak ve muhdesat aidiyetinin tespiti davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacılar; dava konusu taşınmazın bir kısmını haricen satın aldıklarını ve üzerine ev yaptıklarını, tapuda devralamadıklarını, davalı ... tarafından diğer ... aleyhine başlatılan icra takibi dosyasından alınan yetki ile açılan ortaklığın giderilmesi davasında ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiğini belirterek, 2 katlı ev ve bahçesi ile zirai muhtesatların bedeli ile taşınmazı satın alırken karşılığını alamadığı ediminin bedeli ve değişik iş dosyasında yapılan masrafların tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı ...; davacılarla arasında hiçbir sözleşme ve hukuki ilişki mevcut olmadığını, davalı olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, husumetin kendisine yöneltilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
    Davalı Hazine vekili; müvekkili kurumun dava konusu taşınmaz üzerinde diğer davalılar ile birlikte hissedar olduğunu, davalıların taşınmaz üzerinde hisselerine ilişkin tasarruflarda bulunduklarını, davalı şahıslarca yapılan bu tasarruflar nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararlardan yine bu davalıların sorumlu olacağını, davalı kurumun zararla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davacı tarafın talebinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece; dava konusu taşınmazın hisseli olduğu, ortaklığın satış suretiyle giderilmesi kararına istinaden yapılan ihale sonucu Maliye Hazinesine satışının yapılarak, Hazine adına tapuya tescil edildiği ve satış sonrası paraların hissedarlara paylaştırıldığı, satışın taşınmaz üzerindeki muhtesatlarla birlikte gerçekleştiği, dolayısıyla davacılara ait
    ....

    muhtesatların da bedellerinin satış parasına dahil olduğu, bu sebeple davacıların sahip olduğu muhtesat bedeli kadar davalıların zenginleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu taşınmazda krokide sarı renkle gösterilen kısımda kalan yapı ve ağaçların davacı ..."a, yine aynı krokide kırmızı alanda kalan kısımlardaki yapı ve ağaçların ise ..."a ait olduğunun tespitine, davacı ..."ın muhtesatları nedeniyle toplam 35.764,63 TL"nin davalılardan (bu miktarın 23.843,09 TL"sinden davalı Hazine"nin, 5.960,77 TL"sinden ..."in ve 5.960,77 TL"sinin de ..."in sorumluluğunda olmak üzere) tahsili ile davacı ..."a ödenmesine, Davacı ..."ın muhtesatları nedeniyle toplam 21.801,38 TL"nin davalılardan (bu miktarın 14.534,26 TL"sinden davalı Hazine"nin, 3.633,56 TL"sinden ..."in ve 3.633,56 TL"sinin de ..."in sorumluluğunda olmak üzere) tahsili ile davacı ..."a ödenmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, davaya konu taşınmaza, davacılar tarafından yapıldığı belirtilen muhtesatların aidiyetinin tespiti ve muhtesat bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
    Paydaşlığın giderilmesine konu olan taşınmaza, paydaşlar tarafından faydalı ve zaruri masraf yapılmış ise; bu masraf, diğer paydaşlardan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istenebilir.
    Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için, bir tarafın mal varlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. İade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir. Sebepsiz zenginleşme borçlusunun bu muhdesatın yapıldığı anda ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği ileri sürülemez. Ekonomik yönden zenginleşme ve fakirleşmenin, satış suretiyle taşınmazdaki ortaklığın giderildiği anda gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Daha açık deyişle, sebepsiz zenginleşme; satışın yapılıp bedelinin ödendiği tarihte gerçekleşir. İyileştirmeden doğan sebepsiz zenginleşme nedeniyle hükmedilecek miktar, iyileştirmenin satış tarihinde taşınmazın değerinde meydana getirdiği artış oranında olmalıdır.
    Buna göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sağlıklı olarak çözümü için izlenecek yol şöyledir: Konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla davacı tarafından yapılan faydalı giderlerin yapılmış ve yapılmamış olması halleri için ayrı ayrı olmak üzere taşınmazın ihale (satış) gününde ve aynı koşullarla satılmasından elde edilecek gerçek sürüm değeri belirlenmeli, bu şekilde elde edilecek değerler arasında bir fark meydana geldiğinde bunlar birbirine oranlanmalı, bu oran ihale ile yapılan satış bedeline uygulanarak, davacının yaptığı giderlerin ihale bedeline yansıma miktarı belirlenmeli, bulunacak bu miktardan davalının payına isabet eden miktara hükmedilmelidir.
    Dosyanın incelenmesinde; dava konusu taşınmaza davacılar tarafından oluşturulan muhtesatların bulunduğu, dava konusu taşınmazın muhtesatlarla birlikte ortaklığın giderilmesi yoluyla aynı zamanda paydaş olan davalı ... Hazinesine satıldığı, paydaşların bedelleri aldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise yansıma miktarının yukarıda açıklanan biçimde yapılmadığı, muhtesatların bulunduğu arz değerinin de hesaplamaya dahil edildiği, satış memurluğu tarafından tahliye emri gönderildiği, tahliye emrinin akıbetinin belirlenmediği görülmektedir.
    ....
    O halde mahkemece; davacıların taşınmazı tahliye edip etmediklerinin belirlenmesi, davaya konu taşınmazı kullanmaya devam ettikleri halde sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşmeyeceği nazara alınarak, davacıların bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığından bahisle hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine, aksi halde yukarıda açıklanan şekilde yansıma miktarının uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmesinin ardından oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



    ......

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi