10. Hukuk Dairesi 2019/4422 E. , 2019/7106 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2015/750-2016/114
Dava, sigortalılık başlangıç tarihinin, yurtdışında çalışmaya başladığı tarih olarak kabulüyle, borçlanılan sürelerin bu tarihten ileriye doğru götürülerek hesap edilmesi gerektiğinin tespiti, aksi yöndeki kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmının 2. paragrafında “müvekkilimin sigortalılığının 13.09.1983 sigorta başlangıcından tarihinden itibaren 1210 gün ileriye götürülerek hesap edilmesine” şeklinde talepte bulunulmuş, davacı vekilinin 18.12.2015 havale tarihli dilekçesiyle talebin zuhulen hatalı yazıldığı belirtilerek, taleplerinin asıl olarak “12.09.1983 sigorta başlangıç tarihinden itibaren 1210 gün ileriye götürülerek hesap edilmesine” şeklinde olduğu bildirilmiş, ancak mahkemece “Davacının borçlanmış olduğu 5210 günlük sürenin sigortalılığın başlangıç tarihi olan 13/09/1983 tarihinden başlatılarak ileriye doğru götürülerek hesap edilmesi gerektiğinin TESPİTİNE” şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Talep ve hüküm arasında çelişkiler olduğu anlaşıldığından borçlanılan gün sayısının ve davacı talebinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
2- 3201 sayılı yasanın 17/04/2008 tarih ve 5754 sayılı yasanın 79. maddesi ile değişik “Süre Tespiti ve Sigortalılığın Başlangıcı” başlıklı 5. maddesinde “(1) Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır. (2) Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür. (3) Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir. (4) Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir. (5) Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz. Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir...” hükmünü içermekte olup; yasanın anılan açık hükmü karşısında, 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılan yurtdışı hizmet borçlanmalarında esas alınan yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin, 3201 sayılı yasanın 5. maddesi hükmü uyarınca, ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere belirlenmesi; giderek, belirlenen ve borçlanılan bu süreler üzerinden yaşlılık aylığı bağlanması gerekecektir.
Yukarıda belirtilen açıklamalar ve benimsenen ilkeler kapsamında, uyuşmazlık konusu hususlar ile çelişkiler yeniden usulünce incelenip, yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.