2. Hukuk Dairesi 2015/12166 E. , 2016/3559 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet ve Mal Rejiminden Kaynaklanan Alacak
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından, davacı-davalı erkeğin boşanma davası, kusur belirlemesi, kadının reddedilen yoksulluk nafakası ile tazminat istekleri ve ... plakalı araçtan kaynaklanan mal rejimine dayalı alacak isteği yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dava dilekçesinde davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerinin gösterilmesi gereklidir (HMK m. 119/1). İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir (HMK m.187/1). Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hakim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz (HMK m. 25). Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez (HMK m. 141/l). Davacı-davalı erkek, ön inceleme aşamasına kadar, davalı-davacı kadının hamile olduğu konusunda yalan söylediği ve hakaret ettiği vakıalarını ileri sürmemiştir. Mahkemece, usulüne uygun şekilde ileri sürülmeyen ve dayanılmayan bu vakıalar esas alınarak davalı-davacı kadına kusur yüklenemez. Mahkemece davalı-davacı kadın ağır kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; toplanan delillerden davacı-davalı erkeğin birlik görevlerini yerine getirmediği, kadını birçok kez üzerine kapıyı kilitleyerek gece evde tek bıraktığı, çevrede kötü şöhretle tanınan arakadaşlarıyla zaman geçirdiği, davalı-davacı kadının ise müşterek konutu sık sık terketmeyi alışkanlık haline getirmek suretiyle birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda, davacı-davalı erkeğin, davalı-davacı kadına nazaran daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken; erkek tarafının boşanma davasının kabul edilmesinin de sonucu itibariyle doğru olduğundan kusur belirlemesi yönünden hükmün düzeltilmesi suretiyle aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Yukarıda birinci paragrafta açıklanan sebeplerle boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kadının erkeğe göre daha az kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu husus dikkate alınarak, davalı-davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi gereğince uygun miktarlarda maddi ve manevi tazminat ile boşanma sonucunda yoksulluğa düşeceği sabit olduğundan Türk Medeni Kanununun 175. maddesi uyarınca yoksulluk nafakası takdiri gerekirken; kadının ağır kusurlu olduğundan bahisle bu isteklerin reddi doğru bulunmamıştır.
3-Davalı-davacı kadın ... plakalı araç sebebiyle mal rejiminden kaynaklanan alacak talebinde de bulunmuştur. Mahkemece bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise hükmün kusura ilişkin gerekçesinin düzeltilmesi suretiyle yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.25.02.2016(Prş.)