10. Hukuk Dairesi 2017/1979 E. , 2019/6966 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
No : 2017/142-2017/321
Mahkemesi : Mersin 1. İş Mahkemesi
No : 2016/56-2016/265
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, davalı Kurumca yollanan ödeme emrinin iptalini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının talebini kabul etmeyerek, davanın reddini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Özetle; ilk derece mahkemesi tarafından verilen hükmün hukuka ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı kurum vekili kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu, 6183 sayılı Yasanın 35., mükerrer 35. ve 5510 sayılı Yasanın 108’inci maddesinin c bendi gereğince 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 88’inci maddesinde düzenlenmiştir.
Dava dışı ... Gıda Temizlik San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin davalı Kuruma olan 2014 yılı 11. ve 2014 yılı 12. aylarına ilişkin prim borçları nedeniyle davalı kurum tarafından ödeme emri gönderilen davacının, anılan şirketteki ortaklığını ve temsil görevini 08.12.2014 tarihinde devretmesi sebebiyle prim borçlarından sorumlu olmadığını ve ödeme emirlerinin iptalini için eldeki davayı açtığı anlaşılmakta olup; davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 88’inci maddesidir.
506 sayılı Yasa, öngörülen istisnaları dışında 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 106’ıncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup, anılan Kanunun 108. maddesi hükmü gereği 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve bu tarihten sonra tahakkuk eden prim borçları hakkında 5510 sayılı Kanunun 88/20’inci maddesi ile “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dâhil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur”şeklinde düzenlenme getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile tüzel kişiliği haiz özel kuruluşta görev yapan yönetim kurulu üyelerinin primlerin ödenmesinden işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları açıkça belirtilmiştir.
6183 sayılı Kanunun “Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu” başlığı altında Mükerrer 35/1. maddesi, “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.” Kanuni temsilcilerin sorumluluğu ile ilgili iki faklı kanunda ayrı ayrı düzenleme olsa da 5510 sayılı Kanun, 6183 sayılı Kanuna göre özel kanun olduğundan uygulama önceliği vardır. Mülga 506 sayılı Kanunda, sadece tüzel kişi işverenlerin üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri sorumlu tutulurken ve sorumluluk için tüzel kişiliği haiz işverenleri temsil ve ilzama yetkili olma unsuru aranırken, 5510 sayılı Kanun ile temsil ve ilzam yetkisi bulunsun veya bulunmasın şirket yönetim kurulu üyeleri de işveren ile birlikte müteselsil sorumlu tutulmuştur.
Madde 88/1 hükmüne göre “4"üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıları çalıştıran işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını ücretlerinden keserek ve kendisine ait prim tutarlarını da bu tutara ekleyerek en geç Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma öder”. Görüldüğü gibi kanun, primlerin ne zaman ödeneceğini belirlememiş, bu konuda Kuruma yetki vermiştir.
29.5.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan değişiklikle Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği madde 108’e göre işverenler, Kanunun 4 üncü ve 5 inci maddelerine tabi çalıştırdığı sigortalılara, sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalılara, 4857 sayılı İş Kanununun 7"nci maddesine göre iş görme edimini yerine getirmek üzere başka işverene geçici olarak devrettiği sigortalılara ilişkin primleri bu maddede öngörülen sürelerde öderler denilmiş, maddenin devamında ise 4/I-a sigortalıları yönünden primlerinin ödeme zamanı belirlenmiştir. Buna göre,
a)Ayın 1’i ile 30’u arasındaki çalışmaları karşılığı ücret alan sigortalılar için en geç belgenin ilişkin olduğu ayı izleyen ayın son gününe kadar,
b)Ayın 15’i ile müteakip ayın14’ü arasındaki çalışmaları karşılığı ücret alan sigortalılar için en geç belgenin ilişkin olduğu dönemi izleyen takvim ayının 14’ü ne kadar, işverenlerce Kuruma ödenir.
29.5.2016 tarihli Resmi Gazetede yapılan değişiklikten önce SSİY madde 108’de, Kanunda belirtilen sigorta primleri, Kurumca çıkarılacak tebliğde belirtilecek süre içinde Kuruma ödeneceği hükmü vardı. Yani sigorta prim ödeme sürelerini belirleme yetkisi İşveren Uygulama Tebliğine bırakılmıştı. 01.09.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan İşveren Uygulama Tebliğinin 2.4 maddesine göre ise, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalıları çalıştıran işverenler, bir ay içinde çalıştırdıkları sigortalıların prime esas kazançları üzerinden hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını sigortalıların ücretlerinden keserek, kendi hissesine isabet eden prim tutarlarını da bu tutarlara ekleyerek en geç takip eden ay/dönemin sonuna kadar Kuruma ödeyecekleri belirtilmişti.
Eldeki davaya konu ödeme emirlerinin konusu dava dışı ... Gıda Temizlik San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 2014/11. ve 12. aylarına ilişkin prim borçları olup, 2014 yılı 11. aya ilişkin prim borcunun ay sonunda tahakkuk ettiği, takip eden ayın sonuna kadar da ödenmesi gerektiği açıktır. Bu nedenle davacının hisselerini devrettiği tarih dikkate alındığında 2014 yılı 11. aya ilişkin prim borcundan sorumlu olduğu, ancak 2014 yılı 12. aya ilişkin prim borcundan sorumlu olmadığı gözetilerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle bu maddi ve hukuki olgular gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının HMK"nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.