10. Hukuk Dairesi 2017/1884 E. , 2019/6958 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No : 2017/239-2017/261
Mahkemesi : Antalya 1. İş Mahkemesi
No : 2016/327-2016/246
Dava, davacı tarafından, 6111 sayılı Yasa ile 4447 sayılı Yasaya eklenen geçici 10. madde kapsamında yer alan teşvik indiriminden faydalandırılması gerektiğinin tespiti ile aksi Kurum işleminin iptali amacıyla açılan davanın yargılaması sonucu, Antalya 1. İş Mahkemesince istemin kabulüne dair verilen hükme karşı davalı Kurum vekilince istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk dairesince verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı, 4447 sayılı Yasanın geçici 10. maddesi şartlarını taşımasına rağmen Kurumca 2015/10 sayılı Genelge gerekçe gösterilerek talebinin reddedildiğini, oysa yasadan faydalanmak için gereken tüm şartlara haiz olduğunu belirterek Kurum genelgesi ile çıkartılan uyuşmazlığın giderilmesi ile 4447 sayılı Yasanın geçici 10. madde hükümlerinden faydalanılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum, kurum işlemlerinin yasa ve usule uygun olduğunu savunarak davanın reddini savunmuştur.
III-MAHKEME KARARI:
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun Prim Oranları ve Devlet Katkısı başlıklı 81. maddesi ile 4447 sayılı Kanunun geçici 10. maddesidir. Söz konusu yasal düzenlemeler ile işverenlerden alınacak sigorta prim oranları belirlenmiş, bu oranlar farklı tarihlerde yürürlüğe giren yasal değişiklikler ile yeniden düzenlenmiştir. Sigorta pirimi teşviklerine ilişkin farklı Kanunarda yera alan düzenlemelerin uygulama usul ve esasları SGK tarafından çıkarıtlan 18/03/2010 tarih 2010/10 sayılı genelge ile düzenlenmiştir. Kurum söz konusu Genelgede mevcut sigorta pirim teşvik uygulamalarında bir sigortalının aynı andan birden fazla sigorta primi teşviki kapsamına girmesi dürumunda işverenlerin bahse konu sigortalıyı tercih edecekleri herhangi bir sigorta primi teşvikinden kuruma bildirmelerinin mümkün olduğunu kabul etmekte, ancak değişiklik taleplerinin bu Genelge esas alınmak suretiyle yapılması gerektiğini Genelge sonrasında yapılan değişiklik taleplerinin kabul etmemektedir.
Toplanan tüm deliller ve değerlendirmeler ışığında uyuşmazlık kurumun genelge ile yasa koyucu tarafından getirilen işveren teşvikinden yararlanma hakkını sınırlama getirip getirmeyeceği noktasında toplanmaktadır. İdareler Yasa koyucu tarafından çıkartılan yasaların uygulama usul ve esaslarını belirlemek için düzenleyici işlemler yapabilir iseler de yasalar tarafından belirlenen hakların sınırlanması sonucunu doğuracak şekilde düzenleyeci işlemler yapamazlar söz konusu genelge ile davacı şirketin genelgeden sonra değişiklik talebinde bulunduğu gerekçesiyle Yasal olarak yararlanma hakkı olan işveren prim teşvikinden yararlanmasını engelleyen işlemin yerinde olmadığı kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince; “Uyuşmazlık kurumun genelge ile yasa koyucu tarafından getirilen işveren teşvikinden yararlanma hakkına sınırlama getirip getirmeyeceği noktasında toplanmaktadır. İdareler Yasa koyucu tarafından çıkartılan yasaların uygulama usul ve esaslarını belirlemek için düzenleyici işlemler yapabilir iseler de yasalar tarafından belirlenen hakların sınırlanması sonucunu doğuracak şekilde düzenleyeci işlemler yapamazlar. Anayasa" nın 138. maddesinde yer alan "Normlar Hiyerarşisi" ilkesi uyarınca, hukuk kuralları yukarıdan aşağıya doğru Anayasa, Kanun, Kanun Hükmünde Kararname, Tüzük, Yönetmelik ve diğer alt düzenleyici işlemler (Yönerge, Genelge vb.) şeklinde sıralanmakta olup, alt kademede yer alan bir normun üst kademedeki norma aykırı olması ya da onun kapsamını aşan düzenlemeler içermesi mümkün bulunmamaktadır. Bu durum, genel kurallar usulü dairesinde değiştirinceye veya kaldırılıncaya kadar düzenleyici işlem tesis etmek yetkisi olan makam ve kurumlarıda bağlar. Söz konusu genelge ile davacı şirketin genelgeden sonra değişiklik talebinde bulunduğu gerekçesiyle yasal olarak yararlanma hakkı olan işveren prim teşvikinden yararlanmasını engelleyen işlemin yerinde olmadığından HMK"nın 353/1-b maddesinin 1. alt bendi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği”şeklinde karar verilmiştir.
V-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum istinaf gerekçelerini tekrar ettiğini beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
VI-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
27.03.2018 tarihli ve 7103 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un 70. maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen Ek 17. madde ile: “Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.
Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere iade edilecek tutar, maddenin yürürlük tarihinden önce talepte bulunanlar için maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından, yürürlük tarihinden sonra talepte bulunanlar için ise, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak üç yıl içinde ödenir. Ödeme, öncelikle bu Kanunun 88 inci maddesinin on dört ve on altıncı fıkralarına göre muaccel hale gelmiş prim ve her türlü borçlardan, sonrasında ise ilgili kanunlar uyarınca yapılandırma veya taksitlendirme de dâhil olmak üzere müeccel haldeki prim ve her türlü borçlarından mahsup yoluyla gerçekleştirilir. Ancak, üç yıl sonunda ilgili kanunları gereği yapılandırılma veya taksitlendirilme sebebiyle vadesi gelmemiş taksit ödemelerinden peşinen mahsup edilir. Kuruma borcu bulunmayan işverenlere altı ayda bir eşit taksitlerle iade yapılır.
Görülmekte olan davalarda ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu"nca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Türkiye İş Kurumu"nun görüşleri alınarak Kurumca belirlenir.” Hükümleri yürürlüğe girmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan 5510 sayılı Yasanın Ek m. 17 hükmüne göre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davaların konusuz kalacağı ancak bu konuda karar verme yetkisinin ilk derece Mahkemesi’ne ait olduğu, davalı vekilinin temyiz talebinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğinden anılan yasa maddesi kapsamına göre bir karar verilmesi gerekir.
Bu hukuki olgu çerçevesinde, yeniden inceleme yapılmak üzere mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün sair hususlar incelenmeksizin yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesi ile kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.