3. Hukuk Dairesi Esas No: 2018/5191 Karar No: 2018/9153 Karar Tarihi: 27.09.2018
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2018/5191 Esas 2018/9153 Karar Sayılı İlamı
3. Hukuk Dairesi 2018/5191 E. , 2018/9153 K.
"İçtihat Metni"
... Taraflar arasındaki asıl ve birleşen vasiyetnamenin tenfizi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; asıl ve birleşen davada; muris ...... Noterliğinde 15/04/1998 tarihli vasiyetname düzenlediğini, vasiyetname ile 206 parsel sayılı taşınmazdaki miras hak ve hisselerini kendisine vasiyet ettiğini, taşınmazın halen iştirak halinde olduğunu, yapılan fiili taksime göre murisin dava dilekçesine ekli krokide “C” harfi ile gösterilen yeri aldığını, vasiyetnamenin açılarak okunduğunu belirterek; 206 parsel sayılı 8 parçaya ayrılmış taşınmazda “C” harfi ile gösterilen kısmın adına tesciline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalılar .......... davayı takip etmediklerini beyan etmiştir. Mahkemece; bilirkişi raporları doğrultusunda ekli haritada C harfi ile gösterilen üzerinde 50 m2 " lik tek katlı bina ile 120 m2 zemin oturumdu inşaat halinde bina bulunan yerin taraflar arasında yapılmış rızai taksim krokisinin planlı alanlarda imar planına, plansız alanlarda ise 3194 sayılı imar kanununun ifraz şartlarına (en az 20 m2 olması ve ifraz olacak her parçanın kadastro yoluna en az 20 metre cephesinin olması gibi) uygun yapılmamış olduğundan ifraz edilerek ayrı bir parsel olarak tescil edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle esas ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava; vasiyetnamenin tenfizi ile vasiyetnameye konu taşınmazda ki payın tesciline ilişkindir. Vasiyetnamenin tenfizi talebi halinde hakim murisin iradesini ayakta tutacak bir yol izlemeli, azami biçimde murisin iradesini yerine getirmeli, vasiyetin tenfizine imkân sağlamalıdır. ........ Vasiyet, genellikle ivazsız bir tasarruftur. Vasiyet alacaklısı, mirasbırakanın külli halefi olmayıp, cüzi halefi olduğu için vasiyet olunan mal üzerinde doğrudan hak kazanması mümkün değildir. Vasiyet alacaklısının alacak hakkının hukuki sebebi olan vasiyet her ne kadar mirasbırakanın sağlığında yapılıyorsa da, bu bir ölüme bağlı tasarruf olduğundan, vasiyet alacağı ancak miras bırakanın ölümü ile doğar. Vasiyet alacaklısı, kendisine vasiyet edilen şey üzerindeki mülkiyet hakkını ancak bu malın vasiyetin yerine getirilmesi (tenfizi) yoluyla kendisi adına tescili sonucunda kazanır. Dosyanın incelenmesinde; muris tarafından düzenlenen vasiyetname ile......206 parseldeki miras hak ve hisselerinin tamamını gerek intikalden önce gerek intikalden sonra davacı oğlu ...’a vasiyet ettiği, vasiyetnamenin açılarak okunduğu, daha sonra vasiyetnameye konu 206 parsel sayılı taşınmaz yönünden ........ esas 2014/148 karar sayılı kesinleşen ilam ile elbirliği mülkiyetinin müşterek mülkiyete çevrilmesine ve mirasçılar adına kayıt ve tesciline karar verildiği, tapu kayıtlarında intikal işlemi yapılarak taşınmazdaki pay oranlarının belirlendiği görülmektedir. O halde, mahkemece; vasiyetnameye konu taşınmazdaki murisin payı belirlendiğine göre vasiyetnameye uygun olarak hak ve hisselerine yönelik tenfiz kararı verilmesi gerekirken; yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK"nun 428. maddesi gereğince davacılar yararına BOZULMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.