10. Hukuk Dairesi 2017/2716 E. , 2019/6913 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
No : 2017/354-2017/371
Mahkemesi : Ankara 33. İş Mahkemesi
No : 2016/254-2016/510
Dava, 28.07.2009 tarihlinde meydana gelen iş kazası nedeniyle meslekte kazanma gücü kayıp oranının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı, davalı şirkette 28/07/2009 tarihinde itibaren kablo döşeme ustası sıfatı ile fiilen çalışmaya başladığını, 29/09/2009 tarihinde araç içi trafik iş kazası geçirdiğini, ağır yaralandığını, henüz 20 yaşında olduğunu, iş göremez duruma düştüğünü, kaybının maddi ve manevi olarak çok büyük oldğunu, işverenler tarafından hiçbir destek de yapılmadığını, davalı işverenin olay nedeni ile kusurlu olduğunu, uğradığı maluliyet oranında iş göremezlik zararına düştüğünü, iş göremüzlik tazminatı yanında yardımcı kişi tazminatına da hak kazandığını bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak iş kazasının tespitine, maluliyet/sürekli iş göremezlik oranının tespiti ve davalı ... Başkanlığından tahsil edilmek üzere maluliyet/işgöremezlik maaşına mahsuben şimdilik 500,00 TL"ye hükmedilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı ... vekili; açılan davayı kabul etmediklerini ve reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı ...Ş. Vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi, Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulunun 03/08/2016 tarihli raporunda davacının 29/09/2009 tarihinde maruz kaldığı iş kazası sonucu meydana geldiği bildirilen 11/10/2008 tarih ve 27021 Sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri muvacehesinde fonksiyonel araz bırakmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığına şeklinde rapor verildiği anlaşıldığından ve Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu raporu bağdaştığından Adli Tıp Kurumu Genel Kuruluna başvurulmamış, kanıtlanamayan davanın reddine dair karar vermiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, Somut olayda iş kazasının meydana geldiği tarih itibariyle uygulanması gereken, "Sağlık raporlarının usul ve esaslarının belirlenmesi" başlıklı 5510 sayılı Kanunun 95. maddesi (aynı yönde 506 sayılı Kanunun 109. maddesi) kapsamındaki prosedüre uygun şekilde inceleme yapıldığı ve sonuca varıldığı , zira kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S. Yüksek Sağlık Kurulu"na itiraz hakları bulunduğu, söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adlî Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakülteleri"nin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebileceklerinin 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereği olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilâmı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilâmların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı başkanlıklarınca ya da S. S. Yüksek Sağlık Kurulu"nca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Adlî Tıp Genel Kurulu tarafından giderilmesi gerektiği, somut olayda S.S. Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu"nun aynı sonuca vardıkları anlaşılmakla, davanın reddine karar veren mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK"nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı, eksik araştırma yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi ve resen dikkate alınacak diğer nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ:
Davanın Yasal dayanaklarından olan 5510 Sayılı Yasanın 19"uncu maddesinde "İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.
Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış olan sigortalının yeniden tedavi ettirilmesi halinde meslekte kazanma gücünü ne oranda yitirdiği, birinci fıkrada belirtilen sağlık kurullarından alınacak raporlara göre yeniden tespit olunur." hükmü gereğince meslekte kazanma gücünün tespit edilmesi hususunda öncelikle kurum nezdinde rapor aldırılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerektiği hususu vurgulanmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu"nun 28/06/1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da aynı yöndedir.
5510 Sayılı Yasanın sigortalı sayılanlar ve bunların bakmakla yükümlü oldukları veya hak sahibi çocuklarının çalışma gücü veya meslekte kazanma gücü kayıp oranlarının tespitine ilişkin, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 01.10.2008 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 11.10.2008 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak; Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği 01.09.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 03.08.2013 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Diğer taraftan,aynı yasanın 58 ve 95"inci maddeleri gereğince meslekte kazanma gücü kaybı ve bedeni çalışma gücü kaybının tespiti bakımından izlenecek yol açıklanmıştır. Buna göre, kurum sağlık tesislerince düzenlenen raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmalı, söz konusu kurul raporlarının Kurumu bağlayacağı, ancak, diğer ilgilileri bağlamayacağı dikkate alınmalıdır.
Bu düzenlemeler çerçevesinde, sigortalı sayılanlar ve bunların bakmakla yükümlü oldukları veya hak sahibi çocuklarının çalışma gücü veya meslekte kazanma gücü kayıp oranlarının tespitine ilişkin, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 01.10.2008 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 11.10.2008 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği de 01.09.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 03.08.2013 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 95’inci maddesinde, malûl sayılmayı gerektirecek hastalık veya arızanın bulunup bulunmadığının tespitinde izlenecek yol açıklanmıştır. Aynı yöndeki düzenleme 1479 ve 506 sayılı Yasa"lar kapsamında da mevcut olup, mahkemece öncelikle, 01.09.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 03.08.2013 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği de dikkate alınarak SGK Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınması, itiraz halinde Adli Tıp Kurumunun görüşüne başvurulması, raporlar arasında çelişki olması halinde Adli Tıp Üst Kurulundan 2013 tarihli Yönetmelik hükümleri de irdelenmek suretiyle rapor alınmalı;
Bu kapsamda eldeki davada; yukarıda açıklanan ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu"nun 28/06/1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararına ve yasal prosedüre uygun şekilde yukarıda belirtilen 2013 tarihli Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğini de irdeleyecek şekilde Adli Tıp Üst Kurulundan bir rapor aldırılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.