
Esas No: 2019/2131
Karar No: 2019/7836
Karar Tarihi: 27.06.2019
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/2131 Esas 2019/7836 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan sanık ..."nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89/1, 89/2-b, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.240,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2018 tarihli ve 2018/401 esas, 2018/765 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunun uzlaştırmaya tabi olduğu, her ne kadar soruşturma aşamasında müştekiye uzlaştırma teklifi yapılmış ve müşteki tarafından söz konusu teklifin kabul edilmemesi üzerine uzlaşma görüşmeleri olumsuz sonuçlandığından bahisle 04/04/2018 tarihli uzlaştırma raporu düzenlenmesini müteakip sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca açılan kamu davası sonucu sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253/4. maddesinde yer alan "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tabi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması halinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir, büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur, şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde uzlaşma teklifi kanuni temsilcilerine yapılır, uzlaştırmacı uzlaştırma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde teklifi reddetmiş sayılır" ve anılan Kanunun 253/5. maddesindeki, "Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır." ile,
Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğinin 7/10. maddesinde yer alan, "Şüpheli, sanık, mağdur ya da suçtan zarar görene Cumhuriyet savcısının onayı ile görevlendirilen uzlaştırmacı uzlaşma teklifinde bulunur.", anılan Yönetmeliğin 29. maddesindeki "
(1) Uzlaştırmacı; şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır.
(2) Müştekinin veya suçtan zarar görenin özel hukuk tüzel kişisi olması hâlinde vekâletnamede özel yetki var ise vekile de uzlaşma teklifinde bulunulabilir.
(3) Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir.
(4) Uzlaşma teklif formunun istinabe suretiyle imzalatılması gereken hâllerde, teklif formu tarafın bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığı istinabe bürosu aracılığıyla imzalatılır.
(5) Uzlaştırmacı tarafından yapılacak uzlaşma teklifi, Ek-4’te yer alan uzlaşmanın mahiyeti ile uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukukî sonuçlarının bulunduğu Uzlaşma Teklif Formu’nda yer alan bilgilerin açıklanması ve teklif formunun hazır bulunan ilgiliye imzalatılarak verilmesi suretiyle yapılır. Uzlaştırmacı tarafından bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirildiğine ve uzlaşma teklifinde bulunulduğuna ilişkin formun imzalı örneği uzlaştırma evrakı içine konulur.
(6) Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır. Bu işlem uzlaştırmacının, büroya başvurarak teklif formunu vermesi üzerine gerçekleştirilir.
(7) Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına gelmez.." şeklinde düzenlemeler karşısında uzlaştırma teklifinin şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene bizzat yapılması gerektiği, somut olayda uzlaştırma teklifinin yalnızca müştekiye yapıldığı, şüphelinin uzlaştırma işlemleri ile hukuki şartları hususunda bilgilendirilmediği, usulüne uygun uzlaştırma işlemleri yapılması yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini gözetilmemesinde isabet görülmediği gerekçeleriyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 30/01/2019 gün ve 94660652-105-06-16964-2018-Kyb sayılı istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/02/2019 gün ve 2019/13685 sayılı ihbarnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa isnat edilen taksirle yaralama suçunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, soruşturma aşamasında katılanın uzlaşmak istemediğini beyan ettiği, taraflar arasında uzlaşma gerçekleşmediğinden sanık hakkında dava açıldığı, kovuşturma aşamasında 28/06/2018 tarihli duruşmada sanığın, katılan ile uzlaşamadıklarını ifade ettiği, adli soruşturmanın başladığı tarihten hüküm tarihine kadar geçen süre içerisinde gerek sanığın gerek şikayetini devam ettiren katılanın uzlaşma konusunda bir çabaları ve dosyaya yansıyan bir iradelerinin bulunmadığı dikkate alındığında, bir fayda sağlamayacağı ve yargılamayı gereksiz yere uzatacağından mahkemenin kabul ve takdirinde isabetsizlik görülmemiş olup,
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen ihbarnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görülmediğinden, Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2018 tarihli ve 2018/401 esas, 2018/765 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin CMK"nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.